Bir zamanlar sert yumruklarıyla çıktığı ringlerde Batılı rakiplerini devirip Avrupa şampiyonu olan Cemal Kamacı, aktif spor hayatından sonra siyasete atıldı.
Rahmetli Erbakan hocanın siyaset sahnesindeki en renkli dava arkadaşı oldu kısa sürede…
Meydan meydan, şehir şehir dolaşıp partisinin başarısı için nefes tüketti.
Recep Tayyip Erdoğan İstanbul Belediye Başkanı iken, adına spor salonu yaptırdı.
Hapse girmesi sırasında kalacağı hücreye kadar yanında bulundu.
Daha sonra onun kurduğu partiye gözü kapalı katıldı, kurucular kuruluna girerek…
Çok zaman olmuştu görüşmeyeli…
Memleketin ahvalinden söz ettik.
Başladı anlatmaya…
“2002 yılı öncesiyle, içinde bulunduğumuz yılda geldiğimiz noktayı karşılaştırmak, sanırım bu sorunun cevabı olur cümlesine devamla,
- Hazinesi talan edilmiş bir ekonomi,
- Sağlık sektörü dibe vurmuş bir ülke,
- Deniz, hava, kara ve demiryolları yatırımları yerinde saymış,
- Kalkınma hızı durmuş, yüksek enflasyon almış başını gitmiş,
- Sosyal güvenlik iflasın eşiğinden dönmüş,
- Dışta itibar, içte istikrar kalmamış bir ülkeyi teslim alan AK Parti hükümetinin, bu alanlarda bugün yaptıkları ortada.
Halk bunu biliyor ve değerlendirmeyi sandık başında öyle yapıyor.
Oy oranını yüzde ellilerin üzerine çıkarmış, üstelik üç dönemlik iktidarları sırasında bir şekilde yıpratılmak istenmiş,
- Demokrasiyi her on yılda bir kesintiye uğratan zihniyeti ortadan kaldırmış.
IMF’ye borcunu ödeyip, borç verir hale gelmiş bir ekonomi…”
Baktık anlatacakları ve sıraladıkları uzayıp gidecek, girdik lafın ortasına…
Bilmem Cemal Kamacı’ya katılır mısınız?
Ben bekledim, zaman zaman yaptığı sivri çıkışlardan birini yapsın…
Ama öyle olmadı.
Hükümet adına ağzından bal damlıyordu sanki…
Sabah sporlarını, akşam koşularını ihmal etmeyen Cemal Kamacı, yaşı yetmişi aşmış ama hala güçlü, zinde ve de ülke sorunlarına duyarlı…
O artık partinin ağır abisi olarak duruyor geride ya da ben öyle hissettim.