Yazar / İlişki ve Evlilik Danışmanı

Gamze KARADAĞ

Mesele vakit değil, önceliklerdir…

Bir insanın size verdiği değeri anlamak için uzun konuşmalar yapmasına ihtiyaç yoktur. Çünkü insan, çoğu zaman ne söylediğiyle değil, hayatında neye yer açtığıyla kendini ele verir.

"Vaktim yoktu" cümlesi, çağımızın en sık başvurulan açıklamalarından biri hâline geldi. Oysa zaman, herkese aynı ölçüde verilen tek sermayedir.

İnsanları birbirinden ayıran şey ne kadar zamana sahip oldukları değil; sahip oldukları zamanı kime ayırmayı tercih ettikleridir.

İnsan, önem verdiği hiçbir şeyi yalnızca müsait olduğu anlarda sevmez. Tam tersine, önem verdiği kişiler için hayatının akışını yeniden düzenler.

Çünkü öncelik boşluk bulmak değil, yer açmaktır. Bu yüzden önemli olan ayrılan zamanın ne kadar olduğu değil, o zamanın hangi öncelikten doğduğudur.

İlişkileri yıpratan şey çoğu zaman büyük kırılmalar değildir. Asıl yıpranma, küçük ihmallerin zaman içinde görünmez bir alışkanlığa dönüşmesiyle başlar.

İnsan bir mesajın geç gelmesine değil; hep sonradan hatırlanan kişi olmaya kırılır.

İhmal, çoğu zaman yokluktan değil, değişen önceliklerden beslenir.

Bir ilişkinin gerçek değeri romantik cümlelerde değil, gündelik hayatın en sıradan anlarında saklıdır.

Yoğun bir günün içinde edilen kısa bir telefon, "Aklıma geldin" diye atılan tek cümlelik bir mesaj ya da yalnızca merak edildiğini hissettiren küçük bir davranış...

Bunlar süresi kısa ama anlamı büyük temaslardır. İnsan kendisine ayrılan dakikaları değil, o dakikaların arkasındaki niyeti hatırlar.

Zaman, aslında psikolojik bir göstergedir. Dikkatimizi nereye yöneltiyorsak, hayatımızın merkezine de onu yerleştiririz. Bu yüzden birine zaman ayırmak, yalnızca saatlerden fedakârlık etmek değildir; zihinde ve duyguda ona bir yer vermektir.

Elbette hayat herkes için aynı kolaylıkta ilerlemiyor. Yorulduğumuz, yetişemediğimiz, kimseye istediğimiz kadar vakit ayıramadığımız dönemler olabilir. Fakat geçici yoğunluk ile kalıcı ihmal arasındaki farkı belirleyen şey, iletişimin tamamen kesilmesi değil; karşı tarafa hâlâ önemli olduğunu hissettirebilmektir.

Belki de bu yüzden ilişkiler, sevgisizlikten çok öncelik kaybıyla sarsılıyor.

İnsan kendisini değerli hissettiği yerde eksikleri daha kolay tolere ediyor; ama sürekli ertelendiği yerde, en güzel cümleler bile anlamını yitiriyor.

Bir insanın takvimine bakarak gününü nasıl planladığını görebilirsiniz. Hayatına bakarak ise neye değer verdiğini anlarsınız. Zaman yönetilebilir bir kaynaktır; öncelikler ise karakterin sessizce verdiği kararlardır.

Bu yüzden mesele hiçbir zaman yalnızca vakit değildir. Mesele, kimin için hayatın akışı değişmeye değer görüldüğüdür.

Sevgilerimle…

[email protected]

KAYNAK: YENİ SAKARYA GAZETESİ