Yaz Konseri
Bu sabah gazeteyi açınca Aydıntepe’nin bu konuyu duyurduğunu gördüm,ama yazımı hazırlamıştım,varsın bir övgü fazla olsun diye düşünüp değiştirmeden bıraktım. 
                                                                               ***
Pazartesi akşamı üniversite kongre salonunda konser vardı.Kimin mi?.Her geçen gün daha ileriye giden ,ustalaşan, ve şehrin vazgeçilmezleri arasına giren Sakarya Musiki Derneği’nin konseri…Şef İ.Yavuz Dilaver ile müzisyenler ve koro üyeleri hep birlikte gene çok güzel bir gece yaşattılar. Sağolsunlar..

Şehrimizin emektar sahne sanatçısı Zeki Gündüz’ de sahnede idi..Konser sonrası bir rahatsızlık geçirmesi hepimizi üzdü,ama tekrar ayağa kalkması tesellimiz oldu. Geçmiş olsun..
O’nun söylediği “unutturamaz seni hiç bir şey” ve Derya Özdemir’den “el çek tabip” ,Hasan Akın’dan “zehretme hayatı” ile Melek Kaya,E.Karaçam,Vecahat Koç,N.Özbakır,O.Üretmen, İpek Kaya,Ç.Özensel’in söyledikleri şarkıları zevkle dinledik.
Ekibin enerjisinin en fazla yükselip tavan yaptığı anlar, koro’nun söylediği ve saz ekibinin coştuğu anlardı..Solistler yalnız da başarılı oluyorlar ama hepsi bir araya gelip söylemeye başlayınca enerji kat kat artıyor...Bir’de; solistler söylerken tempo çok yavaşlıyor gibi geldi...
Müzisyenlerden Lütfü Çalgıcı,Hayri Duman,Naci Kirteler, Ayten Yüksel,Ayşegül Başar,Erdoğan Demir çok güzel taksimler ve sololar yaptılar..
                                                                              ***
Şehir kurum ve firmaları bu ekibe sponsor olur şehir halkı da salonları doldurursa bu ekip her geçen gün daha ileri gider..Avrupa şehirleri kendi orkestra ve korolarını elbirliğiyle yaşatmakta ve uzun yıllardır ayakta tutmaktadırlar..Ekibimiz , destek alırsa daha da güçlenir.. 
                                                                               ***
Başbakan geldi
Şehrimizdeki yıkılmaya mahkum binalarda 20-30 bin insanın ya korkusuzca ya da gafilce yaşamakta olduğu herkesin bildiği bir konu.. GS kulübüne 500 milyon maliyetli Stad yapan,buna metro bağlıyan, etrafını düzenleyen TOKİ’ye görev verilirse Adapazarındaki bu büyük problem çözülür ,yeter ki Başbakan, önce haberdar edilsin , sonra da ikna edilsin diye yazıp dururuz..

Neyse, bu seferki gelişinde haberdar oldu. Kim mi duyurdu, milletvekilleri veya yöneticiler değil, basın toplantısı sırasında sorumluluk sahibi bir gazeteci kendisine bu konuda soru yöneltmiş,O gazeteci her kimse, yapılacak binalardan birine adının verilmesini biz burada teklif ediyor, ve kaç ay içinde bu iş hallolacak diye takvime işaret koyuyoruz. Başbakan’ ın söyledikleri aynen şöyle: '' Bu konularla ilgili benim vereceğim tek cevap var. Ben diyorum ki belediye burada, valimiz yerinde. Biz TOKİ olarak binalar yapıyoruz yapacağız. Bu hasarlı binaların tamir edilmesini doğru bulmuyorum. Orta hasarlı binaların sahiplerinin belediyemize , valiliklere veya ilgili kaymakamlıkları müracaat etmek suretiyle TOKi ile böyle bir anlaşmaya gitmeleri ve TOKİ'nin yapacağı binalardan yer edinmeleri hem şehrin kentsel dönüşüm değişim çalışmalarına çok ciddi katkıda bulunacak hem de onlardaki evhamı kaldırmış olacaktır. Yani güçlendirme filan, bu anlayışa ben karşıyım. Bunlar çok daha büyük maliyetler getiriyor ve kentsel dönüşüm değişime de katkıda bulunmuyor. Belediye başkanım da burada. Huzurunuzda belediye başkanıma da talimatı veriyorum, Valime hemen talimatı aynı şekilde sizler vasıtasıyla verdiğimi kabul edin. Hemen bu adımları atarız. nereler kaydıysa zaten belediyelerimizde kısmen bunları biliyordur.
Tespitler zaten var. El ele verelim halkımızla ben diyorum ki bu binaları yaptığımız yeni binalarla takas edelim. Bunları yıkalım ve yerlerine de biliyorsunuz benim buradaki prensibim zemin+3. Bundan fazla olmamalı diyorum. Bundan hiç taviz vermeyin. 
                                                                                              ***
Geçenlerde TOKİ başkanı uygulamayı tanıtıyor,ve vatandaşı bu kampanyaya katılmaya çağırıyordu. TOKİ başkanı aynen şöyle demişti:
‘Hasarlı bir binada oturuyorsanız;evinizin hasarlı olduğunu,yıkılma tehlikesi taşıdığını belirten resmi raporu alarak TOKİ’ye başvuruyorsunuz,”ben bu evden çıkmak istiyorum” diyorsunuz,boşaltıp TOKİ ‘nin verdiği daireye taşınıyorsunuz, eski evinizin değeri ,yeni evin peşinatından düşülüyor,geriye kalan parayı 15 yılda taksitle ödüyorsunuz . Ayrıca mesela 10 dairesi olan bir binada 8 daireden rapor götüren olursa TOKİ bütün binayı kamulaştıracağını ifade ediyor,bir-iki kişilik azınlık pürüzlük edip işi engelleyemiyor.. TOKİ sizin hasarlı bina,işyeri veya evinizi satın alıyor ve size yenisini satıyor..İşin şekli bu..’ 
                                                                                       ***
Şimdi yapılacak ilk iş hasarlı bina sahiplerine bir tebligat çıkarılarak TOKİ ile çözüm masasına davet edilmeleri ve mesela otuz gün içinde binayı tahliye etmelerinin istenmesi’,otuz gün sonra da o binanın mühürlenmesidir.. Önümüz yaz tatili olduğundan zaten öğrenciler memleketlerine gidecek,tahliye daha rahat yapılabilir.. Böyle yapılmaz da, “isteyen bina sahibi buraya gelsin “ denirse hiç kimse gelmez zira binalar kiracılarla dolu, tıkır tıkır para getiriyor..Hasarlı binasından kurtulmak isteyen kişilerin de oturup beklemektense valilik ve belediyeye bu konu ile ilgili dilekçe vermeleri işi hızlandırır fikrindeyiz… Uzun lafın kısası: Başbakan’ın bu talimatından sonra artık 20-30 bin insanı kurtarma sorumluluğu , şehri yöneten makamlara geçmiştir.. Hasarlı bina sahiplerinin de onlara yardımcı olması gerekir..TOKİ kolaylık göstermezse Başbakanın ağzından o sözü duyan il başkanı ve milletvekillerinin devreye girip TOKİ ye talimat verilmesini sağlaması lazımdır..