Temizlik anlayışı, moral değerlerimiz yönüyle “imandan” sayılır…
İnsan yaşamı açısından da hayati önem taşır…
Temiz olmayan her şeyden kaçınmak gerekir.
Evde, sokakta, caddede, mahallede, meydanlarda, şehirlerde, ülkelerde temizlik, “yaşamı değerlendirme” ölçüsüdür.
Gazetemizde iki haftadır ısınma turları içerisindeki köşe yazıları ile son derece önemli konulara yer veren Yazarlar Birliği Üyesi Osman Karagüzel, geçen hafta sonu bu konuya değinmiş, ayrıntılı ve doyurucu bir şekilde…
Bu enfes yorumu okuyunca geldi aklıma, 1994-99 yıllarında, Adapazarı Belediye Başkan Vekilliği sırasında temizlik konusuna verdiğim önem…
Yenicami’de sabahın ilk ışıkları ile çıktığımız yürüyüş sırasında yollara gelişigüzel atılmış poşet, kağıt, ambalaj atıkları, pet şişeler ve benzer atık malzemeleri toplayıp çöp konteynırlarına attığımız günler olmuştu…
Her nedense halkımız evinin içine gösterdiği özeni, yaşadığı şehrin antreleri sayılan sokaklara, meydanlara, park ve bahçelere göstermiyor…
Böylesi ortak kullanım alanlarını kirletmedeki maharetimize (!) diyecek yok!
Osman Karagüzel de bunun altını çizmiş…
Peki bunun önüne nasıl geçilecek…
Temizlik haftaları, kampanyalar, toplantılar bir ölçüde etkili olabilir…
Daha cazip ve halkı bu doğrultuda harekete geçirecek programlar üzerinde durmak gerekir oysa…
İşte öyle bir sabahta düşmüştü aklıma, mahallelerde sırayla yapılacak ve ilin en yetkililerinden oluşan bir grubun katılacağı “Temizlik harekatı…”
Örneğin belirtilen ve ilan edilen mahallede vali, belediye başkanları, sivil toplum örgütü liderleri, etkili-yetkili isimler, sanatçılar, gazetecilerin katılacağı sembolik bir çöp toplama girişimi, inanıyorum ki temizlik adına hayli yarar sağlayacaktır.
Buradan yola çıkarak, konuyu gündeme getirdiğimi hatırlıyorum o yıllarda…
Ama ne ilgilenen olmuştu, ne de harekete geçen…
Öyle olunca da yapılan uyarılar sonuçsuz kaldı.
Bugün Osman Karagüzel’in, bir anlamda isyan edercesine dile getirdiği, çirkin çöp tepecikleri oluştu caddelerde, sokaklarda, meydanlarda…
Karagüzel’in yorumu, o günden bugüne hiçbir şeyin değişmediğini göstermesi yönüyle çok ilginç…
Halkın toplu ve ortak yaşam alanlarını temiz tutma görevi vardır...
Bunu vatandaşa hatırlatmanın çeşitli yolları da var...
Biz, etkili olacağına inandığımız bir uyarıyı gündeme getirirken; şehri yönetenlere, ülke düzeyinde ses getirecek alkış tutulacak ve takdir edilecek bir farklı hareketten söz edelim istedik, bir kez daha…
Bir ihtimal o zaman kadını erkeği, öğrencisi sanatçısı, esnafı tüccarı, amiri memuru, konutlarının dışına çıkıp, ortak kullanılan her alana sahip çıkabilir, temiz tutabilir.
Böylece Osman Karagüzel gibi çevre duyarlılığı taşıyan yazarlar da sevinir, biz de Burhaniye örneği pırıl pırıl bir şehirde yaşarız...
Bunu gerçekleştirmek zor değil…