Dikkat•Attention•Attenzione / üç dilde de telaffuz etmek istediğim bu kelimenin anlam kökeninin ufalama ve inceltmeye dayandığını biliyor muyduk veya bir kere de olsa duymuş muyduk?

Beyinlerimiz nöronsal yolculuğunda bir ana ne kadar odaklanabilirse, üzerinde ne kadar zaman harcayabilirse, bu anı modüllerine ayırıp daha rahat işleyebiliyor. Tıpkı kelimenin anlam kökeninde bahsettiğim gibi, idrak etmeye çalıştığımız kişiyi, durumu veya objeyi bilinç düzeyinde ufaltıyor ve inceltiyor. Tıpkı akan bir nehirde taşların ufalıp, ulaşması gereken noktaya daha çabuk varması gibi biz de dikkatimiz sayesinde algılamaya çalıştığımız herhangi bir şeyi beynimizde doğru noktaya daha hızlı ulaştırıp, işleyebiliyoruz.

Anın tadını çıkarmak ve zamanın kıymetini anlamak, bu yüzden bulunduğumuz anın içerisinde yer yer sıkılmakla ve stabil şekilde ilerleyebilmekle mümkün oluyor. Dikkatimizi geliştirmenin çok önemli bir yolu, uğraşlarımız esnasında daha çok ufaltma ve inceltme yaparak bilincimizi daha aktif hale getirmek, yani sıkılmış hissedip o anı terketmemek. Bugünlerde alışkanlıklarımız tüketmeye dayalı olsa da, hızlı tüketim günün sonunda dikkatimizi toplayabilmemiz hususunda bizleri zararlı çıkartabiliyor.

Sonuç olarak; sıkılmak, zihnimizin o anı sindirmek için ihtiyaç duyduğu sessiz bir laboratuvardır.Bir dahaki sefere boşluğa düştüğünüzde eliniz hemen o hızlı tüketim araçlarına gitmesin. Bırakın zihniniz o anı ufaltmaya, inceltmeye ve gerçekten idrak etmeye devam etsin. Çünkü hayat, sadece hızlıca akıp gittiğimizde değil; yavaşlayıp o nehrin taşlarını ufalayabildiğimizde derinlik kazanır.

KAYNAK: YENİ SAKARYA GAZETESİ