Bu bir manifesto.
Öfkeyle değil, vicdanla yazılmış bir hatırlatma.

Ben polis olmayı hayal ettim.
Üniformayı giymeyi, gecenin bir yarısı birinin kapısına huzur götürmeyi,
“Buradayım” diyerek korkuyu susturmayı hayal ettim.
Olmadı.
Hayat bedenime başka sınırlar çizdi.
Ama şunu kimse inkâr edemez:
O üniforma kalbimde giyildi.

Polise uzanan el, sadece bir memura uzanmaz.
O el;
bir annenin evladına duyduğu endişeye,
bir babanın nöbette geçen uykusuz gecesine,
bir çocuğun “babam görevde” diyerek bekleyişine uzanır.

Polise mukavemet, güce karşı cesaret değildir.
Hukuka başkaldırıdır.
Düzene meydan okumadır.
Toplumsal vicdana atılan bir yumruktur.

Ben polis olamadım.
Ama bilirim:
Polis, düşman değildir.
Polis, intikam almaz.
Polis, öfkeyle değil, yeminle hareket eder.

Sokakta düzen varsa,
evde huzur varsa,
gece ışıklar yanıyorsa,
orada bir polisin sessiz emeği vardır.

Mukavemet eden bilsin:
Karşında yalnız bir insan yok.
Karşında kanun var.
Karşında bu milletin ortak iradesi var.

Bu manifesto bir tehdit değil.
Bu, bir hayalin içinden konuşan bir duruştur.
Polis olma hayali yarım kalan birinin,
polisin onurunu tam savunma sesidir.

Ve şunu unutma:
Polise karşı gelen,
aslında huzura karşı durur.
Ama huzur, er ya da geç,
daima ayakta kalır

Rukiye Türeyen
Engelsiz Dizeler

Kaynak: YENİ SAKARYA GAZETESİ