Hafta içi bir gün, eşimle Adapazarı’ndaki bir kitapçıda dolaşıyoruz. Eşim, elinde Müşfik Kenter’in seslendirdiği Orhan Veli şiirlerinden oluşan Bir Garip Orhan Veli albümüyle rafların arasından yanıma geldi. Çok sevdiğimi bildiği için alıp bana hediye etmek istemiş. Hayır diyebilir miydim? Müşfik Kenter ve Orhan Veli bir arada! Kaç kez dinlemişimdir Allah bilir, rahmetli Kenter’in o ruhu okşayan sesinden Orhan Veli şiirlerini. Albüm masamda duruyor, bir hazine gibi değerli benim için.

Geçen haftaki yazımda, İstanbul’da yıllar evvel yaşadığım mutlu bir nisan gününden söz ederken Orhan Veli’den de bir alıntı yapmıştım, “Deli eder insanı bu dünya!”. Daha sonra fark ettim ki, Orhan Veli ile şu üç şey arasında ilginç bir ilişki var: Yaşamak, şiir ve nisan.

Nisan, hakkında en çok söz edilen, şiirlerde, şarkılarda sıklıkla adı geçen aylardan biri. “Nisan, aylardan en zalimidir” diyor mesela T. S. Elliot “Çorak Ülke” şiirinde.Böyle kötümser bakmış nisan ayına.Orhan Veli ise başka türlü bakıyor, “Nisan” başlıklı şiirinde:

İmkânsız şey
Şiir yazmak
Âşıksan eğer
Ve yazmamak,
Aylardan Nisansa

Belli ki yaşamak da Orhan Veli’ye göre asıl nisan ayında yaşamaktır. Öyle bir sevinç ve heves duyuyor içinde. Acaba şairin nisan ayında doğmuş olmasıyla ilgisi var mı bunun? Evet, bu yıl Orhan Veli’nin doğumunun yüz üçüncü yıl dönümü.1914 yılının 13 Nisan günü, Beykoz’da doğmuş “Garip” şairi. Türk şiirini alt üst etmiş Oktay Rifat ve Melih Cevdet’le birlikte. Kurallara, klişelere, alışıldık ne varsa hepsine karşı çıkmış ve 1950 yılının kasım ayında aramızdan göçüp gitmiş.Öldüğünde otuz altı yaşındaymış şair. Benden bir yaş küçükmüş. Kısacık bir ömür yani…

Yaşamanın tadını en çok nisan ayında alan Orhan Veli, en bilinen şiirlerini de yine doğduğu ayda yazmış. Kendisini anlattığı, bir otoportre özelliği taşıyan “Ben Orhan Veli”şiirini de, o çok meşhur olan fakat kendisinin sonraları “Onları gündeme gelmek için yazdık” itirafında bulunduğu “Kitabe-i Seng-i Mezar” yahut nam-ı diğer Süleyman Efendi şiirini de!Başka şiirleri de var elbette bu ayda kaleme aldığı. Doğduğu ay, en velut olduğun ay sanıyorum şairin.

Şimdi yine bir nisan ayında İstanbul’dayım.Yıl, 2017… Aylardan Nisan…  İstanbul ve şiir… Ve yaşamak!  Hava ılık, boğaz sisli… Erguvanlar yeni yeni açıyor. Ne güzeldir erguvanları nisanda İstanbul’un, rengi, kokusuyla. Ne güzel, bir şairi, Orhan Veli’yi anarak yürümek İstanbul’un sahilinde, sokaklarında…Hava bedava, su bedavadan hallice…GüngörmüşBoğaziçi’ni seyretmek, martıların süzülüşünü, vapurların denizi yararcasına gidişini… Oltalarda pul pul balıklar, çocuk kahkahaları parklarda…Orhan Veli gibi, İstanbul’u dinliyorum, kapatıp gözlerimi!

Ve diyorum ki, yaşamak varsa umut hiç bitmiyor, aylardan nisansa… Bazen sadece bakmak ve dinlemek yetiyor nisan ayında şehri. Yetiyor, ne kadar sevdiğini anlamak için Allah’ın seni! Orhan Veli haklı. Bir nisan gününü böyle yaşamışsan eğer, gerçekten imkânsız şey şiire ve aşka müptela olmamak. Ve imkânsız, inanmamak Allah’a!