İlimizin tanınmış yatırımcılarından Kenan Sakallıoğlu, konuğumuzdu dün...
Böylesine duyarlı, saygın bir Sakaryalı işadamıyla bir araya gelince, sohbetin rengi, tadı ve heyecanı da bir başka oluveriyor.
1949 ile 1971 yılları arasında yaşadığı Uzunçarşı'yı ve çarşının unutulmaz esnafını konuştuk önce, nostaljik duygular içerisinde...
Sonra da söz, açılışına sayılı günler kalan Elmas Otel'e geldi.
Bir nefeslik ziyaret, laf lafı açınca, yaklaşık iki saate varıp dayandı.
O anlattı, biz dinledik.
Biz konuştuk, O hayret etti.
Sonra da "Sen de az değilmişsin hani" esprisini patlatıverdi.
Elmas Otel, 5 yıldızlı ve şehir merkezinde bir büyük ihtiyacı karşılayacak kapsamlı planlamanın ürünü olmuş.
Otelin niteliklerini dile getirirken, Kenan Bey'in adeta gözlerinin içi gülüyordu.
Bodrum katı, lüks bir otelde aranan tüm özelliklere sahip şekilde dizayn edilmiş.
Üst katlarda 7'si kral dairesi olmak üzere, 280 odaya sahip Elmas Otel'de yok, yok.
Otel adına hiçbir masraftan kaçınılmamış.
Kapalı alan ve bahçe düzeni 10 dönümlük bir alana yayılmış.
Bugüne değin şehir merkezinde yapılan otellerin en görkemlisi olacağı belirtilen otelin yapımı ve tefrişi için ülkenin en gözde kurumlarıyla anlaşılmış.
Sakarya'nın yaşayan en dinamik hafızası olarak bu şehir adına heyecan duyan, yatırım yapan, hayırsever işadamı Kenan Sakallıoğlu, 5 yıldızlı muhteşem otelinde bu defa alkole yer vermeyecek.
Yakında tanıtımı yapılacak.
Az kalmış eksiklerinin giderilmesine.
Daha sonra söz, Uzunçarşı'yı konu edinen yazımıza geldi.
Eksik bıraktıklarımızı tamamladı Kenan Bey.
Uzunçarşı deyince unutamadığı esnafın başında gelen Kuyumcu Sarraf Mehmet Efendi'den söz etti övgüyle...
Belli ki Sarraf Mehmet Efendi, Kenan Sakallıoğlu'nda farklı bir yeri olan unutulmaz işadamlarından biri olarak kalmış...
Çarşının tanınmış işadamları arasındaki ünlü doktor Fikri Alican'ın babası Hakkı Alican'dan Ramis Elgin'e, Hilmi ve Hakkı Yünüaklar'dan Cevdet ve Kamil Karagülle'ye uzanan esnaf halkasına yönelik çarpıcı hatıralardan söz etti.
Yüreği Adapazarı sevgisiyle dolu, dost ve nazik insan Kenan Sakallıoğlu'nu hayırlı ömürler ve güzel yatırımlar adına, Bizim Bahçe'nin "Orkideleriyle" uğurladık gazetemizden.

UNKAPANI'NIN ELEKTRİKLERİ YANMIYOR
Soğanpazarı'nı Unkapanı'na bağlayan cadde, bazı dükkanların vitrin ışıkları olmazsa karanlığa boğulacak adeta...
Hep konuyu gündeme getirmek isteriz de, nedense unutup bir başka güne sarkıverirdi.
Bu defa gelen bir şikayet, sorunu kamuoyuna ve ilgililere duyurma ihtiyacı hissettirdi.
Tozlu Cami önündekiler de dahil, yeni dikilen direkler ve ucuna takılan lambalar sanki süs olsun diye duruyor yükseklerde...
Sokak karanlık...
"Bu böyle daha ne kadar sürüp gidecek" diye sitem eden okuyucumuza, gel de hak verme.
Sanırım, sıkıntı anlaşılmıştır.
El atar SEDAŞ, sokak aydınlanır beklentisi var civar esnafta.
Bize de bahçemizden bir nadide çiçek göndermek düşer o zaman, yetkililere...
Aksi halde, "Zakkum" elde bekliyoruz...
Haberiniz olsun...

TERMİNALİN TUVALETİ!
Büyükşehir Belediyesi'nin özenle bezenle hizmete soktuğu şehirlerarası terminalden gelen bir şikayet var.
İnsan böyle görkemli bir terminal yapar da, tuvaletini belli saatlerin dışında niye kapatır?
Sıkışan şoför, yolcu ve personel saat 20.00'den sonra ihtiyacını nerede ve nasıl giderecek, kapalı tutulursa tuvalet?
İşte böyle bir durumla karşılaşmış okuyucumuz.
Gönderdiği iletide anlatıyor bu sıkışık anı.
Terminal saat 20.00'de kapanmadığına göre, tuvalet nasıl kapatılır da gidilir.
Nerede görülmüş böylesine fahiş bir hata!
Bunu anlamak mümkün değil.
"Ben sıkıntıyı ucuz atlattım. Terminal dışına çıkıp bir karanlık köşeye giderek. Bu sorunu lütfen dile getirin ki, benim yaşadığım sıkıntıyı bir başkası yaşamasın" diyen okuyucumuza geçmiş olsun dileğiyle, "Fesleğenler" gönderelim istedik Bizim Bahçe'den.
Şikayeti dikkate alıp sorunu giderecek olan terminal yetkililerine ise şimdilik iri dikenli "Kaktüsler" gidiyor.

 

ÇUKUR KAPATILDI
Üniversite Merkez Kampüsü'ne giden yolda bulunan Havana Kafe önünde rögar kapağı çukuruna yönelik bir şikayeti dile getirmiştik, önceki gün.
"Burası tehlike arz ediyor.
İkaz bizden olsun, sonunda uyarmadı denilmesin" diye de eklemiştik.
Yetkililer bir hışım, gelip sıcağı sıcağına rögar etrafında tehlike arz eden çukuru bir güzel kapatmışlar dün.
İşte görev anlayışı ve sorumluluk bilinci.
Teşekkür yanında, takdiri de hak eden bir süretle gelip sorunu gideren yetkililere, Bizim Bahçe'den "Siyah Laleler" gönderelim istedik.

SIRRI KOÇER'İN VEFATI
1960'lı yılların başında Sakarya amatör futbolunda yenmedik takım bırakmayan; Fikretli, Reşitli, Beyazıtlı, Keremli, Kırbaç Hasanlı, Adaşlı o güçlü Zirai Donatım Takımı'nın sol açığı Sırrı Koçer 73 yaşında aramızdan ayırılıp, yalancı dünyaya konup göçenler kervanına katıldı dün.
Mecidiye Camii'nde kalabalık bir cemaat ve eski takım arkadaşları tarafından kılınan namaz sonrası, son yolculuğuna uğurlanan Sırrı Koçer, futbol hayatını noktaladıktan sonra saatçilik yapıyordu Çark Caddesi'nde...
Dört çocuk babası, sevilen ve başarılı eski futbolcu Sırrı Koçer'e yüce Mevla'dan rahmet, ailesine sabırlar diliyoruz.