İlimizde sayıları itibariyle marjinal grup olmaktan öte gidemeyen ve kendilerini “Sosyalist, komünist” gibi sol tandanslı gösterenler arasında öyleleri var ki, insan onları görünce şaşırıp kalıyor.
Fikirleri ayrı, yaşantıları ayrıdır onların…
Giydikleri markadır…
Bindikleri jeeptir…
Yüzme havuzlu sitelerde otururlar...
Çocuklarını devlet okulları yerine, pahalı özel okullarda okuturlar…
Marka yerlerde buluşur, oralarda yer içerler…
Lüks yerlerde yazlıklara çıkarlar…
Bu örnekleri daha da uzatmak mümkün…
İstisnalar dışında, sol fikirlerden beslenip burjuva gibi yaşayan bu çifte standartlı kişiler “Gezi Parkı direnişleri nedeniyle” ellerini ovuşturup toplantı üstüne toplantı yapıyor, ülkenin diğer yerlerinde olduğu gibi şehrimizde de…
İmkanlarını sağ iktidarlar döneminde arttırırlar…
Unuturlar, sözde gönül verdiği partiler döneminde yaptıkları işleri…
Onlar biliyorlar ki tehlike sağ partilerden gelmez…
O nedenle, şuur altına çöreklenmiş gerçek duygularını gizleyip, suret-i haktan gösterip kendi geleceklerini uzak da olsa bir iktidar değişikliğine karşı koruma altına alma hareketinden başka bir şey değildir aslında yaptıkları…
Sosyalist felsefeyi istismar edenlere örnek çok bu ilde…
İş aleminde, sanatta, siyasette ve medyada yapın bir araştırma…
Göreceksiniz kimler olduğunu…
Hep sisli havayı severler ve kollarlar saldırıya geçmek için, tıpkı bugün olduğu gibi…