Sakarya Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü akademisyenlerinden Doç. Dr. Mahnaz Gümrükçüoğlu Yiğit, Sapanca Gölü’ndeki su seviyesinin düşüşüne dikkat çekti, “Sorun sadece yağış değil, kontrolsüz kullanım.”
Sapanca Gölü’nde su seviyesinin kış aylarının geride kalmasına rağmen istenilen seviyeye ulaşmadığını ifade eden Yiğit, “Seviye daha düşüktü. Yağışlara rağmen istediğimiz kod seviyesine ulaşamıyoruz. Sadece yağışlarla bu durumu düzeltmek mümkün değil. Kar erimeleri başladığında bir miktar artış bekliyoruz ancak bu yeterli olmayacak” dedi.
Yiğit, “Nüfus artışı, kullanım çeşitliliği ve özellikle turizm ile sanayinin yoğun su tüketimi bu dengeyi bozuyor. Eskiden daha çok tarımsal sulama yapılırken, şimdi turizm amaçlı kullanım öne çıkıyor. Evsel kullanımda bile tasarruf bilinci yeterli değil”
Sapanca Gölü’nü bekleyen tehlike ve ne yazık ki uzun zamandır gözümüzün önünde yaşanılan ihmaller zinciri ve gelinen son.
Sapanca Gölü, Sakarya ve Kocaeli’nin ortak içme suyu kaynağı olarak hayati önem taşıyor olmasına rağmen, turizm, tarım ve ekosistem açısından da büyük değer taşıyor olmasına karşın, özensizlik ve dikkatsizlik sonucu felaket son ile karşı karşıya.
Yiğit, Gölün yaşadığı bu akıbetin gerekçelerini sıralamış.
İnsan eliyle verilebilecek tüm zararları vermişiz, uzunca süredir böylesi bir tablo ile karşı karşıyayız. Bu hususta da defalarca bilimsel tespitler üzerinden ikazlar yapılmış olmasına rağmen, gelinen nokta ve karşılaştığımız manzara ortada.
İklim değişikliği, azalan yağışlar ve hepsinden önemlisi insan kaynaklı baskılar nedeniyle yaşanılan ciddi kuraklık sorunu.
Gölün geleceğinin daha kötü olacağı dikkati çekilmekte…
Mevcut seviyenin hala kritik eşik olan 30 kodunun altında olduğu, yaz ayları için ise daha da zor geçileceği uyarıları yapılmakta.
Yiğit, “Şu an yaklaşık 29.47 seviyesindeyiz. Kış ve ilkbaharda bu seviyedeysek, yazın artacak buharlaşma ve tüketimle çok daha olumsuz tabloyla karşılaşabiliriz”
Asıl tehlikenin ise gölü besleyen yer altı sularının kontrolsüz kullanımı olarak tespit yapılmakta, tehlikenin varacağı boyu olarak uzun vadede içme ve kullanma suyu kaynağı kullanımın mümkün olmayacağı yönünde.
Planlı su yönetimi ve gölün su bütçesinin doğru hesaplanması, çözüm yolu olarak sunulmakta.
Sapanca Gölü, dünü ve bugünü üzerine birçok kez yazı kaleme alındı, sempozyum düzenlendi ancak şu ana kadar gölü korumayabilmek adına yol kat ettiğimiz söylenemez.
Neyi eksik yapıyoruz ya da neyi anlamıyoruz bilemiyorum.
Sorunun tespit edilmesinde ve buna bağlı olarak çözüme ilişkin yol haritasında bilim dünyası başta olmak üzere, ilk elden gölün sorumluluğunu taşıyan kurumların ittifakı var, olmayan nedir anlamak mümkün değil.
Kontrolsüz su kullanımı dahil tüm eksiklikler son derece açık ve basitçe yaşanmakta.
Su kullanımda sağlanacak tasarruf, gölün korunması ve gölü besleyen yer altı kaynakların kontrolsüz kullanımın önüne geçilmesi, gölün geleceğinin yol haritası olacaktır.
Kaçak su kullanımın önüne geçmek, yağışların gölü beslemesini sağlamak ile yola koyulmalı, gölü besleyen derelerin ıslahı ve korunması.
Aksi halde bu kaçınca uyarı der, izlemeye devam ederiz.
Sapanca Gölü ve muhtemel akıbet, hepimizin seyri ile sona doğru hızlı ilerler…
KAYNAK: YENİ SAKARYA GAZETESİ