Bu topraklar sadece devlet adamları yetiştirmedi. Bu topraklar gönül adamları da yetiştirdi.
Öyle isimler çıktı ki, sözleri yalnız bir şiir değil, bir ahlakın ve bir imanın sesi oldu.
İşte bu büyük isimlerden ikisi; asırlar ayrı olsa da aynı hakikatin izini süren iki gönül eri;
Yunus Emre ve Abdürrahim Karakoç.
Biri Anadolu’nun çileli 13. yüzyılında, Moğol istilalarının, kargaşanın ve umutsuzluğun ortasında ortaya çıktı.
Diğeri modern çağın kirlenmiş siyasetinde, yozlaşmış düzeninde ve vicdan kaybının içinde kalem oynattı.
Ama ikisinin de mayası aynıydı; Hakikat.
Çünkü bu iki isim, sözlerini kuru bir edebiyat hevesiyle yazmadı. Onların kalemi bir davanın kalemiydi.
Hayatları ve sözleri, ümmetin rehberi olan Hz. Muhammed’in ahlakından izler taşıyordu.
Yunus Emre’nin dili yumuşaktır ama mesajı keskindir.
O, insanı incitmenin Allah’ı incitmek olduğunu anlatır.
“Bir kez gönül yıktın ise
Bu kıldığın namaz değil.”
Bu söz yalnız bir şiir değil; aslında bir iman ölçüsüdür.
Yunus Emre’nin derdi şöhret değildi, makam değildi. Onun derdi insanın kalbine Allah sevgisini yerleştirmekti.
Çünkü o biliyordu ki kalp düzelmeden toplum düzelmez.
Asırlar sonra aynı ruhu başka bir kalemde görürüz; Merhum Abdürrahim Karakoç.
Karakoç’un kalemi Yunus kadar yumuşak değildir.
Çünkü çağının hastalığı farklıdır.
O, yozlaşmış düzene, ikiyüzlü siyasete ve inancını menfaate satanlara karşı konuşur.
Onun şiiri bazen bir dua, bazen bir isyan, bazen de bir tokattır.
Karakoç bize şunu hatırlatır;
Hakikat bazen sevgiyle anlatılır, bazen de sarsarak.
Yunus gönülleri inşa etti.
Karakoç vicdanları uyandırdı.
Ama ikisi de aynı çizgide yürüdü.
Bugün ise ortalıkta şiir çok ama ruh yok.
Kelime çok ama hikmet yok.
Yunus gibi gönül adamları azaldı.
Karakoç gibi doğruları söyleyen kalemler ise neredeyse susturuldu.
Çünkü hakikatin sesi her çağda rahatsız eder.
Ama şu gerçek değişmez;
Yunus Emre’nin nefesi bu topraklarda hâlâ dolaşıyor.
Abdürrahim Karakoç’un kalemi hâlâ vicdanları titretiyor.
Çünkü hakikat şairleri ölmez.
Onlar ölmez;
Onları doğuran ruh yaşadığı sürece sözleri de yaşamaya devam eder.
Selam ve Dua İle
Ne Zaman İnsan Oluruz
“Hakikatin İlmini Anladığımızda”
Kaynak: YENİ SAKARYA GAZETESİ