Büyükşehir, şehir içi trafiğin yanında şehir içini güzelleştirme çabasında. Orhan Cami duvarları yıkılarak şehre yeni bir meydan kazandırma çalışmaları yürütüyor.

Yeni meydanlar, park bahçeler oluşturmak hiç kuşku yok ki doğru istikamet.

Her geçen gün yeni göçler ile artan nüfus yoğunluğu ve ihtiyaca cevap veremeyecek bir durumda şehir merkezi. Alternatif caddelerin oluşturulması, mevcut caddelerin genişletilmesi ve meydanlar neresinden bakarsanız bakın doğru.

Bu şehrin yakın geleceğine dair öngörülen nüfus artışı daha da sıkışık bir merkezi gösteriyor. Onun içindir ki planlamayı bugünden doğru yapmak lazım.

Gar meydanında ki sorunların çözülmesi bir an evvel düzenlemenin yapılarak şehrin önemli merkezlerinden biri haline dönüştürülmesi hem estetik açısından kazanım hem de haraket kabiliyeti açısından kazanım olacaktır.

Bir taraftan yeni meydanlar ve parklar kazandırılırken diğer taraftan Atatürk Bahçesi denilen parkın yıkılarak cami yapalım çalışması da oldukça anlamsız. Bu projenin üzerinde durmayı ve bu konu üzerinde tartışma yaratmayı da gereksiz görüyorum.

Şehir merkezi dar bir alana sıkışmış, bu sıkışıklığı açmanın yolu yeni hizmet binaları getirmek değil aksine olanak var ise mevcut hizmet binalarının yıkılarak alan kazanma gayreti gösterilmeli.

Aksi halde günü dahi kurtaramıyoruz ki, yarına nasıl yatırım yapalım?

Bugün trafiğin içinde bulunduğu sıkışıklık büyük kentleri aratmayacak durumda. Trafik yoğunluğu şöyle bir gerçeği de ortaya koyar, bir alan da yoğunluk varsa bu yoğunluk o bölgenin ticari yaşamını da tetikler, artı değer katar.

Bunu yaparken kantarın topuzunu kaçırmadan trafik çilesi haline dönüştürmeden yapmayı becermektir asıl olan.

Bir taraftan trafik akacak diğer taraftan da ticaret beslenecek. Bunu yapmanın yolu güzergâh değişimimidir yoksa mevcut düzen ile bunu aşmak mümkün değil, alt geçitler üst geçitler oluşturmak mıdır?

Yapılması gereken her ne ise, üzerinde çalışılmalı ve vizyon konulmalı. Bu anlamda yol yakın bugün planlamak yarını kurtaracaktır.