Ülkenin yıllardır enerjisini emen, kalkınmasının önüne dikilen, kardeşi kardeşe düşüren terör belasının sonu gelecek diye üzülen ve barış olmasın diye yırtınan bir büyük kesim var.
Onların her zaman olduğu gibi yine çeşitli şekillerde kısmen açık, çoğunlukla da üstü örtülü, başlayan barış sürecini sabote etme eylemi içerisinde olduğu gözleniyor, ne yazık ki…
“Barış olmaz” diyenler zevk alıyor adeta kan dökülmesinden, uzayıp gitsin istiyorlar kardeş kavgası ne hikmetse…
Meydanlara düşmüş “Bu defa barış ya olacak ya da olacak” diyen bir Başbakan’ın çığlığını duymazdan geliyorlar.
“Barış sağlanırsa, Türkiye’nin önüne geçilmez” anlayışından rahatsızlar…
İstiyorlar ki barış sağlanmasın, kaos ortamı devam etsin…
Ne doymak bilmez kan ve can oburları ki, ödleri kopuyor barış olacak diye…
Her defasında çıkardıkları gürültü, bu defa ses getirmekten uzak…
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın mesajı farklı okunuyor bu defa...
Halk bezdi kavgadan, anaların gözyaşı dinsin isteniyor.
Vatandaş barış adına kararlı olduğunu gösterir bir bütünlük sağladı.
Başbakanın çağrısı yerini oturmuş, mesajı iyi anlaşılmış.
Müspet gelişmeler var.
BDP sözcüleri, başlatılan sürecin sonuçlandırılması adına önceki hırçınlıklarından uzak, yapıcı ve uzlaşmacı bir dil kullanıyor.
Bu doğrultuda en çarpıcı sözü Diyarbakır Belediye Başkanı Osman Baydemir söyledi: “Kürt’ün Türk’e, Türk’ün de Kürt’e kurşun atması haramdır” diyerek…
Bence barışın simgesi bu söz olacak.
Bundan daha etkili bir silah olmaz sanırım…
Akan kan ve gözyaşının durması adına hiç bu kadar ümitli ve uyumlu bir ortam oluşmamıştı.
Kötü niyetlilerin tezgahları ve çirkin oyunları bu defa geçerli olmayacak ve her şeye rağmen barış sağlanacak.
Siz o zaman seyredin bu ülkeyi, büyük Türkiye’yi…