Yazar / İlişki ve Evlilik Danışmanı

Gamze KARADAĞ

Erkekler peşinden koştuğu kadını

sonrasında neden sıkıcı bulur?

Bir erkek bir kadının peşinden koştuğunda aslında yalnızca onu değil, o kadına ulaşma sürecini ister. Sürecin içindeki belirsizlik, mesafe ve ihtimal duygusu arzuyu diri tutan asıl unsurlardır. Çünkü insan zihni kesinlikten çok ihtimalle beslenir. Henüz tam sahip olunmamış olan her zaman daha canlıdır.

İlişkinin başında erkek çabalar. Arar, yazar, plan yapar. Kadın hala kendi hayatının merkezindedir; kendi düzeni, sosyal çevresi ve öncelikleri vardır. Erkek o hayatın bir parçası olmaya çalışır. Bu çaba, ilişkide doğal bir gerilim ve çekim üretir. Çünkü ortada kazanılması gereken bir alan vardır.

Sorun şu noktada başlar; kadın, ilişkiyi koruma isteğiyle kendi merkezinden yavaş yavaş uzaklaşır. Önceliklerini değiştirir, gündemini daraltır, odağını tek bir kişiye toplar.

İyi niyetle yapılan bu kayma, ilişkinin dengesini fark edilmeden değiştirir. Artık mücadele alanı kapanmıştır. Çaba yerini alışkanlığa bırakır.

Bu durum çoğu zaman ‘erkekler zor kadını sever’ gibi yüzeysel bir cümleyle açıklanır. Oysa mesele zorluk değildir; değer algısıdır. İnsan doğası gereği emek verdiği şeye daha fazla anlam yükler. Emek ortadan kalktığında anlam da zayıflamaya başlar.

Aşırı ilgi, sürekli hazır olma hali ve hayatı tek bir ilişki eksenine indirmek karşı tarafta bir süre sonra keşfin tamamlandığı hissini yaratır. Keşif bittiğinde merak azalır. Merak azaldığında heyecan düşer. Heyecanın düştüğü yerde ise duygu yerini sıradanlığa bırakabilir.

Burada kadınların yaptığı en büyük hata, sevgiyi artırmanın ilgiyi artırmakla mümkün olduğunu sanmalarıdır. Oysa çekim, iki tarafında kendi alanını koruduğu bir dengede güçlenir. Kendi hayatı, hedefleri ve sınırları olan bir kadının yanında olmak erkeğe her zaman bir tercih alanı olduğunu hatırlatır. Tercih edilen olmak, garanti olmaktan daha güçlüdür.

Sağlıklı bir ilişkide kimse kimsenin peşinden sürüklenmez. İki taraf da yürür, iki taraf da katkı sağlar. Denge korunursa çekim korunur. Denge bozulduğunda ise heyecanın azalması kaçınılmaz olur.

Sonuç olarak mesele erkeklerin çabuk sıkılması değil, ilişkinin ritminin tek taraflı değişmesidir.

Bir kadın kendi merkezinde kaldığı sürece hem değerini hem de çekiciliğini korur. Çünkü en kalıcı bağ, bir tarafın vazgeçmemek için tutunduğu değil, iki tarafın da isteyerek içinde kaldığı bağdır.

Sevgilerimle…

Mail: [email protected]

KAYNAK: YENİ SAKARYA GAZETESİ