Edebiyat ve kültür dünyasının vitrini kitap fuarlarıdır. Yazarın okuruylabuluştuğu, kitapların tılsımlı dünyası ruhumuza nefes veren yeni tanışmalara, zihinsel açılımlara sebep olur. Rû be rû gerçekleşen iletişim, yazarıyla okuru arasındaki mana alışverişidir aynı zamanda. Kitap fuarlarının faydalı işlevi, bittikten sonraki zamanlarda olgunlaşır. Bu vesile ile 2. Kitap Fuarını düzenleyen, ücretsiz olarak TYB Sakarya Şubesi çatısı altında yerel yazarlara imza standı imkânı veren Serdivan BelediyeBaşkanı Osman Çelik’e ve Kültür Ekibine teşekkür ederek başlayayım.
Fuarda tanıştığım Resul Bulama Bey’i sanki yıllardır tanıyor gibiydim. Ruhların birbirine aşinâ olması boşuna değil. Vesilesiyle haberdar olarak dâhil olduğum “kitaphaber” gönüllü hareketinin faaliyetlerinden biri de Türkiye çapında yayılmaya başlayan, otuza yakın ilimizde devam eden kitap okuma grupları.
Geçen hafta Kitaphaber Okuma Grubu, Ofis Sanat Merkezi’nde düzenlenen bir toplantıyla Sakarya’da başlamış oldu. Genel Koordinatör Ülker Gündoğdu Hanımefendi toplantıya İstanbul’dan teşrif etti. Sakarya ve birkaç ilden sorumlu Genel Koordinatör Yardımcısı Resul Bulama Beyaçılış konuşması yaparak bizleri bilgilendirdi. Şimdilik yirmi kişiden oluşan ilk toplantıya katılan arkadaşlar yerel yazarlardan oluşuyor. Yaklaşık üç saat süren toplantı sonunda yayımlanmış dört kitabı bulunan kadîm dost Yusuf Ertuğrul Erdem, Sakarya Koordinatörü olarak ufuk çizen, birleştirici ve heyecan veren bir kapanış konuşması yaptı.
Yakın zamanda Sakarya kültür ve düşünce hayatına olumlu katkı sağlayacağına inandığım Kitaphaber Sakarya Okuma Grubu, gönüllülük esaslı bir okuma hareketi. Açılış toplantısında üzerinde konuştuğumuz Nisan 2026 kitabı, İz Yayıncılık tarafından basılan Zena Hitz’in Entelektüel Bir Yaşamın Gizli Zevkleri alt başlığı ile sunulan DÜŞÜNCEDE KAYBOLUŞ kitabıydı.
Kitap ve kültürle ilgilenen herkesin katılabileceği, üye aidatı olmayan Kitaphaber Sakarya Okuma Hareketinin en belirgin vasfı farklı düşünceleri dinlemek ve saygı çerçevesini aşmayan, -kısır ve basit- tartışmalara evrilmeyen derinlikli toplantılara ev sahipliği yapmak olacak sanırım.Katılan herkesin söz almakta serbest olduğu interaktif düşünceye kapı açan seviyeli tahlilleri dinlemek bile keyif vericiydi. Kitap ve mekân seçimindeki titizlik, estetik ruh kaygısı taşıyan zarif ruhlar bir araya gelmişti. Bu güzel ortama katılmak isteyenler https://www.kitaphaber.com.tr/sayfa-okuma-hareketi link adresinden ayrıntıları öğrenebilirler.
İlimizde her ayın son Pazar günü yapılması planlanan toplantılarda kitaphaber üst yönetimi tarafından bir önceki yılsonunda belirlenmiş on iki aylık kitap listesinden ayın kitabı kritik ediliyor. Ne kadar güzel bir sinerji. Türkiye’deki tüm okuma grupları aynı anda aynı kitap hakkında konuşuyor. Kültür böyle bir şey… Yazıya dökülmedikçe havaya süzülen sözler, bir müddet sonra kayboluyor lakin ruhlarda kalıcı izler bırakıyor…
Yaklaşık on yıldır kendi başıma kitap okuyorum. Zihnimde biriken yüzlerce kitaptan bana kalanların anılarıyla yaşıyordum. İnsan bir müddet sonra zihninde birikenleri yazmak veya paylaşmak zorunda hissediyor kendini… İnsan, hikmetli sözle kulağından döllenir demiş arifler. Herhangi bir fikre hamile kalmak da manevi bir doğum gerektiriyor. İnsan olmanın doğasında bu var. Ontolojik olarak bu âleme sürgün gönderildik. Modern dünyanın aldatan yüzünde çoğu kez kendimizi yapayalnız hissederiz. Varlık âleminde bulunduğumuz koordinatları kaybeder gibi oluruz. Kaybolmuşluk hissi yamandır. Kendini arayan herkesin ilk yapması gereken aynaya bakmaktır. Hepimizin aynaya ihtiyacı var. “Mir’at-ı mücellâ” olan kalp aynamızdaki kendi sûretimizi; film veya kitap üzerine konuşurken, birlikte kahve içerken, sohbet eder veya dinlerken bir başkainsanda kendimizi görürüz aslında.
Entelektüel çaba, bilgi/hikmet arayışının doğal sonucudur. Sizin gibi olanlarla karşılaşmak güzeldir. Cinsinden ayrı düşen insanın hicranı büyüktür. Âlemde her şey cinsini arar. Parça bütünü, cüzz küllünü arar ve kişinin bütün arayışları ait olduğu yeri bulana kadardır.
KAYNAK: YENİ SAKARYA GAZETESİ