Sakaryaspor'u izlemek artık bir işkence haline geldi benim açımdan...
Dün Adana'da oynanan Bank Asya Ligi karşılaşmasında tek puan çıkarmak haftalardır süregelen puansızlığı kırmak adına doğan şans oldu bizim için...
Oysa TV'den izlediğimiz kadarıyla bu maçtan 3 puan çıkarma şansı da yakaladık zaman zaman...
Ama bunu değerlendirmede yeşil siyahlı oyuncular, becereksizliği de sırtlanıp, fırsatı ellerinin tersiyle ittiler...
Mesut'un, İlkay'ın ve sonlara doğru oyuna giren Selim'in hücum organizasyonlarındaki yetersizliği sırıttı ha sırıttı...
Ne zaman şut atılacak, ne zaman pas verilecek denkleminde adeta bilinmeyenleri oynadı bu üçlü...
Yazık... Böyle bir fırsat yakalamışken 3 puan alınamaz mıydı?
Yeşil siyahlı ekipte kademe eksikliği, düşük pas yüzdesi, kondisyon yetersizliği, bu lige yakışmayacak düzeydeydi.
Böyle olduğunu görüp bildiğimden olacak, Sakaryaspor'la ilgili maç yorumu yapmak içimden gelmedi bir türlü. Haftalar sonra alınan tek puanın getirdiği oksijen olacak, bugünkü yazımızın sebebi...
İsterdim ki gönül rahatlığı içerisinde, çok güzel satırlar dizeyim...
Alınan puana rağmen kendimi hiç rahat hissetmedim... Böyle bir Sakaryaspor izlemek, oturduğum yerde beni yordu...
Kendimi işkence görmüş gibi hissettim 90 dakikanın sonunda.
Neredeyse üç yıldır birlikte olan, beraber yeyip, beraber içen, aynı havayı soluyan oyuncular, nasıl olur da saha içinde birbirine yabancı gibi davranır?
Bunu anlamak mümkün değil...
Hal böyle olunca, geleceğe dair ümitlerimiz de kırılıp gidiyor...
Bu maçın elle tutulur, gözle görülür tek olumlu yanı; haftalardır geri dörtlüdeki hataları nedeniyle gözümüze bir arpacık gibi batan Salih'in inanılmaz hırsı, mücadelesi, boğuşması ve attığı enfes kafa golü oluyordu. Salih'in bu maçta sergilediği özellikler, diğer oyunculara da yansısaydı Adana'da yenilen acılı kebap yerine, lezzetli künefe tadı gelirdi şehrimize...
Timur Hoca geri dörtlünün önüne koyduğu Salih'in amatör ve fedakar hırsıyla tek puanı kurtarırken, yakalanan ama beceriksiz ve dermansız ayaklarla kaybedilen 2 puana yanmalıdır.
Sakaryaspor bugüne kadar oynadığı hiçbir maçta 3 puana bu kadar yakın olmamıştı, oysa!...
Yeşil siyahlılar ayağına kadar gelen fırsatı değerlendiremeyince, tek puanla yetinmek zorunda kaldı...
Halit Evin'in maçtan önce dağıttığı ve geçen yıldan kalma şampiyonluk primi etkili olsaydı, gelen puan bir değil, üç olurdu.
Kaleci Cüneyt'te ısrar etmek gerekir...
Eldeki malzeme bu...
Yemek bununla yapılacak.
Usta ne kadar becerikli olursa olsun, malzeme istenilen kalitede olmazsa emekler boşa gidiyor...
Sakaryaspor'un içinde bulunduğu hal böyle...
Ne kadar zorlarsan zorla, giden puanlar tonla...
Yeşil siyahlılar açısından başarı ölçüsünde çıtayı yüksekte tutmak kolay değil...
Hal böyle oyunca 'küme düşülmesin, başka ihsana gerek yok' demekten gayrı kalmıyor bir şey geriye...
Bizim için şampiyon olmak kadar değerlidir, kümede kalmak...