Ferruh Bozbeyli-Bedrettin Dalan-Yaşar Nuri Öztürk-Besim Tibuk-A.Lâtif Şener-Cem Boyner-Cem Uzan isimleri geçtiği zaman ne hatırlarsınız ?
Bu kişiler;üyesi olduğu parti’nin gidişini beğenmediği veya o parti’nin içinde yükselme şansı’nın olmadığını düşündüğü,ya da kurulu partilerden birine girip idareyi ele geçirebileceğine inanmadığı için ,kendisine taraftar olan kişilerle birlikte yeni parti kurup uzun-kısa bir süre ortada boy gösterip, sonunda o partiyi kapatan veya suni solunumla yaşatan insanlardır.. Partisini kapatan veya büyük partiye montajlayanlardan bazıları B.Dalan gibi bu işlem karşılığında büyük partiden bir makam istemekte ve almakta , bazıları da hiçbirşey beklemeden kapatmakta veya katılmaktadır..
***
Seçim sonuçlarını incelerseniz bu küçük partilerin bir hayli oy alıp kendileriyle ayni doğrultuda olan partilerin oylarından pay kopartıp sonuçlara azçok etki ettiklerini ama hem zafer kazanamayıp hem de oyları bölerek ,savundukları görüşteki daha büyük partilerin zaferine engel olduklarını ve karşı taraftakilerin ekmeğine yağ sürdüklerini görürsünüz..
***
1957 yılında Türkiye’yi Demokrat Parti idare ediyordu..Geçen yedi yıllık idaresi sırasında, aldığı dış kredi ve yardımları ekonomik durumu iyileştirmek yerine ölü yatırımlara harcıyarak büyük bir döviz sıkıntısı yaratmıştı.Çarşıda mal bulunmuyordu, içecek kahve’den tutun,ilâç, yedek parça ile devam edin dolar dahil hemen herşey karaborsaya düşmüştü.. Dövizde öyle bir karaborsa vardı ki ,anlamak için bugün fiyatı 1,80 olan dolar’ın piyasada bulunmayıp,karaborsada 9 liradan satıldığını düşünün,aynen o durum vardı..Başbakan Adnan Menderes duruma hakim olamadıkça sertleşiyor, eleştirenleri, karşı çıkanları sindirmek için kanunlar çıkarıyor,ortamı geriyordu.. O günlerde parti içinde bir karşı gurup oluşturan içlerinde Turan Güneş’in de bulunduğu kişiler muhalefete başlamış ve yolsuzluk yaptığı duyulan bakanların cezalandırılmasını isteyerek kazan kaldırmışlardı.. Bu gurubun içindeki önemli isimlerden biri de Sakarya milletvekili olan Ekrem Alican’ dı..Bu gurup, parti içinden ihraçedilecek ve Hürriyet Partisi adıyla parti kurup başbakanın”bunlar hazırlanamadan seçim yapılsın” diye düşünerek erkene aldığı seçimlere katılıp hazırlıksız yakalanmalarından dolayı büyük bir hezimete uğrayacaklardı.. Alican daha sonraki senelerde ihtilâl hükümetinde maliye bakanlığı yaptıktan sonra YTP adında bir parti’nin kurucularından olacak ve başkan seçilerek,90 milletvekiline kadar ulaşacak, başbakan yardımcılığı yapacak, ama kapanmış olan DP’nin oylarını kazanma savaşında AP’den geri kalacak ve YTP seneler geçtikçe eriyerek sonunda kendileri tarafından kapatılacaktı…
***
Ekrem Alican yakın akrabam olduğu için sohbetlerinde bulunur, o konuşmalar sırasında da siyaset dünyasından bazı şeyler öğrenirdim.. Parti kurma-kapatma konusu’nun açıldığı bir gün “bugün ayni şeyleri yeniden yaşasa idim DP’den kopacak hale gelip parti kurmak yerine o parti içinde kalıp,elimden geldiği kadar idareyi düzeltmeye veya ele geçirmeye çalışırdım” dediğini bugün gibi hatırlıyorum..Hatta şunu da söyledi “biz bir ilk’i yapıp yeni parti kurduk ,bizden önce yapılıp ta sonucunu görmemize yarayacak bir misal yoktu..Oysa şimdikiler,önlerinde -biz dahil- açılıp kapanan küçük partilerden birkaç örnek var iken ne diye halâ yeni parti kurma çabasına girerler,anlamak mümkün değil,seçmen maalesef bunlara oy vermediği için küçük partilerin hiçbir şansı olamaz ”..Kendisinin bu sözlerini dinleyince Ecevit’in CHP içinde koca İnönü’yü yenip genel başkan olması sırasındaki heybeti ile ayni Ecevit’in CHP’den ayrılıp,oyları da bölüp bir süre yaşattığı DSP’nin bugünü’nü düşünmeden edemiyorsunuz..Halbuki o’nun ayrıldığı CHP gene en büyük ikinci parti durumunu koruyor..TOBB başkanı Mehmet Yazar da küçük parti kurup, oyları bölüp dengeleri bozmak yerine meydana çıkıp gücünü deneme yolunu seçmiş DYP’nin başkanlığına aday olmuş ve neredeyse kazanacak kadar güçlenmiş, ama Demirel’in son anda dışarıdan çok büyük destek vermesiyle Cindoruk’a yenilerek siyasete veda etmişti.Seçtiği yol,oyları bölüp dengeleri bozmaya nazaran .bizce çok daha isabetli ve ülke siyaseti için daha hayırlı bir yoldu..Denedi , kaybetti, ama seneler geçince iyice anlaşıldı ki asıl kaybeden DYP idi..
***
Uzun lafın kısası : Erbakan istemediği için SP’de başa geçemeyip kendi kurduğu partide bir süre çalışan Numan Kurtulmuş’un AKP ‘ye transfer olacağı konuşulurken Abdüllâtif Şener’in de ,gene kendi kurmuş olduğu partisini kapattığını duyunca eski yıllardaki benzer olaylar akla geliyor.