Bazan bir kelime,bir cümle,bir deyim insanlarımız tarafından çok benimseniyor,herkes kullanmaya başlıyor.Son günlerin favorisi “Basit Hata”.. Futbol maçı anlatanların kullandığı “Semih topu kaptı, sağ tarafa katetti- Beşiktaş iyi hazırlandı ama bu hazırlığı sahaya yansıtamadı” saçmalıkları gibi “ Basit Hata” lafı da dillere yapıştı. Futbol maçının bitiminde soyunma odasına gitmek üzere olan futbolcuya mikrofon uzatılıyor, söyledikleri şunlar : “İyi hazırlanmıştık ama sahaya yansıtamadık, maçın sonunda da basit hatadan yediğimiz bir golle üç puanı kaybettik” ..En son Londra Olimpiyatlarında voleybol-basketbol anlatan spikerler bu deyimi çok sevdi..Maçları izleyen herkes şunu gördü; Spikerlere göre bizim oyuncular hata yapmıyorlar..Ne mi yapıyorlar ?.. ”Basit Hata” yapıyorlar..Voleybolcudan ne beklenir, smaç vurduğu zaman bloktan dışarı gitsin, veya sahanın içine vursun ki sayı kazanalım..Bu becerilemediği zaman yavaş ya da isabetsiz vurulmuş demektir..Bunun neresi basit hata arkadaş ?. Bu,bildiğin hata işte..Hata’nın ta kendisi.. Başta sözettiğimiz futbolcunun basit hata dediği de maçın sonunda ceza sahası içinde rakip oyuncuyu düşürme eylemi..Bu basit hata değil kabahatin büyüğüdür..Maç biterken penaltıya sebep olup maçı vermişsin, bunun neresi basit hata ?
***
Milletimizin ömrü basit hatalardan kaynaklanan zarar – ziyan içinde geçiyor.. Meselâ iki şeritli (yani duble) yol ,yeni bitmiş olmasına rağmen kötü yapımdan dolayı çökme olunca hiç üzülmeden,sıkılmadan,herhangi bir merciden yazılı müsaade almadan yolun bir tarafı o yolu vergileriyle yaptırmış olan sürücülere kapatılıyor,günlerce-haftalarca hatta aylarca trafik tek şeritten gidip geliyor.. Bu da pek çok kazaya sebep oluyor.Zira yol yapılırken bütün işaretlemeler duble yola göre yapılmış, sürücü gözleri bu tabelaları görüyor,algılıyor ve bu ,hareketlerini etkiliyor..Yolu kapatan sıradan bir memurun yolun ortasına diktiği beş tane plâstik dubadan daha çok,o yolun iki yanındaki işaret ve kilometre levhaları sürücülerin zihnine işliyor.. Ani frenler, ani manevralar yapılmak zorunda kalınıyor..Sonuçta , genellikle gece karanlığında kazalar oluyor,insanlar ölüyor,arabalar parçalanıyor..Sebep ne : O yoldan sorumlu olan karayolları memurunun “Basit Hata” sı..
***
Karadeniz bölgesinin su bakımından zengin,dereleri ve nehirlerinin bol ve yağmurunun kuvvetli olduğu herkesçe bilinir..Bu bölgeye Kuzey Anadolu yolu diye bir yol yapılırken su akıntıları ve yağmur hesaplarını iyi yapıp, bu işin uzmanı olan kişilerden yardım alıp meyil, yükseklik, köprü-menfez işlerini ona göre yapmak gerekirdi..Bunlar gerektiği gibi yapılmayıp haritanın üzerinde kalemle bir çizgi çekip “buradan geçecek” deyip işi de kontrol mühendislerine kulak asmayan,onlardan çekinmeyen müteahhitlere bölüm bölüm ihale ettin mi dağ eteklerine kurulu şehir ve kasabaların denizle arasına dolguyu yığarlar, köprü ve menfezleri dar-alçak ve küçük yaparlar, binlerce yıldan beri her zaman ayni şekilde yağmakta olan yağmurlarda bu yol yapılmadan önce denize akıp giden sular akmaz olur,akamayınca seller ve gölcükler oluşur,o biriken suların içinde pek çok kişinin canı-malı kaybolup gider..Bunu da spikerlere sorsanız muhtemelen “Basit Hata”dan oluşan bir durumdur..
***
Böyle düşünürseniz Suriye hava sahasına girip alçaktan uçarak hedef teşkil edip düşen uçakta “Basit Hata”dan düşmüştür, terörist mermisiyle duvarı delinen,tavanı çöken sınır karakolları inşaatında yapılanlar da “Basit Hata” dır, Haydarpaşa garının çatısı da “Basit Hata” dan yanmıştır, Karasudaki liman yapıldıktan sonra kıyıda yüzlerce evin yıkılması da ayni şekilde “Basit Hata” eseridir.. Günlük hayattan örnek verirsek , sırtına koskoca vinci yüklemiş olan TIR şoförü , yokuş aşağı hızlı inip sık sık fren yapınca balatalar kızıp frenin tutmaması, ve o vincin virajda savrulup bir otomobilin üstüne düşerek 6 kişiyi öldürmesi de “Basit Hata” sonucu olmuştur..
***
UZUN LAFIN KISASI: Her biri akılsızlık örneği olan ve hayatımızı zehir eden bu olayları düşünürsek spikerlerin çok kullandığı bu tabirin tarifi şöyle yapılabilir : “Basit Hata denilen şey, akılsız ve basit insanların yaptığı hata ve kusurlara verilen isimdir”