Yıllar içerisinde görmezden gelinen ve son günlerde gündem olan Bungalov meselesi bir hayli tartışılmakta.
Tartışılmaktan kasıt, durum tespiti yapıldı ve içerisinde bulunulan durum sanırım kestirilemiyordu. Ortaya çıkan tablo vahim, ruhsatlı yapı sayısı oldukça az.
Diğer bir deyişle kaçak yapı fazlalığı…
Deyim yerindeyse yer/gök bungalov olmuş. Özensizlik sonucu ortaya çıkan manzara herkesi dehşete düşürmüşe benziyor.
Var olan tespit ve sonuçları ürpertici.
Dere yatağı, birinci sınıf tarım arazileri, yasaklı bölgeler, ihlali olmayan alan yok dense abartı olmaz sanırım.
Öylesi bir tablo var ki çık çıkabilirsen, sorunu aşmak sanıldığı kadar kolay olmayacak.
Sakarya Valiliği öncülüğünde bir çalışma yürütülüyor, yerinde tespitler ile ortaya net bir fotoğraf çıkacak.
Çıkacak olan durum beraberinde çözümünde yol haritasını tarif edecektir.
Bilindik olan ise; bugüne kadar denetimsizlik sonucu yaşanılan ve tahribatlar. Sapanca Gölü’nün yüzleştiği acı manzaranın en önemli sorumlusu hiç kuşku yok ki bungalov işletmeciliği.
Bungalov işletmeciliği ve turizme sunduğu katkıda tartışılmaz, her iki meseleyi dengeli götürebilmek mümkün değil miydi?
Mümkün olanı görmezden gelirseniz, bugün yaşanılanlarda kaçınılmaz olur…
“Zararın neresinden dönersen kardır” diye bir atasözü var, tamda içinde bulunduğumuz durumu anlatan, geç kalınmış ancak bugünde müdahale edilmezse yarın önünü almak mümkün olmayacak.
Yapıların ruhsatlandırılması başta olmak üzere çözüm yolları sorgulanacaktır.
Tarım arazileri ve dere yatağı, koruma bandı sanırım ruhsatlandırmanın içerisinde yer almayacaktır.
Var olan yapıların yıkımına ilişkin süreç nasıl işletilecek, açıkçası bende çok merak ediyorum.
Alınan yıkım kararları var, nasıl uygulanacak?
Doğru olanın ne olduğu hususunda farklılık yok, yanlış olan yıllar içerisinde kaçak yapılaşmaya göz yumulması.
Sapanca Gölü’nün geleceğini tayin edeceği gibi şehrin geleceği adına da önemli kararlar alınmış olacak, uygulaması kuşkusuz zahmetli olacaktır.
Umarım dersler alınır, bugün Sapanca Gölü’nün yaşadığı tahribat, doğal kaynakları ile övündüğümüz coğrafyamıza örnek teşkil eder.
Birçok değerimiz benzeri akıbete doğru ilerlemekte, Karasu sahili başta olmak üzere Poyrazlar Gölü ve Yaylalarımız tehdit altında.
Sapanca Gölü, üzerinden yürütülen çalışmalar şehrin bütünü kapsar…
İmar rantı adına tahrip edilen Orman alanları ve Tarım arazileri de gündemimizde ki yerini alır, koruma, kollama refleksi gelişir.
Sapanca Gölü kararı belki de önemli bir başlangıç olacak…
KAYNAK: YENİ SAKARYA GAZETESİ