Kent Park'taki yenilenen eski SATSO binasında bir araya geldik neden sonra, Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu ile...
Hazır Başkan'ı yakalamışken, şehrin gündemindeki konular da diziliverdi tesbih tanesi gibi dilimizin ucuna...
Biz sorduk, O cevapladı...
Alışılmışın dışında, sessiz sakin ve kendinden emin bir tavır sergileyerek döktü içini başkan...
Söze, medyadaki olumsuzluklarla başladı.
Koro halinde yükselen tenkitlere bakış açısı sanıldığı gibi agresif, sert ve olumsuz değildi.
Medyayı ve toplumu sabırlı olmaya davet eden bir üslup ile yaklaştı sorunlara.
Trafik açısından daha ilk günde medyanın sokağa dökülüp, olumsuzlukların peşine takılmasını, önyargılı bir yaklaşım olarak değerlendiren Başkan Toçoğlu'nda, zamanla herşeyin daha düzgün ve daha kabul edilebilir olacağı görüşü hakim.
"Ben risk almayı bilen bir başkanım. Şehir adına mevcut koşullar içerisinde taşın altına elimi değil, gövdemi dahi koymaya hazırım. Böyle bilinmesini isterim.
Gerek Serdivan'da, gerekse Büyükşehir'de hizmet anlayışım aynı temel üzerine oturmuştur.
Orhan Camii Meydanı tamamen bitirildiğinde farklı bir görüntü ortaya çıkacak.
Deha değilim ama dehalarla çalışmayı severim.
Bazı oda başkanları var, göreve davet ettiğimiz.
Onlar, emeklerinin karşılığını vermeye hazır olmama rağmen, gösterdiğimiz yer ve konularda proje üretmek yerine aleyhte propaganda yolunu seçiyor.
Benim bunlara karşı yapacak bir şeyim yok.
Hal böyle olunca, bazı projelerin yapımı için İstanbul'u tercih ettik.
Şehirde kamulaştırma kararı aldığımız yerler var.
Görüşmeler devam ediyor.
Yenicami ile İhsaniye Camii arasındaki bozuk ve güzel olmayan kaldırımları yeniden ele alıp, şehir merkezine yakışır güzellikte düzenleyeceğiz.
Şehir için gecemizi gündüzümüze katıyoruz.
Her yer şantiyeye döndü.
Merkezden çevreye uzanan büyük projeler üzerinde de çalışıyoruz"
Gördüm ki Zeki Başkan alınganlık gösterse de tenkitleri bir kenara bırakıp, doğru bildiği yolda sağlam adımlarla hedefe varmaya çalışıyor.
Trafik sıkışıklığı için ısrarla önerdiğimiz, yeraltı geçitlerine bir türlü yanaşmıyor.
Oysa trafik sıkışıklığının giderilmesi için, kaçınılmaz bir çözüm şekli bizim açımızdan.
Günün birinde bu noktaya gelindiğinde bizi hatırlarsın deyip, lafı bir başka konuya getirmeye kalkarken...
Başkan,
"Biraz sabır gösterilsin.
Göreceksiniz, yapılanlar şehri rahatlatacaktır.
Her adım parayı gerektiriyor, imkan meselesi...
Çok şey yapmak istiyoruz ama bütçemiz belli.
Bunun dışına çıkamıyoruz.
Alt belediyelerimizle diyaloğumuz abi-kardeş ilişkisi içerisinde ve sorunsuz bir şekilde sürüp gidiyor" diyen Başkan Toçoğlu'na Bizim Bahçe'den kolaylıklar dileğiyle bir demet "Manolya" gitsin istedik.

 

BU MAÇIN AFFI DA, ÖZRÜ DE YOK
Sakaryaspor, sezon başında yapılan özel maçta yendiği Kartalspor ile bu defa, beş haftalık mağlubiyet sonrası, affı da özrü de olmayan bir puan mücadelesine çıkıyor.
Kelimenin tam anlamıyla ölüm-kalım maçı denilecek zorlu bir karşılaşma izleyeceğiz Atatürk Stadyumu'nda...
Üç puan alınmasa da en azından yenilgileri kırmak adına tek puanın dahi kazanç olacağı varsayımı üzerine yapılmalıdır tüm planlar...
Başkan Halit Evin'in sinir katsayısı sıfıra inence, "Ben yokum" deyip kongreyi beklemesi, tam da bu hayati maçın arefesine rastladı.
Maçın kaderi üzerine ne derece etkili olur bilinmez ancak iyi bir oyun ve kazanılan üç puan Başkan Evin'deki olumsuzluğu alıp götüreceği gibi, yeni bir başlangıca da yol açabilir.
İşte öyle kritik bir süreç yaşanıyor yeşil siyahlı dünyada...
Bu nedenle, dönemin en zorlu ve kritik maçı diyoruz Kartalspor karşılaşmasına...
Sadece başkan ve yönetimi için değil, teknik ekip ve futbolcular için de bu maç farklı özellikler taşıyor olmalıdır.
Bunun bilinciyle sahaya çıkacağına inandığımız futbolcularımıza, giydikleri formanın hakkını verecek bir mücadele adına, Bizim Bahçe'den şans çiçeği "Papatyalar" gönderiyoruz.
Bu defa yüzü gülen, yeşil siyahlı camia olsun diyerek...

RUMELİLİLER KEMER'DE
İlimizde kurulu Rumelililer Vakfı'nın, her yıl bu dönemde geleneksel hale getirdikleri gezinin bir yenisi için rota, bu defa Antalya'nın Kemer İlçesi'ne çevrildi.
Son derece samimi, sıcak ve neşeli geçen gezilerin değişmez kadrosu içerisinde ilimizin tanınmış işadamları da yer alıyor.
Gültekin Oba, Ömer Yazıcı, Tuna Tan, Süleyman Erman, Abdül Akgün, İbrahim Balaban, Hasan Ür ve Hüseyin Ocak ile çok sayıda tanınmış işadamı ve eşlerinin katıldığı gezide bir yılın getirdiği stresi atmak temel amaç.
Bir otobüs dolusu Rumeli kökenli Sakaryalı'dan oluşan grubun seyahati dün başladı.
Gezi, pazar günü akşamı şehrimize dönüş ile sona erecek.
Biraraya gelerek farklı bir sinerji yaratan ve Rumeli havasını tenefüs eden tanınmış işadamları ve eşlerini, kazasız ve neşeli bir yolculuk dileğiyle Bizim Bahçe'nin "Mor sümbülleri" ile uğurladık Kemer'e...

ATM'LER VE KALDIRIMLAR
Dün gazetemizin baş köşesinde yayınlanan bir haber, dikkatini çekmiş Büyükşehir'de belediye yetkililerinin...
"Bu konuda ne yapabiliriz?" sorusuyla çıktılar ortaya...
Uzun zamandır, haber yapılması adına şikayetler gelir.
Görevimiz halkın talep, tepki, öneri, şikayet ve sitemlerini kamuoyuna yansıtmak olduğuna göre, bunu da pas geçemezdik elbette...
Peki bu konuda ne yapılabilir!
Vakıfbank'ın Sait Faik Sokak başındaki şubesine bakmak, sanırım yeterli bir cevap olacaktır.
Pek çok banka şubesi, aynı uygulama ile ATM'leri bina içerisine alamaz mı?
Böyle yapmakla hem cihazını korur, hem de kaldırım işgaline yol açan, uzayıp giden kuyrukların önüne geçilmiş olur.
Zararın neresinden dönülürse kardır anlayışıyla bankalara bir uyarı yazısı gönderilse, sanırım hepsini olmasa da, bir kısmını harekete geçirebilir.
Sorun da böylece ve bir şekilde giderilmiş olur.
Bilmem, Büyükşehir'de yetkililer bu çözüm şekline nasıl yaklaşır?
Biz en iyisi, sorunu gündeme getirip çekilelim aradan...
Bu doğrultuda Büyükşehir Belediyesi'ne kolaylıklar dileğiyle, Bizim Bahçe'den iri bir "Zambak" gönderelim istedik.