Sakaryaspor’da sakatlık aldı başını gidiyor…
Sanırsınız ki futbolcuların yaşı otuzların üzerinde…
Oysa daha bunlar futbol yaşamlarının baharında, çoğu yirmiye yeni merdiven dayamış gençler…
Fizik olarak en sağlam olmaları gereken yaştalar…
Kimi menüsküs, kiminin çapraz sağları kopuk, kiminin kılı dönmüş, kiminin tüyü dökülmüş…
Bunu on yıllık futbol mazisinde kendi hatasının dışında gelişen ve bir haftada geçen bir sakatlık yaşayan eski bir futbolcu olarak içime sindiremiyorum bir türlü…
Beslenmede mi, idmanlarda mı, yoksa teknolojide mi kabahat?
Gençler sapır sapır dökülüyor…
Bu seriye son olarak “Sakaryaspor’da yeni bir Oğuz doğuyor” diye ümitlendiğimiz Kerem de eklenmiş…
Bu yaşta bıçak altına yatan bir futbolcudan ne hayır gelir…
Birilerinin Sakaryaspor’daki bu tehlikeli gidişata dur demesi gerekmez mi?
Yoksa Sakaryaspor revirinde yatıracak yer bulamayacağız bu çocuklara…
Futbolcu cephesindeki tablo işte böyle, son derece dramatik…
Yönetim ise gençleri motive edecek, derdine derman olacak yerde, kaderleri ve kederleriyle baş başa bırakıp “Kalan sağlar bizimdir” anlayışıyla hareket ediyor anlaşılan…
Bu durumdaki bir takım ligin tepesine çıkacak değil ya, elbette alt sıralarda bir yere oturacaktır…
Klasmandaki tablo ile genç futbolcuların sağlık sorunu bire bir örtüşüyor, ne yazık ki…
Nasıl çıkılır bu kriz ortamından…
Arap Sadun ne yapsın şimdi…
Elindeki malzeme bu…
Doluya koysa almaz, boşa koysa dolmaz…
Hadi yap pilavı diyorlar o da çırpınıp duruyor…
Bu mutfaktan ola ki lezzetli yemek çıkarmak Sadun Hoşbay’ı değil ilin, ülkenin gündemine taşır…
Aksi halde “Benden bu kadar” deyip göbeğini kaşır…