Bölgemizin kaplıca olmanın ötesinde bir sağlık merkezi haline gelen Kuzuluk Tesisleri’nde geçen ve son derece yararlı olan 4 günlük tedavi ağırlıklı tatilimizi Sakaryaspor’un dün oynadığı Sandıklı maçı ve Kesici Muyo’nun cenazesi için kesip döndük şehre…
Önce o eski unutulmaz futbolcuyu yolcu ettik ebedi istirahatgahına, sonra da Sakaryaspor’u izledik Sandıklıspor önünde…
Biri, yani Sakaryaspor, şampiyonluğa oynayan 46 puanlı bir ekip olarak ilk üç arasında yer alırken, diğeri düşme mücadelesi veren son sıralardaki üç takımdan 27 puanlı Sandıklıspor…
Puanlarıve ligdeki konumları yanında ev sahibi olmanın getirdiği saha avantajına da bakınca kolayca kazanılacağı sanılan karşılaşma tam anlamıyla bir büyük kâbusa dönüşüyor, gol kovalarken gol yiyip sahadan yenik ayrılıyoruz…
Olacak iş değil…
Ancak önüne geçilmiyor ve maalesef oluyor…
Bu maçın telafisi ve izahı zor…
Önce söze Osman Hoca’yla başlayalım…
Takımını henüz tanıyamamış anlaşılan…
Ligin ilk yarısının en formda stoperi Sertaç ki oynadığı son maç da dâhil savunmanın en iyisiyken kenarda tutuluyor…
Bu maçta takımın ne yaptığını bilen, ayağına top yakışan en yetenekli oyuncusu Pusat’ı ise dışarı alıyor…
Bu ne fahiş hata böyle…
Yaptığı oyuncu değişikliği girenler açısından gayet yerinde ancak çıkanlar için aynı sözü söylemek mümkün değil…
Hal böyle olunca, bir de berbat hakem devreye girip kazanılan müthiş ve güzel kafa golümüzü iptal edince yenilgi adeta geliyorum dedi ve bir anda kontra atakla da gelip kapıya dayandı…
Neyse ki yukardakilerle aramız pek de açılmış değil…
Her an her şey olabilir bu ligde…
Yeter ki bu olumsuz havadan bir an önce çıkmayı bilelim…
Maçın üzüntüsünü ve kaybını bir tek şey unutturur bize, o dadeplasmandan gelecek üç puanla olur ancak…
Bakalım Sakaryaspor, Sandıklı yenilgisini unutup bunu başarabilecek mi!
Osman Hoca’ya bundan sonra teknik direktör değil de bir psikolog gibi hareket etmek düşüyor…
Ancak böyle çıkılır bu kâbustan…
Fazla bir şey söyleyip de hırpalamanın bir faydası olacağını sanmıyorum…
