Günümüzde birçok kadın özellikle sabah uyandığında yüzünde şişlik, gün sonunda ayaklarda ödem, karın bölgesinde gerginlik ve tartıda ani kilo artışlarıyla karşılaşabiliyor. Çoğu zaman bu durumun tek sorumlusu olarak fazla tuz tüketimi görülse de ödem ve şişkinlik aslında çok daha karmaşık bir sürecin sonucu olabilir. Hormonal değişimler, yetersiz su tüketimi, stres, hareketsizlik, düzensiz beslenme ve bağırsak problemleri de vücutta sıvı tutulmasına neden olabilmektedir.
Kadınlarda özellikle adet dönemi öncesinde yaşanan hormonal değişimler ödem oluşumunun en yaygın nedenlerinden biridir. Östrojen ve progesteron hormonlarındaki dalgalanmalar vücudun su tutmasına yol açabilir. Bu süreçte birçok kadın kendini daha şiş hissederken tartıda birkaç kilo artış bile görebilmektedir. Ancak bu durum çoğunlukla yağ artışı değil, geçici sıvı tutulumu kaynaklıdır. Bu nedenle kısa süreli kilo değişimlerini doğru yorumlamak oldukça önemlidir.
Ödem oluşumunda dikkat edilmesi gereken bir diğer konu ise yetersiz su tüketimidir. Birçok kişi vücudunda şişlik olduğu zaman daha az su içmesi gerektiğini düşünür. Oysa yeterli su tüketilmediğinde vücut kendini korumaya alarak daha fazla sıvı tutmaya başlar. Gün içinde yeterli miktarda su tüketmek böbreklerin düzenli çalışmasını desteklerken aynı zamanda ödemin atılmasına yardımcı olur. Özellikle sıcak havalarda kahve ve çay tüketiminin artmasıyla birlikte su tüketiminin ihmal edilmesi ödem şikayetlerini daha da artırabilmektedir.
Beslenme düzeni de bu süreçte oldukça önemlidir. Paketli ürünler, işlenmiş gıdalar, hazır soslar ve fast food tarzı besinler yalnızca yüksek tuz içerikleriyle değil, aynı zamanda katkı maddeleri nedeniyle de vücutta şişkinlik oluşturabilir. Bunun yanında uzun süre aç kalmak, tek tip beslenmek ya da aşırı düşük kalorili diyetler uygulamak metabolizmayı olumsuz etkileyerek ödem problemini artırabilir. Özellikle hızlı kilo verme amacıyla yapılan bilinçsiz diyetler kadınlarda hormonal dengeyi bozarak daha fazla şişkinlik hissine neden olabilmektedir.
Bağırsak sağlığı da göz ardı edilmemesi gereken önemli bir faktördür. Sindirim sisteminin düzenli çalışmaması, kabızlık ve bağırsak florasındaki bozulmalar karın bölgesinde belirgin şişkinlik oluşturabilir. Bazı bireylerde süt ürünleri, gluten ya da gaz yapan besinlere karşı hassasiyet olması da şişkinlik hissini artırabilmektedir. Bu nedenle sürekli tekrar eden sindirim problemlerinde kişiye özel beslenme planı oluşturulması önem taşır.
Modern yaşamın beraberinde getirdiği stres de ödem oluşumunda etkili olabilir. Yüksek stres seviyeleri kortizol hormonunu artırırken bu durum vücutta su tutulmasına neden olabilir. Özellikle düzensiz uyku, yoğun tempo ve hareketsiz yaşam tarzı kadınlarda ödem problemini daha sık hale getirmektedir. Gün içinde kısa yürüyüşler yapmak, düzenli egzersiz uygulamak ve kaliteli uyku uyumak bu süreçte oldukça destekleyici olabilir.
Kaynak: YENİ SAKARYA GAZETESİ