Yalnızca ilimizde değil, ülkenin 81 ilinde dün fidan dikme bayramı gibi bir büyük etkinlik düzenlendi…
“Bugün fidan, yarın nefes” sloganıyla gerçekleştirilen bu özel ve anlamlı günde binlerce fidan toprakla buluşturuldu…
Bu seri etkinliğe ilimiz de katıldı...
Ülkemizin her iline yaklaşık 11 milyonu bulan fidan dikilirken, bizim payımıza 87 bin fidan düştü…
Fidana, çiçeğe, ağaca farklı bir çerçeveden bakan ve değerlendirmeyi bu temel anlayış üzerine bina eden bir neslin evlatlarının heyecanı, katılımı ve arzusu, o ecdada yakışır özellikler taşır gibiydi…
Bütün bunlar bana “Kıyamete yakın dahi olsanız fidan dikin” öğüdünü veren atalarımızı hatırlattı…
O unutulmaz deprem sabahı yıkılan belediye işhanı yanındaki pasajda bulunan çiçekçi dükkanından caddeye fırlayan bir çam fidanını, PTT binası karşısındaki ağaçlık alana dikmiştim, toprağı ile beraber…
Aradan yıllar geçti, her geçişimde durup sohbet ederim, kocaman bir ağaç haline gelen fidanımla…
Beni hep o unutulmaz acılar sabahına götürür…
Fakirliğin bir ölçüsü olarak toplumda denilir ki “Bir dikili ağacı bile yok.”
17 Ağustos 1999 asrın afeti beni böyle mahzun olmaktan kurtardığı ve yolum her düşüşte o zenginliği yaşattığı için derin izler bırakmıştır bende…
İşte o anlayışla ülkenin ve ilimizin topraklarına zenginlik katacak binlerce, milyonlarca fidanın dikilişi gerçekleşti, dün 81 ili kaplayan bir heyecan yumağı halinde…
Aşık Veysel’in sadık yâri toprağın yüzünü güldürecek bir anlayışla dikilen her fidana can veren herkese ve her kesime özgürlük sembolü “kır çiçekleri” gitsin istedik, sahip çıkılması dileğiyle…