Cenabı Mevla tüm nimetleri, bol bol Sakarya’mıza vermiş. 81 İl, tüm Anadolu’muz cennet ama, bu kadar nimetin, güzelliğin, zenginliğin bir arada olduğu çok az ilimiz var. Birçok yerde, hepsi bir arada bulunmayan tabii zenginlikler bu ilimiz de mevcut.
Allah’ın Rahman sıfatı, yeryüzünün her yerinde olduğu gibi, burada da bir başka tecelli etmiş. Bir kere, yemyeşil tabiatıyla tam bir doğa harikası. Neresine gitsen bir başka yeşil ve yeşilin her tonu var. Her ilçesi ve her köşesi bir başka güzel.
Ovanın en güzeli Sakarya ovası, namı diğer Akova burada. Akova, Akyazı, Pamukova, Hendek, Geyve, Karapürçek, Söğütlü ve Ferizli’nin halı gibi düz, Kaynarca, Karasu, Kocaali ve Sapanca’nın düz ve tatlı meyilli arazilerini yüce Mevla insanımızın hizmetine sunmuş. Düzün yanında, dağların, tepelerin, her çeşit meyilli arazinin de bahşedildiği bir güzel topoğrafya. Karadeniz ve Marmara iç içe. Yayla yönünden de çok zengin.
Dağların tepelerinde tepsi tepsi, masa masa, avuç avuç yaylalar. Yeşilin içine gömülmüş, oksijenin, temiz havanın ve serinliğin nefes açtığı, cana can kattığı yerler. Soğucak, Keremali, Acelle, Çiğdem, Ercova, Kılavuzlar, Turnalık, Kıranyurt, Hamzapınar, Sultanpınar, Karagöl, Yanık,Kırca, Kirpiyan, İnönü yaylaları ve daha niceleri.
Dağların tepesinde bir tac, birer altın tepsi rölünde. Ülkemizin en büyük nehirlerinden biri olan Sakarya nehri bu ili boydan boya kucaklamakta, adeta yeşil su yolu gibi ortasından seyretmekte, Karadeniz ile buluşmaktadır.
Çark deresi de şehrin içinde ikinci bir gerdanlık durumunda. Bir yandan Karadeniz’e kıyı, diğer yandan Marmara denizine daha yakın. İki deniz arasında ve arada Sapanca ve göllerle bezenmiş. Dünyanın en güzel, en kaliteli suyuna sahip nadir göllerden biri Sapanca, şehrin hemen yanıbaşında. Altın bir çanakta şehre hayat sunuyor.
Sapanca gölü havzası, bu eşsiz yeşil vadi bir başka güzel. Bütün bir göl havzası yeşil mi yeşil, şirin mi şirin. Sadece Sapanca gölü mü? Elbette hayır. BÜYÜK KÜÇÜK BİRÇOK GÖL DAHA BU COĞRAFYAYA SERPİLMİŞ.
Poyrazlar yeni bir Abant olmaya aday, müthiş, zümrüt bir çanak. Büyük ve küçük Akgöller birer kartpostal gibi. Çaltıcak (Taşkısığı ) ve Acarlar gölü bir TABİAT HARİKASI. Hele hele Acarlar Longozu, su basar ormanı bir başka HAZİNE.
Maden deresi, Karasu-Kocaali ve Kaynarca sahilleri, çarşaf çarşaf kumsallar, Karadeniz’in en güzel ve en geniş kıyıları burada. Sakarya nehrinin Karadeniz ile buluştuğu nokta nadide bir yer. Melen ve Melenağzı hemen sınırda. Kartepe; Kocaeli ve Sakarya ortasında, her ikisine de eşit mesafede ve zirvede.
En verimli ziraat arazileri yanında, orman yetiştiriciliğinde de dünya da 1.sırada yer alan iklim ve toprağa sahip. Zengin orman örtüsü ilin her tarafını kaplamış. Özellikle Sapanca, Karapürçek, Akyazı ve Hendek ilçelerinin arkasında sıralanan dağlar, ıhlamur, Kestane, Kayın,Gürgen,Köknar ile bezenmiş. Geyve ve Taraklı çamlarla kaplı.
Ilıman iklimi, yılda üç mevsim ürün alınabilecek arazileri, mısırı, kabağı, ş.pancarı, karpuzu, fındığı, kirazı, ayvası, Pamukova, Serdivan ve Geyve de her türlü sebze ve meyvesi, bağ üzümü ve balığı ile zengin bir sofra niteliğinde.
Tarihi zenginlikleri de azımsanamayacak düzeyde. Adapazarı Orhangazi, Ağa, Orta, Tozlu ve Büyükesence Orhan camileri, Geyve Gazi Süleymanpaşa, Sapanca Hasanfehmipaşa ve Rahimesultan,Kaynarca Şeyh Muslihiddin, Taraklı Yunuspaşa Camileri, Pamukova Paşalar ve Mekece, Söğütlü Harmantepe, Geyve Çoban, Erenler Adliye ve Tersiye, Kaynarca Sarıbeyli, Ferizli Seyifler ve Taraklı kaleleri, 15 Asra yakın tarihiyle, TARİHİ BEŞKÖPRÜ ve 500 yıllık 2.BEYAZIT KÖPRÜLERİ, Geyve Elvanbey Zaviyesi, Hendek Mollaevleri, Pamukova Orhangazi İmarethanesi,, Sapanca Rüstempaşa kervansarayı, çeşmeleri,Taraklı hamamı ve Osmanlı evleri ile zengin bir tarih, ilin her tarafına yayılmış durumda.
Ve zengin TÜRK-İSLAM, OSMANLI MİLLET-ÜMMET KÜLTÜRÜ ile Kuzey Batı Anadolu’nun kıyı vilayeti Sakarya. Kısaca bu zümrüt coğrafya da, dağ var ova var. Ziraat arazisi var, mera var. Ziraat, ormancılık, hayvancılık ve sanayi var.
Yayla, nehir, dere, deniz, göl, kum var. Eğitim, sağlık, ziraat, hayvancılık, turizm, sanayi ve ticaret var ve hepsinin birlikte olabileceği bir diyar. ANA GİBİ YAR,SAKARYA GİBİ DİYAR.Sıkışan İstanbul ve Kocaeli’nin de genişleme alanı.
Kuzuluk ve Taraklı termalleri ile ılıcası kaplıcası var. Büyük merkezlere çok yakın ve 25 milyon insanın yaşadığı bir havzanın tam ortasında. Ankara, İstanbul, Bursa, Kocaeli, Eskişehir gibi metropollere 1,5 ile 2.5 saat mesafede. Düzce, Bolu, Bilecik, Zonguldak, Balıkesir, Bartın, Karabük, Tekirdağ yakın mesafede.
Anadolu yarımadasını İstanbul’a bağlayan kara ve demiryolları bu il üzerinde. Bütün bu nimetler Sakarya da var ama. Bunların hiçbiri değerlendirilmemiş duruyor. Bırakınız değerlendirilmeyi, cahilce tüketilmesiyle, ÇEVREYE ve SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR KULLANIMA UYGUN OLMAYAN MUAMELE ile heder ediliyor.
Arazisi, dereleri, gölleri, ormanları iyi korunamıyor.Turizim de adı bile geçmiyor.Arazileri katlediliyor.Suları kirletiliyor. Evet her türlü nimet var. Allah bahşetmiş ama, sahiplik, şükür, kıymet bilme yok. Bütün bu varlığı amacına uygun kullanacak ortak akıl, kolektif hareket, ehil bir idare ve hizmetkar olacak insanlar yok.
Sakarya bunları bekliyor. Hiç dezavantajı yok mu? Elbette var. 1.Sınıf zelzele kuşağı olması. Onun da tedbiri, tekniği var.
Alındı mı, alınıyor mu onu bilmem!