Büyükşehir Belediyesi’nce “Trafiğe uyum seferberliği” adına belediye otobüsleri ve minibüslerin arka camlarına asılmış, trafik kaidelerini içeren yazıların ne kadar yerinde ve uyarıcı olduğunu daha önceki yazılarımızda belirtmiştik.
“Sola dönerken işaretimi veriyorum, arabamı yasak yerlere park etmiyorum, gelişigüzel korna çalmıyorum” türünden çarpıcı ifadelerle, uyulması gereken trafik kaideleri hatırlatılıyor.
Bunu bulup uygulamaya koyan Büyükşehir Belediyesi yetkilileri, yerinde bir iş yapmış oldu.
İlan yoluyla da olsa okuyup etkilenen ve buna göre hareket eden sürücü sayısında zamanla artış olacağı inancımızdan olsa gerek, bu yararlı projenin zaman zaman bizzat taşıyıcıları tarafından delinmesine üzülüyoruz...
Bu da yetmiyor düşünüyoruz.
Neden, niçin diyerek…
Sen arabanın arka camına “Gelişigüzel korna çalmıyorum” diye yazacaksın, kırmızı ışıkta ya da herhangi bir sıkışıklıkta sabır göstermeyip kulakları tırmalarcasına açılacaksın, hem de havalı mı havalı kornayla…
Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu böyle…
Ver el aleme talkımı, sonra kalk yut salkımı…
Olacak iş midir bu!
Boşuna denmiyor, “Ben lafa değil, telaffuz eden ağza bakarım” diye…
Yazılana ve taşıyana değil de, direksiyonu sallayana bakmak adına, çarpıcı bir örnek yaşanmış…
Bunu gönderdiği mesajda geniş şekilde dile getirmiş okuyucumuz T.Y…
Diyor ki:
“Dolmuş taksi ve belediye otobüslerinin arka camlarına yapıştırılmış, herkesin uyması zorunlu trafik kuralları...
Sürücülere trafikte nasıl hareket edileceğini açıklayan, son derece yararlı bulduğum bir yeni uygulamanın taşıyıcıları olan şoförler tarafından ve ısrarla delinmesi, bunca emeğin boşa gittiğini görmek açısından insanın moralini bozuyor.
Ne olur, bunu dile getirin.
Okuyup herkes kendine gelsin.
Arkadan gelenlerin okuması için yazılmış trafik kaidelerine önce ve ivedilikle kendileri uysunlar.”
Böyle dökmüş figanını satırlara okuyucumuz T.Y.
Doğru söze ne denir?
Gel de katılma bütün bu sözlere…
Ona “Leylaklar” gönderirken, kaide ihlali yaparak taşıdığı afişlere aykırı davranan sürücülere ise “Dikenli kaktüsler” gitsin istedik…