Küresel canilerin, Eperyalist ve Siyonistlerin,Ortadoğu/ Alemi İslam üzerindeki büyük pırojeleri, “böl-parçala-yut” hedefleri, bütün hızıyla gerçekleşliyor.

               Afganistan’ın işgaliyle, yıllardır uyutulduğumuz” Ladin” ve “İkiz kuleler” pırojesiyle başlayan İslam Alemi’ni istikrarsızlaştırma, bölme ve küçük parçalara ayırıp yutma pilanı, adım adım ilerledi. Uyanmalıydık, uyanamadık!

              Cezayir’ de İslami Selamet Cephesi, büyük farkla seçim kazandı. Darbe üstüne darbe ile yönetimden uzaklaştırıldı. Demokrasi, seçim, halk iradesi falan dinlenmedi.Uyanmalıydık, uyanamadık!

               Irak işgal edildi.Saddam tehdit gösterildi, kimyasal silah var dendi ve Irak, en vahşi muamelelere tabi tutuldu, harabeye çevrildi, mezhep savaşına sokuldu, bölündü ve sınırımızda, bizi de aynı akıbete hazırlayacak,müstakbel bütünün parçalarından bir parça olarak ayrı bir yönetim oluşturuldu. Katil Buş; “Bu bir Haçlı savaşıdır” dedi.İlk işgal de Özal’ın;    “Bir koyup, üç alacağız” hülyası fiyasko oldu.Uyanmalıydık, yine uyanamadık!

             Filistin de Gazze’de seçimle iktidara gelen İsmail Haniye hükümeti, seçimle geldiği halde terörist muamelesi gördü ve siyonist işgal üstüne işgal, saldırı üstüne saldırılarla kan gölüne çevrildi. Uyanmalıydık, uyanamadık!

              Libya aynı akıbete maruz bırakıldı. Dimos kratia (demokrasi) getireceğiz yalanı burada da uygulandı. Kaddafi vahşice katledildi. O gün bu gün Libya da iç savaş sürüyor.Ülke üçe bölünmüş durumda ve harabeye çevrilmiş halde.Uyanmalıydık, uyanamadık.

             Bangladeş’te Müslüman liderler tek tek idam edildi. Dünya sessiz, İslam Alemi sessiz kaldı. Karabağ işgal altında ve Ermenilere destek çıktılar. Uyanmalıydık, uyanamadık!

            Arakan’da Müslümanlar vahşice yakıldı, katledildi, sürüldü. Denizin ortasında ölüme terk edildi. Uyanmalıydık, uyanamadık!

             Mısır’da seçimle işbaşına gelen Mursi’ye darbe yapıldı. Binlerce insan meydanlarda katledildi.Binlercesi içeri tıkıldı. İdamlar üst üste geldi. Mursi ve arkadaşları da idam kervanına katıldı.Uyanmalıydık, uyanamadık.

             Yemen karıştırıldı. İç savaşa terk edildi. İzrail’e tek bir taş atmayan Suud, ABD  ile beraber Yemen’i bombaladı, bombalamaya devam ediyor. Uyanmalıydık, uyanamadık!

             Doğu Türkistan’da Çin zülmü bütün acımasızlığı ile sürmeye devam ediyor, Oruç bile yasaklanıyor. Uyanmalıydık, uyanamadık!

            Müslüman Afrika’da iç çatışma, dış müdahaleler, kabile savaşları, paravan cani örgütler, açlık, ölüm, bölünme ve parçalanma bütün hızıyla devam etti. Uyanmalıydık, uyanamadık!

           Çeçenistan ve Kırım, Rusya tarafından yutuldu. Ukrayna güç savaşlarına kurban edildi. Çeçen kardeşler ülkemizde tek tek vuruldu. Faili meçhul kaldı.Uyanmalıydık, uyanamadık.

           En büyük dost ve müttefiklerimiz! Misafir edip ağırladıklarımız! ABD, AB, Putin ve Papa ve daha niceleri, sözde Ermeni soykırımını kabul etti. Soykırımın dikalasını yapanlar bize “soykırım” yaftasını yapıştırdı.AB dedik, uyduk, uydurulduk,ne dediyse yaptık, ama, 55 yıldır kapısında bekletildik.Kıbrıs’ta, AİHM’de hep önümüze çıktılar. Uyanmalıydık, uyanamadık!

           Suriye, durup dururken karıştırıldı. Üç ayda biteceği beklenen bir iç savaşa sokuldu. Dört yıl geçti ve hala devam eden, paramparça olan, yüzbinlerce ölü, milyonlarca muhacir ve yerle yeksan olmuş, yürek yakan bir coğrafyaya döndü.

           Sadece yüreğimizi yakmakla, milyonlarca Suriyeli Müslümanı ülkemize taşımakla kalmamış, ülkemizi de yakacak, bizi de aynı akıbete götürecek, millet ve coğrafya birliğimizi tehdit edecek bir noktaya geldi. Artık uyanmalıydık ama hala uyumaya devam ediyoruz.

           Güney sınırımızda tehlike çanları çalıyor. Irak’ın kuzeyinde ve sınırımızda ABD işgaliyle oluşturulan parçanın, Suriye tarafındaki öteki parçası oluşturuluyor. Ülkemiz güneyden kuşatılıyor. Tehcirlerle insanlar vatanlarından koparılıp, yerlerine, bir büyük hedef ve hesabın ahalisi ikame ediliyor. Türkiye de seçim ile önce belediyeler, sonra vekillerle bir bölgemiz de  kirli emeller peşinde koşuluyor. Ayıracak ve ayrıştıracak pırojeler aleni bir şekilde konuşuluyor, haritalar çiziliyor. Barzani’ye,”iki yıl içinde devlet tamam” deniyor.

            “Böl, parçala , yut” projesi adım adım uygulanıyor, sınırımıza dayandırılıyor, her iki sınırımızda ve içerde taşları döşeniyor! Tehlike “S.O.S” veriyor. Hala uyanmayacak, uyanamayacak mıyız?

             Nihai hedef “BÜYÜK İZRAİL” projesidir. Küçük küçük devletçiklerle Müslümanlar kandırılıyor, kullanılıyor, maşa ediliyor.Ta ki, büyük izrail projesine hazır hale getiriliyor.Sonunda hepsini yutacak, “Nil’den Fırat’a kadar” siyonist canavara yem olacaklar. Tarih bunun misalleriyle, uygulamaları ile doludur. İbret ve ders almayacak mıyız?

            Ülkemizin ve Ümmetin en önemli, en büyük, belki de tek meselesi bu iken, biz hala, hükümet modelleri üzerinde kuma mücadelesi yapıyor, bacayı sarmış yangından, kişisel ve partisel ikbal ve istikbal devşirmeye, bir parça mal kaçırma hesapları ile zaman harcıyoruz!

            Vatanını ve milletini seven parti, dernek, vakıf, cemiyet, cemaat, tarikat, sendika, oda, birlik ve benzeri kim ve ne varsa,fert fert ve 77 milyon olarak, bu büyük  tehdit ve tehlikeyi farkedip, parti hesaplarını,kişisel ikbal ve istikbal hesaplarını bırakıp, bir araya gelmeli, milli mutabakat ve ittifak  kurup, “kuvayı milliye” oluşturup, diğer meseleleri, aramızdaki sorunları bir tarafa bırakıp, ülkeyi bu tehdit ve tehlikeden kurtardıktan sonra ele almak üzere erteleyip, bu can yakıcı meseleyi ele almalı,bu hain pırojenin tehdit ettiği diğer ülkelerle de işbirliği yollarını arayıp, bularak, bütün gücümüzü bu meseleyi çözmek ve ülkemizi hain pilandan kurtarmak için seferber etmeliyiz. Buna katılmayacaklar bellidir, belli olacaktır ve büyük emperyalist ve siyonist pırojenin maşalarıdır. Büyük ölçü de içimizdeki kıriptolardır!

            En büyük vazife de partilere düşmektedir. Bu büyük dış pırojenin parçası, figüranı ve maşası olmayan, “olmayacağız” diyen partilerindir! Ve hepimizindir. Herkes bir şeyler yapmalı, partileri uyarmalı, vazifeye çağırmalıdır.

            Kaybedecek bir dakikamız bile yok. Yangın evi sarmış, içeri girmek üzeredir.

            Hala ne duruyoruz?