Önce İstanbul’da başlayan ve giderek pek çok şehri saran Gezi Parkı direnişlerinin hararetini alacak bir büyük etkinlik düzenleniyor ülkemizin dört bir köşesinde, adeta ortalığı kasıp kavururcasına.
Her yıl bir öncekini gölgede bırakacak derecede farklı ve renkli bu dev organizasyonların kahramanları dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen çocukları oluyor.
Evrensel barış adına çıkılan yolun yolcusu 140 ülke çocukları gösterileri nefes kesecek sahnelerle sürüp gidiyor.
11’incisi yapılan Türkçe Olimpiyatları’nın Sakarya etkinliği 11 Haziran 2013 saat 21.00’de Sakarya Atatürk Stadı’nda gerçekleşecek.
Geçen yıl seyirci rekorunun kırıldığı olağanüstü gösterilerin stad dışına da dev ekranlarla yayın yapması içeri giremeyenler için bulunmaz bir fırsat olacak.
Toplumun sevgiye, barışa ve huzura ihtiyaç duyduğu şu karmaşık gün ve gecelerimizi renklendirmek adına bu organizasyon tam da ilaç olacağa benziyor.
Dev organizasyonun tertip heyeti başkanı Prof. Dr. Mehmet Sağlam’ın şahsında projeye katkı sağlayan tüm kurum ve kuruluşlara Bizim Bahçe’den gidecek çiçeğin cinsi elbette ‘orkide’ olacaktır.
MARKALAŞMANIN ÖNEMİ
Gelişen ve değişen Türkiye’de artık herkesin her alanda kendisini geliştirmesi zaruret halini aldı…
Her ne işle meşgul olursanız olun gündemde yer alıp adından söz ettirecek markalar haline dönüşmedikten gayri, başarıyı yakalamak zor…
Sakarya’nın, marka olmuş işyerleri ve esnafı vardı...
Kimi kapandı, kimi devam ediyor…
Mehmet Cavit, Gülseven Helva, Özüseven İpekiş, Enişte’nin Ayranı, Mahmudun Fırını, Parçacı Müjdat, Ali Koka Bozacısı ve ıslama köftecileri ilk planda akla gelen örnekler…
Bugün ise bu anlamda çalışma hayatına devam eden prestijli işyerlerimizin sayısı hayli az…
Balıklı Sümer, Mazlum Çikolata, Tunatan, Babos, Köfteci İsmail, Köfteci Mustafa, Zeytinci Vedat, Kumaşçı Özcan Toplan ve unuttuğumuz nice isimler ve firmalar, kendi çapında hepsi birer markadır…
Onlar kendi emekleri ve gayretleriyle isimlerini markalaştırmış esnaf grubuna girerler...
Ülkedeki değişim ve dinamizme ayak uydurmak adına daha farklı ve dahi arzulu çalışmalarda bulunmalı ki esnafımız, ayakta kalabilsin…
Onlar da bunun bilincinde, zor koşullar içerisinde yaşam mücadelesine devam ediyor…
Kendi markasını oluşturmak ve muhafaza etmek adına yola çıkan firmalarımıza, hayırlı işler dileğiyle Bizim Bahçe’den, nostaljik duygularla “Demet demet yasemenler” gönderelim istedik…
Yavuz Deniz (Bonsuvar): Sporculuk hayatımda hakemlerden çektiğimi bir Allah, bir de sen bilirsin sayın Aypek. Oynayıpta 90 dakikayı tamamladığım maç sayısı çok azdır... Gerisi benim için inan ki davul, zurna ve sazdır.
Abdülkadir Aypek (ESKİ MİLLİ HAKEM): Bilirim cezasız geçmezdi haftan. Giysen dahi kar etmezdi pembe incilli kaftan.