Geçtiğimiz Cumaertesi günü, Sakarya Adalet ve Özgürlük Pilatformu’unun 611. hafta basın açıklaması vardı.
Muhtevasını büyük ölçüde önemsediğim açıklamanın, yer darlığı nedeniyle bir bölümünü, okuyucularla paylaşmak üzere bu günkü yazımıza aldık.
Açıklama şöyle:
“İSLAM COĞRAFYASINDA KAOS DEVAM EDİYOR.
Küresel güçler coğrafyamızda oyun üzerine oyun kurmaya devam ediyorlar.
Son olarak ABD Başkanı Trump’ın S.Arabistan ve İzrail ziyaretleri, kartların yeniden karılacağının işaretlerini veriyor.
AMERİKA BÖLGEDE YENİ BİR SÜNNİ BILOK OLUŞTURMAYA ÇALIŞIYOR. BU BILOKUN MERKEZİNDE S.ARABİSTAN VE MISIR VAR. Türkiye dahil tüm SÜNNİ İslam ülkeleri bu bıloğa eklemlenmeye çalışılıyor.
Sözkonusu Sünni bıloğa ait ortak bir askeri güç oluşturulması hedefleniyor. İSLAM NATO’su adı da verilen bu gücün amacı, tıpkı NATO gibi, düşmanlarını korkutmak, caydırmak ya da gerekirse vurmak şeklinde tanımlanıyor.
İZRAİL DE SÜNNİ BILOK TEZİNE DESTEK VERİYOR. Ziyonistler, Sünni bılok ile aynı düşmana karşı savaş verileceğini ilan ediyorlar.
Peki, düşman kim ? Bunu da Trump’ın ağzından dinleyelim: “İRAN VE HAMAS GİBİ TÜM RADİKAL İSLAMCI ÖRGÜTLER…”
Yani Ortadoğu’da ABD ve İzrail’in karşısında duran, ABD ve İzrail’in bölgede oyununu bozan tüm güçler düşman ilan ediliyor ve bu güçler işbirlikçi rejimler üzerinden kurulan bılok ile çatıştırılmaya ve etkisiz hale getirilmeye çalışılıyor.
Diğer bir deyişle ABD ve İZRAİL; TEK BİR KURŞUN ATMADAN, TEK BİR CAN FEDA ETMEDEN MÜSLÜMANI MÜSLÜMANA KIRDIRMANIN PİLANINI YAPIYOR.
ABD ve İzrail’in kullandığı iki argüman var. Birincisi SÜNNİ-Şİİ AYRIŞMASI, ikincisi ise RADİKAL İSLAM.
Sonuç olarak Müslümanların karşı karşıya getirilmeye çalışıldığı yeni bir aşamanın eşiğindeyiz.
ARAP BAHARI İLE BAŞLAYAN SÜREÇ, ZİYONİST BAHARINA DÖNÜŞMÜŞ DURUMDA. Ziyonist İzrail kurulduğundan buyana en rahat, en güvenli dönemini yaşıyor. İslam coğrafyasındaki kaos, Ziyonistleri son derece mutlu kılıyor.
Ziyonist İzrail bu pozisyonunu bir adım daha geliştirmek adına ABD ile birlikte bölgede yeni bir fitili ateşlemeye hazırlanıyor.
BİZİM SİYASETÇİLERİMİZ, KANAAT ÖNDERLERİMİZ, ALİMLERİMİZ, AYDINLARIMIZ BU TABLO KARŞISINDA NE YAPIYORLAR?
Riyad’ daki ve Tel Aviv’deki, görüntülere karşı tepkileri ne oldu?
Haramdan ve helalden bahsedenler, adaletten ve zulümden bahsedenler, yazılarında ve söylemlerinde mangalda kül bırakmayanlar, bu gelişme karşısında nasıl bir tavır aldılar?
MAALESEF TÜRKİYE’DE CİDDİ BİR KARŞI DURUŞUN OLMADIĞINI, GİDİŞİN VEHAMETİNİN YETERİNCE ANLAŞILMADIĞINI YA DA ÖNEMSENMEDİĞİNİ GÖZLEMLİYORUZ.
Ortadoğu’da kaynatılan bu kazana herkes sıra ile atılacaktır. Eğer direniş olmaz ise, eğer ABD ve İzrail ile hesaplaşma göze alınmaz ise, Türkiye dahil tüm coğrafyamızı çok kötü günlerin beklediğini söylemek asla abartı değildir.
Ortadoğu’nun tüm şerefli evlatları, mezhebi, etnik ve siyasi farklılıklarını bir kenara bırakarak, ABD ve İzrail’e karşı direnmek ve kanının son damlasına kadar mücadele etmek zorundadır.
15 Temmuz darbe teşebbüsünü hatırlayalım. 250 İnsanımızı kaybettik. Binlerce de yaralımız vardı. Görünen o ki ABD ve İzrail’in tezleri ile yeterince buluşmayan tüm İslam ülkeleri, yeni 15 Temmuz darbeleri ile buluşturulmaya çalışılacak.
İktidara sesleniyoruz. Türkiye’nin politika yapıcılarına sesleniyoruz. Bölgemizdeki huzursuzluğun kaynağının ABD ve İzrail olduğunu çok iyi biliyorsunuz. Emperyalizme karşı direnmek noktasında niçin yalpalıyoruz.? Niçin bunca tezgaha rağmen net bir duruş sergileyemiyoruz? Niçin tam bağımsız bir Türkiye inşa edemiyoruz?
İç sorunlarımızı çözer isek, iktisadi pıroblemlerimizi halka dönerek ve halk ile paylaşarak aşma yolunu seçer isek, dış politikada da daha adil ve şerefli bir duruşu sergileyebiliriz.
Bağımsız bir Türkiye, Ortadoğu’da dengeleri mazlumlardan yana değiştirmeye adaydır. Bağımlı bir Türkiye ise, Ortadoğu’da emperyalizmin oyunlarına alet olmaktan öteye geçemez.”
NOT: “İzrail” ve “Ziyonizm” kelimelerinin “z” ile yazılış şekli şahsımıza ait olup, basın açıklamasının aslında, literatürde ve genel kullanımda olduğu gibidir.