Ülkemiz son çeyrek asırdır, bir değil birkaç trilyon dolarla ifade edilecek kadar büyük rakamlar harcadı terörle mücadeleye…

Kaç vatan evladı şehit, kaçı gazi; malımız, milli servetimiz heba oldu…

Ne gözyaşları döküldü anaların, babaların, eşlerin, evlatların didelerinden…

Ve yıllar süren mücadelenin nihayete ermesi için basıldı düğmeye, Besmele ile halis niyetle çıkıldı yola, yapıldı açıklamalar…

Karar da amaç da kesin ve netti; Terörsüz Türkiye.

Bu önemli menzile varmak için anlatılırken yapılacaklar, çatlak sesler gelmeye başladı ardı ardına…

‘İstemezükçüler’ yine çıktı meydana, veryansın ederek, milletin hassasiyetlerini, yaralarını kaşıyarak başladı eleştirmeye…

Çatlak sesler dün olduğu gibi bugün de var, yarın da olacaktır…

Önceki gün bir dizi ziyaret için Sakarya’ya gelen AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, gün boyu ziyaretlerinde, Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin önemli ve bilgilendirici açıklamalar yaptı…

Gül’ün açıklamaları, süreci eleştirenlerin ya da tedirginlik, kararsızlık yaşayanların tekrar tekrar okuması, dinlemesi gerekir nitelikteydi;

“Bu kanunu yaparken biz şehitlerimizin ruhunu incitecek, gazilerimizi de rahatsız edecek hiçbir tavır ve düzenleme içerisine girmedik.

Mahşeri vicdanı, milletimizin vicdanını rahatsız edecek bir çalışmaya girmedik.

İnşallah Türkiye’nin önünde bu meseleyi çözmüş olacağız.” diyordu…

Ülkemizin gelişmesinin, bölgesinde ve dünyada güçlenmesinin önündeki en büyük engel, bu süreç başarıya ulaştığında ortadan kalkacak; artık ne vatan evlatları can feda etmek zorunda kalacak ne de analar ağlayacaktır…

Savaşlarla, çatışmalarla, istikrarsızlıklarla etrafı ateş çemberi gibi bir coğrafyada, dünden daha güçlü, uluslararası arenada söz sahibi olmanın ötesinde, oyun kurucu duruma gelmek zorundayız…

Güçlü olmanın yolu içerde yekvücut olmak, “Terörsüz Türkiye”yi inşa etmektir…

Bundan gayri bir yol yoktur, olmayacaktır…

Türkiye’nin içerde karışması, kardeşin kardeşi kırıp yok etmesi için yıllardır kurulan tuzaklar, tezgahlar, necip ve feraset sahibi milletimizin, Anadolu irfanına sahip her bir ferdinin diğerine sımsıkı sarılmasıyla ebediyen boşa çıkarılacaktır…

Şimdi birlik olmanın, kardeşine omuz vermenin zamanıdır…

Güçlü Türkiye hedefine “Terörsüz” yürümenin zamanıdır…

Bu duygu ve düşüncelerle,

Koca Akif’in, “Birlik” şiiriyle gönderelim istedik, “Terörsüz Türkiye” sürecine destek verecek herkese “Peygamber Çiçeklerini” Bizim Bahçe’nin…

Cehennem olsa gelen, göğsümüzde söndürürüz.

Bu yol ki Hak yoludur, dönme bilmeyiz, yürürüz;

Düşer mi tek taşı sandın harim-i namusun,

Meğer ki harbe giden son nefer şehid olsun.

Şu karşımızdaki mahşer kudursa, çıldırsa,

Denizler ordu, bulutlar donanma yağdırsa,

Bu altımızdaki yerden bütün yanardağlar

Taşıp da kaplasa âfakı bir kızıl sarsa,

Değil mi cephemizin sinesinde iman bir;

Sevinme bir, acı bir, gaye aynı, vicdan bir;

Değil mi ortada bir sine çarpıyor, yılmaz,

Cihan yıkılsa emin ol bu cephe sarsılmaz!”

KAYNAK: YENİ SAKARYA GAZETESİ