Geçen hafta bir takım gruplar, yürüdü meydanlarda…
Kimi kadınlara yönelik dehşeti protesto edip kadın haklarını dile getirdi, kimileri de hükümetin başlattığı ve sağlam adımlarla yürütmeye çalıştığı barış sürecini atıp bir kenara, suyu bulandırmaktan öte bir şey kazandırmayan sloganlar atıp yürüdü…
Yürüdüler de ne oldu, ne elde ettiler…
Yürütülen barış görüşmelerine destek verecekleri yerde, halkın sinir ve sabır katsayısını zorlamaktan gayri bir kazançları (!) olmadı sanırım…
Kardeşlik türkülerinin yakıldığı ve barış arzusunun tavan yaptığı bir dönemde, ‘analar ağlasın, acılar yürekleri dağlasın’ isteyen terör çıkarcılarının, bugüne kadar hiç böylesi görülmeyen bir huzur ve barış sürecini baltalamaya ne hakları var, ne de onlara böyle bir fırsat tanınır, zira burası Sakarya, benzemez başka ile…
Ok yaydan fırladı “Huzur ve barış” adına atılan adımların geriş dönüşü yok.
Bu böyle bilinirken, niye yangına elde benzin gidilir!
Geçen hafta sonu işte böyle talihsiz bir yürüyüşe sahne oldu şehir meydanları…
Neyse ki gelinmedi oyuna…
Suyu bulandırmak isteyenler gitsin, bu saatten sonra koyuna…