Her Ramazan ayında ilimizi, ülkemizi ve dahi İslam alemini sarar huzur ve bereket…

Manasını idrak edenlere ne mutludur ki orucun yalnızca aç kalmaktan ibaret olmadığı şuuruyla, teslimiyet ve sabır ile geçirir bu mübarek ayı…

Manevi huzurun hakim olduğu sokakları, iftar vaktine yakın saran yemek kokuları, birbirine yardım eden, derdiyle dertlenen, mutluluğuyla mutlu olan birbiriyle kan bağıyla olmasa da hal bağıyla bağlı binler buluşur aynı sofralarda…

Kardeşliğin pekiştiği, yardımlaşmanın zirveye çıktığı bu mukaddes günlerde, ne yazık ki üzücü olaylar da yaşanır, duyunca içimizi dağlayan, bizleri derin düşüncelere gark eden…

Yine öyle oldu… Aynı gün farklı yerlerden geldi iki cinayet haberi…

Haberleri okurken aklımdan, birkaç yıl önce yine böyle bir Ramazan ayında yaşanan bir cinayetin ardından kaleme aldığım yorumum geldi aklıma…

Malum, hafıza-i beşer nisyan ile maluldür…

Yıllar geçmesine rağmen huzur ayında yine cinayetler işlenmesinin verdiği hissiyatımı satırlara döktüğün yorumu istedim ki paylaşayım sizlerle bir kez daha…

Ramazanın huzur ayı olduğunu dile getiren önceki günkü yazımda bu kutlu ayın özelliklerini sıralarken küslerin barışmasından, cinayetlerin azalmasından söz etmiştim…

İstisnalar kaideleri bozmaz bilirim bilmesine de…

Serdivan’da bir kişinin çıkıp üç kuruşluk dünya malı için ailesini kurşun yağmuruna tutacağı hiç ama hiç aklıma gelmezdi…

Oysa ramazan ayı tüm kötülüklere dur diyen sihirli bir iklimi taşır beraberinde İslam alemine…

Okuyunca cinayet haberini adeta yıkıldım…

Nasıl olur da bir insan, hele de şu mübarek ayda böyle canice kıyar aynı kanı, canı taşıdığı yakınlarına…

Olacak şey değil, sebep ne olursa olsun!

Dileğim böyle bir olayın tekrar yaşanmamasından yanadır…

Bu son olsun isterim…

Mübarek ramazan ayını kana bulayan insan, şimdi oturup ne yaptığını bir düşünsün…

Allah’ın verdiği canı, O’ndan başkasının alması kadar lanetlenmiş bir başka olay olmasa gerek…

Tolstoy’un “Bozulduğu zaman insandan daha korkunç bir yaratık yoktur.” sözünü doğrulayan cinayetin üzüntüsü Serdivan’ı, şehrimizi kaplarken, durgun suya atılan taşın çıkardığı halkalar gibi genişleyip tüm yurdu kaplayacaktır sanırım…

Şu mübarek günlerin sihirli ikliminden, getirdiği huzurdan, iftar akşamlarının verdiği hazdan bahsetmek varken, böyle insanın içini acıtan bir cinayetle karşılaşmak, insanlığın geldiği noktayı göstermesi açısından da üzüntü verici ve de düşündürücü olsa gerek…

Yüce Mevlam tüm insanlığı böyle canice cinayetlerden korusun ve de bu olayın getirdiği derin üzüntüden tez elden kurtarsın…”

Bu duygu ve düşüncelerle, Ramazan ayının ruhunu içselleştirebilen, her bir gününü layıkıyla idrak edebilen herkese, Bizim Bahçe’den “Peygamber çiçekleri” gönderelim istedik…

Kaynak: YENİ SAKARYA GAZETESİ