Geçen hafta fakirlere pide yardımıyla ilgili Konya örneğinden hareketle gündeme taşıdığımız konuya bu defa Kayseri’deki bir şehircilik anlayışından söz ederek devam edelim istedik.
Bir zamanlar pek çok sokak ve meydanında ya da bir kavşağında pırıl pırıl akan çeşmeleriyle bilinirdi Adapazarı şehrimiz.
Şimdi o özlenen manzaradan eser yok.
Ayakta kalmayı başarabilen, kıyıda köşede kalmış çeşmeler ise susuz ve bakımsız, kurutulmuş damarları.
Kayseri’ye gidip gelmiş bir Adapazarlı anlattı.
Diyor ki, ‘Müthiş bir gelişme var. Sanki oraları ayrı bir dünyanın şehri. Halkın rahat yaşaması adına herşey düşünülmüş. Her 300 - 500 metrede bir çeşme görülüyor sokak ve caddelerinde.
İnsanlar durup elini yüzünü yıkıyor.
Kimisi dayıyor kurnaya çenesini kana kana su içiyor.
Bizim de böyle çeşmelerimiz vardı, yakın bir geçmişte.
Bazısı siyasi nedenlerle kaldırıldı, bazıları da açılacak yollara kurban gitti.
Büyükşehir Belediyesi’yle Kent Meydanı arasındaki yolun orta kısmında önce bir elma çeşme vardı, görüntüsü göze batıyordu.
Kaldırıldı.
Yerine kültürel değeri olan çok kurnalı güzel ve bulunduğu yere zenginlik katan bir çeşme yapıldı.
Sonra o yol trafiğe açıldı, o güzelim çeşmede yok oldu gitti.
Düşünülmüyor hiç, cebinde bir şişe su dahi alacak parası olmayanlar.
SASKİ yırtınıyor: ‘Beyler damacana sularını bırakın. En kaliteli ve gönül rahatlığıyla içebileceğiniz su çeşmelerden akan su’ diye. Ama fakirin fukaranın, garibin gurabanın, yoksulun çaresizin su içeceği hayrat çeşmeleri yok ki içilsin o güzelim Sapanca Gölü suyu.
Serdivan Tekel Yokuşu’ndaki hayrat sahibi amca kadar dahi olamazsa bu şehri yönetenler, o zaman diyecek bir sözümüz kalmaz elbette.
Kalkıp birileri adres olarak cami şadırvanlarını göstermesin sakın.
Depolarda tutulan su içmek için ne kadar sağlıklıdır, kuyu suyu olma ihtimalini de gözardı etmeyelim.
Bu konuyu işleyin diyen okuyucu sayısı hayli fazlaydı. Kayseri örneği çıkınca geldi aklımıza çeşmeli günlerimiz ve bu konuda yapılan sitemler.
Susuz çeşmesiz bir şehir görüntüsü; etrafında nehri, çayları, dereleri, gölleri olan bu şehre yakışıyor mu hiç?
Gelin bu ayıbı birlikte temizleyelim. Merkezden başlayarak şehrin belli başlı noktalarına yine şehrimize ve tarihine ve dahi kültürüne yakışır çeşmeler konduralım.
Bunu gerçekleştiren yetkililer ne güzel yetkililerdir bize göre. Sanırım bu görüşü paylaşan ve bu fikre iştirak eden Sakaryalı sayısı hayli fazla olacaktır.
Hele bir çıkın yola. Göreceksiniz önünüz açılacak ve gönüller sevgiyle dolacak.
Bu duygularla olaya yaklaşacak olan etkili yetkili herkese ve herkesime ‘orkideler’ göndermeye hazırız.