Bütün bir ömür “Bayram” yapmayı bekledik.

           Her  bayrama hüzün ile girdik.

           İnşaallah bir daha ki, bayrama dedik.

           Ve yıllar akıp geçti.

           Bir türlü bayram edemedik.

           Her bayrama içimiz buruk, gönlümüz yaralı, gözümüz yaşlı girdik.

           Müslümanlar olarak, Millet ve Ümmet olarak hep işgal, savaş, yoksulluk, açlık,  sömürü, sürgün, tehcir ve muhacirlik yaşadık.

           Yine bir bayrama daha “bayram edemeden” girdik. Bayram edemeden geçirdik.

           İslam Alemi bu bayramda da, dünden daha iyi değildi.

           Geçmiş bayramlardan çok daha vahim, çok daha yürek yakar, can yakar durumda idi.

           Bütün bir İslam Alemi yangın içinde, perişan halde bayrama girdik, bayram geçirdik.

           İşte Afganistan. 1979’dan beri, önce Rus , sonra büyük şeytan ABD  işgali. Daha sonra iç savaş, kukla yönetim ve direnen bir avuç Müslüman. 36 Yıldan beri kan, gözyaşı, sefalet. Yanmış, yıkılmış, iskelete dönmüş bir vatan. Ve hala kan gölü bir Afganistan.

          İşte IRAK. Tarihin en vahşi işgalini yaşadı. Milyonlarca insan katledildi, insanlığın en alçak taciz, tecavüz ve işkencelerine muhatap oldu. Tarihi, tabiatı, beyni ve her şeyi tarumar edildi. Bir Şii, bir Sünni camisi bombalanarak, bitmez tükenmez bir mezhep savaşına, “kan davasına” sokuldu.Bu güne göre, bir bütün ve çok daha müreffeh olan Irak, Saddam’ın işgalciler tarafından katledilmesi ile dünü arar, çok çok arar oldu.Düşman çizmesi altında kaldı. Parçalandı, bölündü,lime lime oldu. Sınırımızda bizi de tehdit eden bir emperyalist ve siyonist kanser uru haline geldi. Bu gün bayram ama,  Irak’ta kan ve gözyaşı var ve daha ne kadar devam edeceğini kimse bilmiyor.

              Suriye hakeza. Dört sene öncesini mumla arar oldu. Türkiye ile can dost ve sarmaş dolaş iken, birileri araya nifak soktu ve isyan başlattı. Üç ayda biteceği söylenen dış mihraklı savaş dört seneyi buldu.Yüzbinlerce ölü, milyonlarca göçmen, tarumar olmuş şehirler, at izinin it izine karıştığı,akraba ve kardeşlerin birbirini kırdığı, paramparça olmuş ve bizi de tehdit eden, istikrarsızlaştıran bir Suriye ile bayrama girdik.

                Ya Libya. Afrika’nın en müreffeh ülkesi, Türkiye’nin Kıbrıs savaşında dostu, milyarlarca liralık işimizin olduğu, bizim de önemli bir iş kapımız, Tayyip beye  insan hakları ödülü bile veren Kaddafi gönderildi, hunharca katledildi de ne oldu.Aylarca emperyalistlerce havadan bombalandı ve iç savaşın kucağına terk edildi.Binlerce ölü, yerle bir olmuş şehirler, üç dört parçaya bölünmüş ve kanın hiç durmadan aktığı bir ülke ile bayrama giriyoruz.

               Filistin, 60 küsur yıldan beri işgal altında. Siyonist barbarlığın en vahşi saldırılarına maruz. Gazze bir insanlık dıramı, ateş altında ve yalnız, garip, yetim.

               Doğu Türkistan, Çin ejderhasının iki dişi arasında kemiriliyor. Dünya suskun, insanlık çaresiz ve vurdumduymaz. Kedinin fare ile oynadığı gibi, Müslüman Uygur Türkü ile oynuyor.

               Mısır, Firavun dönemini hep yaşadı ve en vahşi şekilde yaşamaya devam ediyor.

               Yemen içler acısı ve kan gölü.

               Tunus, Cezayir,Nijerya, Sudan, Mali, Somali aynı durumda. Pakistan, Bangladeş, Keşmir, Çeçenistan, Kırım, Karabağ aynı durumda. Özbekistan da Müslümanlar büyük baskı ve zulüm altında.Balkanlar ve Kafkaslar bıçak sırtında. İran, sekiz yıl savaşı ve otuz yıllık ambargo, nihayet nükleer anlaşma ile teslim alınmış, emperyalist ittifaklara girmiş durumda.Savaş ve işgal altında olmayanlarda, emperyalist kuşatma, siyasi, iktisadi,askeri ve kültürel sömürü altında.Bağımsız tek bir İslam ülkesi yok.Tüm Müslümanlar ağlıyor,acı içinde kıvranıyor.

              Bütün bir İslam coğrafyasının, üzerinde gözü olan Türkiye, son kale.AB, ABD, NATO tahakkümü altında.Güneydoğu ve Güney’ den kuşatılmış, içerden emperyalist ve siyonist piyonlarca desteklenen kökü dışarda hainlerle başı dertte. Kazanan İzrail. Etrafında onu tehdit edecek tek bir güç  kalmamış  durum da.Parçalanmış ve yutulmaya uygun lokma devletçikler oluşmak üzere.Ve hedef “Arzı mevut” “Büyük İzrail” hedefine doğru yol alıyor. Batılı beyaz vahşi adam, tüm bunları bizimle,  İslam ülkeleri ile yapıyor. Bizi bize kırdırıyor. İttifakları ve  sıtıratejik ortaklıkları bizimle yapıyor.

                Bütün bunlara rağmen ders alınmıyor. Gaflet ve dalalet devam ediyor. Particilik, mezhepçilik, kavim ve kabilecilik,  cemaatçilik, ahmaklık ve cehalet ile birlik sağlanamıyor, kardeş, millet ve ümmet olunamıyor. Dahil de ve hariçte de ayrışma devam ediyor.

               Böyle vahim ve hazin bir durumda, yine bir bayrama girdik, bir bayram daha geçirdik.

               Bayramımız “Bayram.” Amenna. Ama, “Bayram” edemiyoruz. Onu hep erteliyor, bir başka bayrama ümit ediyoruz. Bir gün, ama mutlaka bir gün “Bayram” etmek üzere,  geçmiş RAMAZAN BAYRAMINIZ kutlu olsun, mübarek olsun.

                Bayram; uyanmamıza,Allah’ın ipine sarılmamıza, titreyip kendimize dönmemize, dirilişimize, kurtuluşumuza, kardeş, millet ve Ümmet olmamıza vesile olsun inşaallah.