Yazar / İlişki ve Evlilik Danışmanı

Gamze KARADAĞ

İlişkiyi yoran şey…

İlişkilerde çoğu insan sorunun ‘anlaşılmamak’ olduğunu düşünür. Oysa mesele her zaman bu kadar basit değildir. Çünkü insan çoğu zaman karşısındakini olduğu gibi anlamaz; onu kendi içinden geçenlerle birlikte yorumlar.

Yanlış anlaşılmak düzeltilebilir bir şeydir. Bir cümle tekrar edilir, bir niyet açıklanır, bir bakış açısı netleştirilir. Ama yanlış yorumlanmak, işte o daha derin, daha sessiz ve daha yıpratıcıdır. Çünkü artık ortada sadece söylenen şey yoktur; söylenene eklenen bir geçmiş, bir korku ve çoğu zaman bir önyargı vardır.

Bir insan “yoruldum” der, diğeri bunu “benden sıkıldı” diye duyar.

Bir insan “bugün içime kapandım” der, diğeri bunu “bana mesafe koyuyor” diye yorumlar.

Ve böylece ilişki, iki kişinin konuşmasından çok iki kişinin kendi zihninde yazdığı senaryoların çatışmasına dönüşür.

İlişkilerin en yorucu tarafı da tam burasıdır. Zira söylenen şey değil, ona yüklenen anlam büyür. Ve çoğu zaman gerçek cümle, bu büyüyen anlamın altında sessizce ezilir.

Yanlış yorumlama, çoğunlukla sevginin eksikliğinden değil, güvensizliğin yarattığı aşırı hassasiyetten doğar. İnsan sevdiği kişiyi kaybetmemek için onu fazla okumaya başlar. Fazla okudukça da eksik yerleri kendi korkusuyla doldurur. Ve ne yazık ki insan çoğu zaman gerçeğe değil, korkusunun sesine daha kolay inanır.

Zihinde başlayan bu eğilim zamanla ilişkinin kendisine sızar. Bir süre sonra ilişki şuna dönüşür: Karşındaki kişi konuşur ama sen onun söylediklerini değil, ne demek istediğini kendi zihninde tamamlamaya başlarsın. Ve en büyük kopuş da burada başlar; çünkü artık iki kişi yoktur, iki yorum vardır.

Oysa sağlıklı bir ilişkide insan, karşısındakini sürekli çözmeye çalışmaz. Bazen sadece dinler. Bazen sadece söyleneni olduğu gibi bırakır. Her cümlenin altında gizli niyet aramak, ilişkiyi bir sevgi alanı olmaktan çıkarır; bir dedektiflik oyununa çevirir.

İşte tam da burada yanlış anlaşılmak ile yanlış yorumlanmak arasındaki fark ortaya çıkar. Yanlış anlaşılmak iletişimle düzelir, yanlış yorumlanmak ise ancak güvenle çözülür. Çünkü güven yoksa en net cümle bile şüpheye dönüşür. Ve şüphe başladığında kelimeler artık anlam taşımaz, sadece işaret taşır.

O noktadan sonra ilişkiyi yoran şey yaşananlar değil, yaşananlara yüklenen anlamlar olur. Bazı ilişkiler tam da bu nedenle, yanlış yorumların içinde yavaş yavaş kaybolur.

Sevgilerimle…

Mail: [email protected]

KAYNAK: YENİ SAKARYA GAZETESİ