Kendi ifadelerine göre “Akil” değil, “Makul” insanlar grubunun şehrimize geleceği duyurulunca başladı, tartışmalar kamuoyunda…
Önce basit bir dedikodu halinde yayılırken etrafa, giderek şiddeti artmaya başladı…
Birileri “Ortalık gerilsin” diye attı oltayı fitne denizine…
Dedi “Ne çıkarsa bahtıma”
Çok geçmeden emeline ulaştı.
“Akiller şehre sokulmayacak…
Dörtyol’da karşılanıp tepki gösterilecekti…”
Söylenenler, giderek şiddetini artırdı…
“Sokağa çıkamaz, otele giremez” hale getirmek için, ellerinden ne gelirse yapacaklardı, akillere karşı…
Bu tür söylentiler alıp başını giderken, sanırım iki şey isteniyordu.
A- İktidar ve Emniyet tarafı karşılık versin.
B- Akil insanlar etkisizleştirilsin.
Hal böyle olunca, Emniyet güçleri harekete geçti.
Önlem alındı.
Kimseye antidemokratik bir müdahale hakkı tanımamak adına gerekenlerin yapılacağı bildirildi önceden…
Milletvekili Ayhan Sefer Üstün de tehlikeyi sezmiş ve kokuyu almış olmalı ki, “konuklarımıza, bize yakışır bir karşılama yapılmasını”, aksi halde yasa dışı her tepkinin cezalandırılacağına yönelik bir açıklamada bulundu.
İyi ki de bulundu...
Ya bulunmasaydı…
Uyarıya rağmen, “Halka bir şey empoze etmeye gelmediklerine”, katıldığımız toplantıda şahit olduğumuz sözleriyle, kendilerine “Akiller” denmesine karşı çıkan, hepsi birbirinden değerli, dört makul insana karşı otel önünde ve içinde konu dışı sözlü, pankartlı saldırıda bulunmakla ne elde edildi, ne değişti…
Eğer Ayhan Sefer Üstün konuya dikkati çekmeseydi ve Emniyet gerekli önlemleri almasaydı, “Barış sürecini” tehlikeye sokacak bir kıvılcımın Sakarya’da çakılmayacağı garantisini kim verebilirdi!
Böyle vahim bir tehlikeye dikkati çekerek, akiller toplantılarının amacına uygun başlayıp sona ermesine vesile olan birinin -ister milletvekili, ister etkili bir vatandaş ya da sıradan bir Adapazarlı olsun- milletten özür dilemesi mi gerekir; yoksa milletin ona teşekkür etmesi mi!..
Koyun elinizi vicdanınıza ve iyi niyet yoksunu kişiler yerine, duyarlı ve sağlıklı bir düşünce sahibi olarak siz verin kararı…
Bilin ki bu ülkede sizin sözünüz son 10 yılda gür ve etkili çıkıyor.
Eğer öyle olmasaydı, yaklaşık kırk yıla dayanan, ülkeyi her açıdan çökertip kan gölüne çeviren terör belasının sonuna gelinir miydi hiç!