Cumhuriyet tarihinin belki de en kritik ve stratejik öneme haiz seçimlerinden birine yaklaşıyoruz…
Her partide saha çalışması doludizgin sürüyor…
Parti milletvekili adayları ve sözcüleri, değişen ve gelişen siyasi terminolojiye ayak uydurdukları sürece başarılı olacaklarını, aksi halde geçmişin ucuz politik söylemleri içerisinde boğulup kalacaklarını bilmelidirler…
Bu nedenle başlatılan saha çalışmalarında realist yaklaşımlar sergilemelidirler…
O klasik ucuzcu ve afaki suçlamalarla yapılan seçim propagandaları hiçbir işe yaramadığı gibi, hiçbir getirisi de olmadı bugüne değin…
Yaklaşık 20 yıldır yapılan seçimlerde halkın tercihi hangi doğrultuda ve neye göre şekilleniyor bunun hesabını tespitte doğru yolu takip etmeyenpartiler daima hüsrana uğraşmışlardır…
Bu dönemde de değişmediği sürece stratejileri onlar adına sonucun hiç de iç açıcı olmayacağı açıktır…
Her parti iktidara gelince neler yapabileceğini, neler düşündüğünü ve halka verilen sözlerde ne derece samimi olduğunu açık seçik ortaya koymadıktan gayrı vatandaştan oy beklemesin…
Sandıktan çıkmak yerine sandıkta boğulur kalırlar…
Partileri bu açıdan seçime hazırlayan aktörler değişim ve dönüşümü dikkate alan siyasi sözcüklerle plan ve projeler üretmek ve geliştirmek zorundadırlar…
Örneğin MHP, AK Parti’nin GENAR tarafından yapılan anket sonuçlarını ters yüz edip karşı atağa geçmek yerine tez elden aynı ya da benzer güçlü bir anket firmasına kamuoyu araştırması yaptırıp bunun üzerinden propaganda çalışmalarını yürütmelidir ki prim yapabilsin…
Böyle yapmayıp diğer partilerin sözcüleriyle girilecek laf kavgası ya da onları suçlamakla geçirilecek zaman geçmiş dönemlerde olduğu gibi işlerine yaramayacak aksine sandık mağlubu olmalarına yol açacaktır…
Şurası muhakkak ki halkımız yapılanı ve yapılmak isteneni değerlendirmede gerçek bir bakış açısı yakalayıp tercihini ona göre yapıyor, günümüzde…
İşin bundan sonrası partilere kalıyor…
İster eskinin demode ve prim yapmayan alışkanlıklarına sığınıp çıkarlar yola, ister yenilerler kendilerini ve halkın kazanırlar teveccühünü…
O nedenle diyoruz ki “Her parti baksın kendi işine”…
Gittikçe hırçınlaşacağı ve sertleşeceği izlenimi doğuran propaganda döneminde akıllı, sakin ve ne yapacağını anlaşılır bir dille seçmenle paylaşan partilerin olacaktır zafer hiç kuşkusuz…