Geçen hafta başında ilin gündemine taşıdığımız 1/25 binlik nazım imar planı sivil toplum örgütlerinin de gündemine girdi, geç de olsa…
Sedat Kirtetepe ile Çark Caddesi’nin kesiştiği yere yapılacak kavşak ve caddenin bir tarafından genişletilerek 30 metreye çıkarılacak oluşuyla başlayan tepkiler, askıya çıkarılan plana yapılan toplu itirazlara yol açtı.
Görüyoruz ki ilimizi ilgilendiren bu hayati konuya bizim dışımızda tek bir gazete, o da bir haftalık uyuma süresini takiben ilgi gösterdi.
Şu anda ilimizi bu denli ilgilendiren ve fırtınalar estiren bir başka konu yok oysa…
İnşaat Mühendisleri Odası’nın plan üzerine yaptığı değerlendirme de gösteriyor ki, bu sorun uzun süre daha ilin gündeminden düşmeyecek ve bu hamur çok su götürecek.
Planda, üzerinde durulup düşünülecek ve değerlendirecek çok konu var.
Bunların büyük bölümü gazetemizde yer aldı, almaya da devam ediyor.
Haberin gazetemizde yayınlanmasını takiben yoğunlaşan telefon, mesaj ve ziyaretçi trafiği, konunun ciddiyetini ortaya koyacak boyutlara ulaştı…
İlimizde mevcut su dolum tesisleri, yeşil alanlar, depremlerde kurulacak prefabrik konutlar, çadır alanları, tarım alanları, kavşaklar, konut alanları gibi uzayıp giden konulara yer veren plan, belli ki ihaleyi alan şehir plancıları tarafından masa başı incelemesi sonucu hazırlanmış.
E-5 üzerindeki Sakarya Köprüsü’nden önce, işlevi kafa karıştıran yarım ay şeklinde bir kanala yer verilmiş projede…
HES arkası biriken suyu tahliye edeceği izlenimi edindiğimiz kanal, SATSO binasını içine alıp, bazı petrol ofislerine uğrayıp TOPÇA’yı da içine katarak yeniden Sakarya Nehri ile birleşiyor.
“Bu pahalı kanal projesine ne gerek var, niye yapılıyor?” diyenlere göre yapılabilirliği mümkün görünmüyor.
Kafa karıştıran çizimlerle dolu 1/25 binlik plana itiraz süresi dün doldu.
Şimdi sıra planın revize edilmesine gelmiş olmalı…
Planın gündeme taşınmasıyla gözlerine uyku girmeyen işyeri sahiplerini rahatlatacak açıklama, bizzat Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu tarafından yapıldı.
Dörtyol kentsel dönüşüm projesi de aynı sıkıntıları oluşturmuş; uzun müzakere, temas ve incelemeler sonrası, proje askıya alınmıştı.
Sanırım bu konuda da aynı yol ve yöntem uygulanacak.
Şimdilik diyeceğimiz odur ki, telaşeye gerek yok.
Bir gerçek var ki, düzensiz bir yapılaşma ve planlama sonucu meydana çıkan tablodan rahatsız olan önemli bir kesim var bu ilde…
Şehri daha bayındır ve yaşanılır kılacak, vizyon katacak yeniliklere, sağduyu sahibi her vatandaşın belirli ölçülerde katılması kaçınılmaz.
Konuya, bir de bu çerçeveden bakmak gerekir diye düşünüyorum.
Sanırım bir uzlaşma zemini oluşacak ve şehrimiz çarpık yapılaşmanın getirdiği yanlışlardan arınmış, uygar ve güzel bir il görünümü alacak.
Bu doğrultuda yola koyulan Büyükşehir Belediyesi’nin, vatandaşla el ele bir çözüm bulacağına inanıyorum.
Aksi halde ve yerel seçimler öncesi iktidar partisi kendi ayağına kurşun sıkmak gibi bir tavır sergilemiş olur ki, bu riski ne Büyükşehir Belediyesi ne de AK Parti göze alabilir.