Otobüsü yöneten şöför hızlı gidiyorsa,yanlış sollama yapıyorsa, öndeki araca çok yaklaşıyorsa, yayalara yol vermiyorsa, sağa sola sapacağı zaman sinyal yakmıyorsa, ani ve sert frenler yapıp yolcuları ön koltuğa vurdurup ayaktakileri yerlere savuruyorsa, istediği yolcudan para alıp istediğini parasız götürüyorsa, akşam karanlığı başladığı halde farları, parkları yakmıyorsa, lâstiklerden birinin havası yarımsa, frenler iyi tutmuyorsa, yardımcı diye çalıştırdığı kişi beceriksizse, kaba ise, görgüsüz ise, ikram yapacağım derken üstünüze sıcak çay,kahve döküyorsa, durup dururken diğer arabaların şöförleri ile atışıp kavga çıkarıyorsa ne yaparsınız?..Aklı olan feryat figan edip gene de ayni arabada yolculuğa devam etmez,ilk durakta iner,bir daha da o firmanın veya o şöförün arabasına binmez.. Eğer gene de devam ederse ya o şöför veya firmadan bir çıkarı vardır, meselâ bedava gidiyordur, o düzenden para kazanıyordur , eğer hiçbiri yoksa devam etmek için ya akılsız ya da eziyetten hoşlanan bir kişi olmak gerekir..
xxx
Firmalar şöför seçerken eğer eğitimine,deneyimine, kişiliğine bakarsa yukarıdakilerin hiçbir olmaz..Araç ve yolcular sakin ve güvenli şekilde yolculuk yapar,gideceği yere sağ salim varır.
xxx
Ülkeleri birer otobüse benzetirsek, şöför yerine de o ülkelerin başbakanlarını koyarsak ülkelerin gidişlerine bakarak şöförleri hakkında fikir edinebiliriz..Fransa,İngiltere,Almanya,İtalya,Çin, İsveç,İsviçre,Fas gibi olanlar da vardır,Yunanistan, İran, Hindistan, Bulgaristan,Amerika,Arjantin,Brezilya gibi olanlar da vardır..Her yiğidin yoğurt yiyişi farklı, her başbakanın ülke yönetmesi de farklıdır..
xxx
Bizi yönetmiş olan başbakanları gözden geçirirsek ,o koltuğa oturmadan önce sıkı hazırlıktan geçmiş olanlar arasında İsmet İnönü ve Turgut Özalı görürüz.. İsmet İnönü, ciddî bir askerlik eğitimi ile beraber 1920-1960 arası politik tecrübe de kazanmıştır.Mustafa Kemâl’in ölümünden sonra geçirilen çok zor savaş dönemlerinde ülkenin direksiyonunda oturmuş, Almanların bütün baskı ve oyunlarına rağmen ülkeyi onların yanında savaşa girmeden zor yılları geçirerek perişan olmasını önlemiştir..Sonraki yıllarda, -demokrasi denilen- seçim sistemine dayalı halk idaresinin yerleşmesi sırasında İnönü devamlı sahnede olmuştur.. Onun dönemi ile ilgili, ülkeyi derinden sarsacak olaylar bir ihtilâl bir muhtıra’ dan ibaret kalmış, Kıbrısa çıkarma yapması için yapılan bütün baskılara,işin sonunun çıkmaz sokak olduğunu düşünerek, çıkarma gemilerimiz yok bahanesiyle direnmiş, ülkeler arası sorunlardan kaçınmış, ülkemizin sınırları dışından bir karış toprak ta almamış, kimseye toprak ta vermemiştir.. Ülke içinde Türk devleti ve hükümetinden başka hiçbir kimseye de yönetim hakkı vermemiştir.
xxx
Yönetimi istemeyerek devrettiği Bülent Ecevit onun yanında önemli devlet tecrübesi edinmiş bir kişi idi..Eksik tarafı ömrünün yetişme çağlarını halkın içinde geçirmemiş olmasından ve daha çok entellektüel çevrelerde bulunmasından dolayı yeteri kadar gerçekçi olamaması, bir de iktidar uğruna hiç kendisi ve partisine yakışmıyacak iki işe karışmasıydı , biri MSP ile ‘selâmünakgün’ diyerek kurduğu koalisyon , diğeri Tuncay Mataracı,Hilmi İşgüzar gibi sonradan ağır cezalık olacak kişilerin bulunduğu bir guruba bakanlık vermesiydi..İsmet paşanın yapmadığı Kıbrıs çıkarma harekâtını yaparak,o zamanki İngiliz dışişleri bakanı Callaghan’ın “ Türkiye Vietnam’a girdi” diye yorumladığı bir batağın içine ülkeyi sokup bırakması da kendi kariyerine eklendi..Şu anda sefahat yuvası olan,buradan giden paralarla yaşayan ve hepsi bir yana; kurtardık dediğimiz Kıbrıs Türklerinin dahi bizi istemediği bir yer olarak ortada kaldı..Ekonomik olarak 1978 yılından sonra iki yıl sürecek yanlışlar sonucu yağ,benzin yokluğu, döviz sıkıntısı, çanta içinde giden dövizlerle ithalât yapılması, Köykent projeleri, Tanzim satış hayalleri’de büyük fiyaskolardı..
xxx
Adnan Menderes Ege bölgesinden büyük bir çiftlik sahibi idi.. Siyasî ve İdarî tecrübesi fazla değildi..Birdenbire kendisini başbakanlık koltuğunda buldu,beş yıl kadar halkçı politikalarla ayakta kaldı, dışarıdan alınan borçları İstanbul istimlâkleri gibi ölü yatırımlara harcayarak döviz sıkıntısı ile karşılaştı... Kendisini istemeyen kesimlere karşı tutumu sert oldu, basın, üniversiteler, muhalif partiler gibi kesimlerle düşman oldu . Bir de büyüklük kompleksine kapıldı, “istersem odundan mebus yaparım” da dedi, sonradan ayni insanlara “siz isterseniz halifeliği bile geri getirirsiniz” dedi..
xxx
Turgut Özal memur bir ailenin çocuğu idi..Annesi öğretmendi. Korkut,Yusuf ve Turgut Özal’ın üçü’de devletin yüksek kademelerinde görevler alabilecek şekilde yetişmişlerdi.. Devlet Plânlama müsteşarlığında uzunca süre bulunup devlet ekonomisi, Maden İşverenleri sendikasında çalışıp sendikal düzen, Sabancı holdingte çalışıp özel sektör ekonomisi hakkında büyük bilgiler edindi..Nihayet başbakan müsteşarı ve sonra başbakan oldu..Yapıp yapmadıklarını saymaya gerek yok..Hepsi bir yana, Türk Parasını koruma kanununu kaldırmakla 2 milyar dolar olan ihracatı 50 milyara çıkarması hatırlanır.Bugün 120 milyara yaklaşmıştır..Deneyimsizlik olarak ta bir koyup üç alırız diyerek neredeyse Irak’a girecek olmasını hatırlarız..On yıla yakın döneminde de şimdiki gibi büyük muhalefet ortaya çıktı,kendisi cumhuraşkanlığı uğruna direksiyonu bıraktı, ve nihayet ,seçimle gelen ANAP ,bir başka seçimle muhalefete düştü..
xxx
Süleyman Demirel ,devlet dairelerinden birinin genel müdürü iken başbakan oldu..Yeterli siyasi tecrübesi ve ekonomi bilgisi yoktu..Başbakanlığı sırasında 1970 ve 80 muhtıraları verildi.. Toplumu idarede zorluk çektiği zaman ‘şapkamı alır giderim’ diyerek idareyi askerle bırakması ile zihinlere kazındı.
xxx
Otobüsün şimdiki şöförünün devlet tecrübesi bir büyükşehir belediye başkanlığından ibarettir..Deneyimini on yıldır halkın üzerinde yapmaktadır..Bu yolcular tam üç kere ayni şöförü seçerek direksiyona oturtmuşlardır..Kendisi asker, polis ve sivillerin öldürülmesini önlemek,kendi vatanımızdan bir karış toprak vermemek gibi işleri öne alacağına Suriye,Gazze,Libya gibi dış problemlerle uğraşmakta,kendisi uygun gördüğü için Hizbullahçıları almaya Mısıra devletin uçağını yollamaktadır. .
xxx
Uzun lâfın kısası: Peygamberimiz ne güzel söylemiş : “Siz nasılsanız sizin başınızdakiler de öyledir”..Bağırışıp durmanın faydası yok,seçim veya referandum günü sandık başına gitmek lâzım..Başımıza ,Almanyadan antrenör getirir gibi başbakan getirecek halimiz yok, içimizden birini seçiyoruz...Ama seçim sisteminden dolayı yolcuların tamamının değil yarısının beğendiği kişi direksiyona geçebiliyor..Oy vermeyen, şöförü beğenmeyenler de o otobüste yola devam etmeye mecbur..
