Şeker Fabrikası’nın satışı yılan hikayesine döndü…
Bu konuda henüz netleşmiş bir durum yok…
Fabrika ihaleyle satışa çıkarılmıştı ya…
Dört talihli çıkagelmişti kapıya…
Ama ihale gününde teklif vereni ara ki, bulasın!
Hal böyle olunca, banka bastı frene…
Ne para veriyor, ne de sesi soluğu çıkıyor.
Toplantı üstüne toplantı bindiriyor, sonuç alabilmek adına…
Şeker AŞ ile APEK boş durmuyor.
İstiyorlar ki fabrika en iyi şartlarda değerlendirilsin, alın teri, göz nuru, el emeği fabrikamız gitmesin işporta fiyatına…
PANKO, yapılacak herhangi bir satış işlemini onaylama mercii…
Bu şartlarda diyebilir, “Devredin bankaya, gidip konuşarak, yazıp çizerek…”
Bir de “Şartlar oluşmadı, yeniden ihaleye çıkarın” bildirisi gönderebilir fabrikaya…
Yetkililer kendilerini hukuki açıdan sıkıntıya sokacak bir yanlışlık yapmamak adına, ince eleyip sık dokuyorlar…
Ahmet Aya kota konusunda dertli…
“20-25 bin kota verselerdi, bu hallere düşmezdi fabrika” der de, başka bir şey söylemez…
Bacanın tütmesi zor görünüyor, bundan gayri…
Şimdi ne olacak?
Bekleyip göreceğiz…
İçimiz kan ağlıyor.
Çözüm bulunamıyor ne hikmetse Şeker cumhuriyetinin dramatik haline…
Fabrika için kader ağlarını bu hafta olmasa da, gelecek hafta içerisinde öreceğe benziyor.
Görünen o ki fabrika gider elden…
Dökülür ahlar, vahlar cümle dilden…
Aya ve ekibine fabrikayı ayakta tutmak adına ne desek boş…
Gönül ister ki olsun bütün gelişmeler hoş…
Bu duygularla bir demet “Yasemen” gönderelim istedik, Şeker camiasına Bizim Bahçe’den…
TOPUK YAYLASI’NA HAYRAN KALMIŞ
Spor yazarı arkadaşımız Erol Girişken, Sakaryaspor Başkanı Vedat Yaşlıca’nın daveti üzerine, önceki gün Düzce Topuk Yaylası’ndaki Fenerbahçe Tesisleri’nde oynanan Sakaryaspor-Yeni Malatyaspor maçını izlemiş.
Diyor ki, “Sporla uğraşan uğraşmayan herkesin ve her kesimin gidip, gezip, görüp örnek alacağı bir rüya tesis kondurulmuş Topuk Yaylası’na…
Arkası dağ manzaralı, önü göl…
Her köşesini gezmiş, her bölümünde inceleme yapmış.
Sonra içinden geçirmiş, “Sakaryaspor’un da böyle bir tesise sahip olması için Sakaryalılar’ın hangi çağda yaşaması gerekir” diye…
Saunaları, yüzme havuzları, seyir terası, restoranı, toplantı odaları, sohbet salonları, velhasıl her konfora haiz odalarıyla Topuk Yaylası tesisi, sadece Fenerbahçe ve kulüplere değil, yayla severlere de hizmet veren bir enfes tesis olmuş.
Zeki Başkan da sevmiş olmalı ki, maçı bahane edip soluğu her fırsatta Topuk Yaylası’nda alıyor.
Yemyeşil sahaları ile spor kulüpleri açısından cazibe merkezi haline gelen tesiste, Yeni Malatyaspor ile yapılan maçı Başkan Yaşlıca ile birlikte izleyen Girişken, takımdan ümitli…
Sistemi beğenmemiş sadece...
“Sakaryaspor’a tek forvetle oynamak yakışmaz” diyor da, başka bir şey demiyor.
Her şeye rağmen zamanla, takımın daha da toparlanıp lige ağırlığını koyacağını söylüyor.
Girişken’e, Başkan Yaşlıca’ya ve takımı yalnız bırakmayıp sorunlar üzerine çare üreten Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu’na, görüşlerinin ve emeklerinin boşa gitmemesi adına Bizim Bahçe’den “Şakayıklar” gitsin istedik…
NECMİ İBİL’İN AÇIKLAMASI
“Yıkılan vali konağı binasının yeri imam hatip okuluna tahsis edilmeseydi, yeşil alana katılmayıp bir başka kurum, oda dernek ya da benzer kuruluşlardan birine gidecekti.”
Böyle diyor Nemci İbil telefonda…
Ve ilave ediyor “Biz elimizi çabuk tuttuk.
İstedik ki iki imam hatip okulu karşılıklı hizmet versin.
Yeni kayıtlar başlıyor okula.
Talep hayli yoğun…
Ne kadar çok okul yapılsa, alacak gibi değil…
Bir de eski binamız var, bir özel okula kiralanan…
Söz verdiler, kontrat süresi bitiminde teslim edecekler.”
Süre kısalmış, bekliyorlar.
Yıkılan vali konağı yerine, ilk planda 14 derslikli bir okul yaptırmayı düşünmüşler.
Sonra da 32’ye çıkarmışlar derslik sayısını…
“İyi niyetle çıktık biz yola…
Yolumuza taş koymayın, girersiniz vebal altına” diyor bize...
İbil böyle söylerken, imam hatip okullarının orta kısımlarını kapatan 8 yıllık kesintisiz eğitime ölesiye direnen, bazı imam hatip kökenli öğretmen ve işadamları da, söz konusu alana imam hatip okulu yapılmasının doğru olmayacağı üzerinde duruyor.
Bize öyle geliyor ki, göre atı alan Üsküdar’ı geçmiş.
Tüm karşı çıkışlar beyhude…
Bakalım Mevla neyler…
Neylerse güzel eyler deyip, “Okul yapılsın” diyenlerle, aksini savunanlara birer demet “Fesleğen” gönderelim istedik Bizim Bahçe’den…
TURAN AİLESİ’NİN ACISI BÜYÜK
Uzunçarşı Bakırcılariçi’nin, adı bir ara “Yerli Bab-ı Ali’ye” çıkmıştı.
Yayınlanan gazeteler nedeniyle almıştı bu adı…
Sokağın gazetecilerden sonra, sembol isimlerinden biri haline geldi Berber Taci…
Kalfası Erol Turan, genç kuşak tarafından tercih edilen usta bir erbab-ı makastır.
Duyduk ki, en değerli varlığını kaybetmiş.
Annesi, bugün öğle vakti Erenler Doğan Camii’nde kılınacak namazı takiben son yolculuğuna uğurlanacak.
Erol Turan ve ailesine acılarını paylaşır sabırlar, merhume Suska Turan’a yüce Mevla’dan rahmet diliyoruz.