Karasu sahilinde imara aykırı yapıların yıkımı, ruhsatlı yapı sahiplerinin yaşamış olduğu hak kaybı günlerdir yazılıp çizilmekte.

Yıkımı gerçekleşen ve yıkım bekleyen yapılar, akıbet ne olacak diye beklenirken. İmarlı, ruhsatlı yapıların yıkım kararı nasıl uygulanacak, mağduriyet nasıl giderilecek diye beklenirken, ortaya çıkan manzara tamda kural tanımazlık örneği.

Geçtiğimiz günlerde Medyabar Haber Sitesinden Zafer Tokuş’un gündeme getirdiği, ardından da Karasu CHP İlçe başkanı Aykut Süt’ün basın açıklaması marifeti ile dile getirdiği sahilde ki yapılaşma, sorumsuzca davranmaktan öte değil.

Kıyı şeridinin halkın kullanımına açılması, kulağa hoş geliyor ve son derecede doğru. Ancak meselenin kural dışı davranış ile izah edilecek tarafı varsa, ona da dur demek gerek.

Sahil bandında betonarme yapı olmaz, daha doğrusu yapılaşma izni yok. Kim belirliyor bu kuralı, mevzuatın sahibi ve takipçisi kim?

Uygulama ve denetleme sahibi kurum, tartışmasız Karasu Belediyesi.

Koymuş olduğu kuralı ihlal eden kim, o da Karasu Belediyesi. Yurttaşın imarlı, ruhsatlı yapılarını yıkacaksın ki sahil bandı, kıyı koruma bandı içerisinde yer alıyorsa yıkım kararı doğru ve doğru olan yapılmakta.

6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında ise yıkım kararını tartışmamak, destek olmak gerek. Bugüne kadar yaşanılanlarda tamda buna uygun, Karasu Belediyesi’nin almış olduğu bu karar destek buldu. Gerek yurttaş nezdinde gerekse muhalefet partileri nezdinde.

İlk itiraz ruhsatlı, imarlı yapı sahiplerinin hakkının verilememesi hususunda oldu. CHP başta olmak üzere, bu konu hakkında itirazın sesi yükseltildi.

Bir an evvel hatadan dönülmeli, hak sahiplerine ekonomik bedeller ödenmeli ya da yeni arsa tahsisleri sunulmalı.

Yurttaşın varlığı üzerinden düzenleme yapılmaz. Kamu, güç ve kudretini nerede hissettirecek…

Sözün özü; ruhsatlı ve imarlı yapıları yıkmadan önce, gereğini yapın yeni mağduriyetler yaratmayın. ‘Kaş yapayım derken göz çıkarmayın’

Gelelim meselenin diğer kısmına, kıyı bandında yapı olmaz, olmamalı diyerek yurttaşın yıllar yılı kullanımında olan yapıları yıkacaksınız, sonrasında yıktığınız bölgelere koca koca taşlardan betonarme yapılar yapacaksınız.

Toplamda 6 adet betonarme yapı planı olduğu söylenmekte.

Karasu Belediyesi hangi mevzuata tabi, yapı izni özel alan olarak mı tahsisli. Her ne yaparsa doğrudur diye alınmış bir karar mı var.

İtirazlara kulak tıkalı, kendi bildiğini okuma kararlılığında olduğu söylenmekte.

CHP kararlılıkla meselenin takipçisi, ortaya çıkan imar garabetine izin vermeyeceği gibi hassasiyetle konunun takipçisi olmaktalar.

CHP Sakarya Büyükşehir Meclis üyesi Serhat Erişir, yargının kapısını çaldı. Karasu Cumhuriyet Savcılığı’na şikâyetçi oldu.

Erişir, görevi kötüye kullanma, imar kirliliğine neden olma, kıyı kanunu’na aykırılık gerekçeleri ile suç duyurusunda bulundu.

Erişir, suç duyurusunda yapımına devam edilen inşaat çalışmalarının, riskli alan olarak belirlenmiş sahil bandında bulunan, plansız kıyı alanı içerisinde yer alan bölgede, herhangi bir imar planı ve hukuki dayanağı olmaksızın yapılmakta olduğunu ifade ederek, çalışmalarının bir an evvel durdurulması çağrısında bulundu.

Belediye yıkım çalışmaları yaparken diğer taraftan da çivi dahi çakılamayacak kıyı kenar çizgisi içerisinde betonarme yapı yapamaz, yapmamalı.

KAYNAK: YENİ SAKARYA GAZETESİ