İçinde yaşadığımız çağ, insanlık tarihinin en büyük gıda bolluklarından birine sahne olmaktadır. Market rafları her geçen gün daha fazla ürünle dolarken, yiyeceğe ulaşmak da geçmişe kıyasla çok daha kolay hale gelmiştir. Ancak bu bolluk tablosunun arkasında dikkat çekici bir gerçek bulunmaktadır: İnsanlar her zamankinden daha fazla tüketirken, aynı zamanda daha yetersiz beslenmektedir.

Günümüzde beslenme denildiğinde çoğu kişinin aklına ilk olarak kalori gelir. Oysa sağlıklı beslenme yalnızca karın doyurmak veya günlük enerji ihtiyacını karşılamak anlamına gelmez. Vücudumuzun sağlıklı çalışabilmesi için vitaminlere, minerallere, kaliteli proteinlere, sağlıklı yağlara ve lifli besinlere ihtiyacı vardır. Ne yazık ki modern yaşamın sunduğu hızlı ve pratik seçenekler, çoğu zaman bu ihtiyaçları karşılamaktan uzaktır.

Hazır gıdalar, paketli atıştırmalıklar, şekerli içecekler ve yüksek kalorili ürünler günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir. Bu ürünler kısa sürede tokluk hissi sağlayabilir; ancak içeriklerindeki yüksek şeker, tuz ve doymuş yağ oranları nedeniyle sağlık üzerinde olumsuz etkiler oluşturabilmektedir. Dahası, bu besinler birçok önemli vitamin ve mineral açısından oldukça yetersizdir. Sonuç olarak bireyler fazla kalori alırken, vücutlarının ihtiyaç duyduğu temel besin öğelerini yeterince karşılayamamaktadır.

Özellikle çocuklar ve gençler bu durumdan önemli ölçüde etkilenmektedir. Erken yaşlarda kazanılan yanlış beslenme alışkanlıkları ilerleyen yıllarda obezite, diyabet, kalp-damar hastalıkları ve çeşitli metabolik sorunların görülme riskini artırmaktadır. Sağlıklı nesiller yetiştirmek için çocukların yalnızca doyurulması değil, doğru beslenme konusunda bilinçlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır.

Bugün karşı karşıya olduğumuz en büyük sorunlardan biri açlık değil, yanlış beslenmedir. Sofralarımız dolu olabilir; ancak önemli olan hücrelerimizin de ihtiyaç duyduğu besinleri alabilmesidir. Gerçek beslenme, yalnızca mideyi doyurmak değil, vücudu ve sağlığı da beslemektir. Aşırı tüketimin yaygınlaştığı bu çağda, bilinçli beslenme alışkanlıkları geliştirmek hem bireysel hem de toplumsal sağlık açısından büyük önem taşımaktadır.

Kaynak: Yeni Sakarya gazetesi