Sakaryaspor son yıllarda “yönetici öğütme makinesi” haline geldi...

Bir heves, bir umut, iddialı şekilde iş başına gelen başkanların oluşturduğu listeye girme adına, işin zorluğundan haberiz hevesli insanların yarışı, bazen olumsuz sonuçlara yol açabiliyor…

İbrahim Nalbant başkanlığında oluşan yönetim kadrosunu görünce sezmiştim, işlerinin kolay olmayacağını, bu nedenle…

Son gelişmeler, Sakaryaspor tarihinin en sıkıntılı dönemlerinden birinin daha yaşanacağını işaret eder gibi…

Bırakın Başkan Nalbant’ı, kim olursa olsun olağanüstü bir gelişme olmadıktan gayri, şu aşamada başarı beklemek zor...

Hani derler ya; perşembenin gelişi çarşambadan bellidir…

Sahasını 4 maç seyirciye kapatan cezanın nelere mal olacağını, kaybedilen maçlarla gördük…

Bütün bu sıkıntılı süreç burada ve bununla kalsa iyi!

Öyle görülüyor ki, yeşil siyahlı dünyayı hayal dahi edemeyeceği kahırlı bir gelecek bekliyor…

Şampiyonluk parolası ile girilen yeni dönemde işler tersine döner mi sorusuna, bu kötümser ortamda gel de olumlu cevap ver kolaysa!

Buna rağmen “futbolda olmaz, olmaz” görüşü tek çıkar yol…

Ancak böyle bir ümit ışığı da yok şimdilik…

Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem Yüce bugüne değin görülmeyen yardımlar ile takımın başarılı olması adına elinden gelenin ötesine taşan gayretle, üstüne düşenden fazla destekte bulundu...

Sanırım şu anda takımın durumuna en fazla üzülenlerin başında geliyordur…

Yol yakınken acil tedbirlerin alınması ve kimsenin gözünün yaşına bakılmadan gereken disiplinin sağlanıp “zararın neresinden dönülürse kâr” anlayışıyla yola devam edilmesi, artık kaçınılmaz hale gelmiştir…

Bütün bunlardan sonra ne olur derseniz!

Suat Kaya iddialı bir teknik adam…

Futbolculuğundan tanırım…

Hırslı, arzulu bir futbol adamı; sorunları halledilmiş bir takıma çok şey verir…

Yeter ki gereken revizyon vakit kaybetmeden yapılsın...

Şu aşamada gelecek bulanık değil, karanlık gibi…

Aydınlatmak zor olsa da bunu gerçekleştirecek bir iradeye ihtiyaç var anlaşılan…

Onu bulmak ve kısa sürede yürürlüğe koymak, takımın tek kurtuluş reçetesi olacaktır…

Yönetim elini çabuk tutmak zorundadır…

Zira Sakaryaspor’un bundan sonra puan kaybının telafisi hiç de kolay olmayacak…

Önemli bir mazeret dolayısıyla seyredemediğim son maç da gösterdi ki zaman kaybı geleceği daha da içinden çıkılmaz hale getirebilir…

İşte öyle zor ve karamsar bir endişe var içimizde…

Bu takıma kuruluşundan bugüne her aşamada destek vermiş eski bir futbolcusu olarak, isterdim ki sezon başında çok daha güzel şeyler yazabileyim…

Bilmem erkenden uyarı yapmamın altında yatan nedenleri anlatabildim mi!

Bu doğrultuda şansımızın dönmesi adına başkandan yönetimine, teknik direktöründen futbolcusuna kadar herkese ayrı ayrı şans çiçeği “Papatyalar” gitsin istedik Bizim Bahçe’den…