Değerli Sakaryaspor sevdalıları;
Sakaryasporumuzun yeni sezon hazırlıkları tüm hızıyla devam ediyor. İlk kamp dönemini Isparta Davraz’da geçiren takımımız için genel anlamda olumlu bir hazırlık süreci olduğunu söyleyebiliriz. Ancak kamp boyunca yalnızca bir hazırlık maçı oynanması, takımın gerçek durumunu görmek adına yeterli olmadı. Ispartaspor karşısında alınan mağlubiyetten çok, sahaya çıkan futbolcuların ve özellikle gençlerin ortaya koyduğu görüntü benim için daha önemliydi.
Genç futbolculara fırsat verilmesi gerektiğini her zaman savundum. Örneğin Selim Kütük benim babamın oğlu değil. Burada önemli olan isimler değil, Sakaryaspor’un kendi bünyesindeki genç yetenekleri kazanabilmesidir. Selim, Isparta karşılaşmasının son 20 dakikasında forma giydi ve bana göre kendisine verilen sürede yapması gerekeni yaptı. Sahada olumlu işler gösterdi ve daha fazla şansı hak ettiğini düşündürdü.
Bu nedenle Selim Kütük, Eren Yavuz, Abdulsamet Turan ve Emirhan Yeşilyurt’un Bolu kampı kadrosunda yer almaması beni üzdü. Bu gençlere hemen “Kendinize kulüp bulun” demek yerine biraz daha sabırlı davranmak gerekiyor. Çünkü gönderdiğimiz bazı oyuncuların daha sonra başka takımlarda başarılı olduğunu gördüğümüzde üzülüyoruz. Genç futbolcuyu kazanmak zordur, kaybetmek ise çok kolaydır. Sakaryaspor’un kendi çocuklarına sahip çıkması gerektiğini düşünüyorum.
Şimdi önümüzde Bolu kampı var ve benim için bu kamp çok daha önemli. Bu kez hazırlık maçlarının sayısı artırılmalı. Takımın hangi seviyede olduğunu, kondisyon durumunu, futbolcular arasındaki uyumu ve eksikleri ancak maç oynayarak görebiliriz. Kamp sadece antrenman yapmak değildir. Sahaya çıkacak, rakiple mücadele edecek ve lig başlamadan önce nerede olduğunuzu göreceksiniz.
Asıl sınavımız ise deplasmanda oynayacağımız 1461 Trabzon karşılaşması olacak. Rakibimiz koşan, mücadele eden ve kolay teslim olmayan bir takım. Sakaryaspor da sahada aynı mücadeleyi ortaya koyar, futbolcular birbirinin açığını kapatır ve takım halinde hareket ederse Trabzon’da başa baş bir mücadele verecektir. Hatta iyi hazırlanmış bir Sakaryaspor’un oradan üç puanla dönmesinin hiç de uzak bir ihtimal olmadığını düşünüyorum.
Burada büyük sorumluluk Teknik Sorumlu Ümit Öztürk ve ekibine düşüyor. Bizim görmek istediğimiz Sakaryaspor çok açık; koşacak, mücadele edecek, formasının hakkını verecek ve takım ruhunu sahaya yansıtacak. İsimlerden bağımsız olarak sahaya çıkan herkesin Sakaryaspor armasının ağırlığını bilmesi gerekiyor. Bu camianın beklentisi mücadele eden bir takım görmek.
Bolu kampında taraftarlarımızın desteği de önemli olacak. Büyük Tatangalar’ın hazırlık karşılaşmalarında tribündeki yerini alarak takımına destek vereceğine inanıyorum. Çünkü Sakaryaspor yalnızca sahadaki 11 futbolcudan ibaret değildir. Bu takımın arkasında koskoca bir şehir, yıllardır takımının peşinden giden büyük bir taraftar topluluğu var.
Bolu kampına kaleciler Göktuğ Baytekin, Mehmet Yusuf Can ve Yavuz Selim Tantan’ın yanı sıra Yalçın Kılınç, Evren Korkmaz, Özgür Çoban, Salih Sarıkaya, Yasin Eratilla, Ömer Çakı, Erdem Dağlı, Barış Sağır, Abdülkerim Canlı, Serkan Odabaşoğlu, Hakkı Türker, Muhammet Özbaskıcı, Baran Baranır, Mert Akoğlu, Ayberk Açıkgöz, Hasan Bilal, Uğur Can, Kerim Frei, Mertcan Açıkgöz, Berk İsmail Ünsal ve Yunus Emre Tekerci katılıyor. Artık bütün mesele bu kadronun kampı ne kadar iyi değerlendireceği.
Hazırlık maçlarını dikkatle takip edeceğiz. Takımın fiziksel durumunu, yeni oyuncuların uyumunu ve sahadaki mücadele gücünü bu karşılaşmalarda daha net göreceğiz. Temennim bütün futbolcularımızın sakatlık yaşamadan kampı tamamlaması ve Sakaryaspor’un lige hazır bir görüntüyle dönmesi.
İnşallah sezonun ilk maçında Trabzon deplasmanından üç puanla dönen, sahada mücadele eden ve taraftarına umut veren bir Sakaryaspor izleriz.
Haydi Sakaryaspor, Bolu kampı tam gaz!
Hoşça kalın, esen kalın değerli okuyucularım.