Kara, hava ve demiryollarında gerçekleştirilen yapılaşma ve yeniliklerle AK Parti, cumhuriyet tarihinin en büyük açılımına imza atmaya hazırlanıyor.
Bütün bunları ütopya olarak niteleyenler olabilir ancak rakamların ve gerçeklerin dili böyle olmadığını gösterir çalışmalara açılarak, aksini savunanların yanıldığını ortaya koyan özellikler taşıyor.
Türk Hava Yolları’nın son yıllardaki gelişmesi, dünyanın sayılı havayolları ile rekabet edecek seviyeye ulaşırken, otoban ve bölünmüş yollarla yurdun her köşesine ulaşmak son derece kolay ve güvenilir hale gelmiş bulunuyor.
Buna hızlı tren yolları ile demiryolları da katıldı.
Ankara-Konya, Ankara-Eskişehir hızlı tren ulaşımında sürat, bir saatte 250 kilometreyi buluyor.
Buna yakında, Eskişehir-İstanbul güzergahı da eklenecek.
Ankara-İstanbul arasını 3,5 saate düşürecek yolun en önemli bölümü, Alifuatpaşa’yı Sapanca’ya bağlayacak 8.2 kilometrelik tünel…
Tünelin ilk ihalesini alan firma sonradan nedense çekildi.
Şimdi ikinci bir ihale gerçekleşmek üzere…
Tünelin açılması hayli zaman alacak.
Genel seçimler öncesi iktidarın hedefi, saatte 250 kilometre hızla giden treni İstanbul’a ulaştırmak…
Bu güzergahla da yetinilmeyecek.
Ankara-İstanbul arası üç hat şeklinde düzenlenecek.
Bu hatların ikisinde hızlı tren işleyecek, diğerinde yük trenleri çalışacak.
Hatlar devreye girinceye kadar, Alifuatpaşa-Pendik arasında eski hat yenilenerek kullanıma açılacak.
Bütün bunlar eski güzergahta gerçekleşirken, hükümet üçüncü köprüyü Başkent’e bağlayacak süper hızlı tren yolu projesini devreye soktu.
Dün gazetemizin birinci sayfasındaki haberde de belirtildiği gibi Düzce-Bolu üzerinden Beypazarı Ankara’ya ulaşacak ve saatte 350 kilometre hız yapacak süper hızlı trenlerin işleyeceği bir yol devreye sokulacak.
Süper hızlı trenin duracağı iki istasyondan birinin Karakamış, diğerinin Beypazarı olacağı üzerinde duruluyor.
Bu güzergahta fizibilite çalışmaları tamamlanmış olup, bilgilendirme toplantıları yapılıyor.
Bu da gösteriyor ki, 2023 yılına kadar bitirilmesi planlanan hızlı tren yolları nedeniyle, Ankara-İstanbul arası önce üç buçuk, sonra da bir buçuk saate inecek.
Bütün bunların yapılması bir yana, düşünülmesi dahi devrim mahiyeti taşıyor.
Bu gelişme ülkenin içte ve dışta, önüne konulan ve aşılması zor engellere rağmen geldiği yeri göstermesi yönüyle, son derece önemli olsa gerek…