Rahmetli İsmet Köprülüoğlu, 1970’li yılların başında şehrimizdeki işyerini kapatıp İstanbul Beyoğlu Hasnun Galip Sokak’ta, iki hafta önce şehrimizde vefat eden Galatasaraylı eski futbolcu Enver Özdemir ile ortak bir ıslama köfte salonu açmıştı.
Kısa sürede dolup taşan bir lezzet durağı haline gelmişti köfteci dükkanı...
Kemik suyuyla yapılan, buram buram tereyağı kokan mercimek çorbası ve titizlikle hazırlanan, sinirlerinden arınmış lezzetli köftesi ile İsmail Köprülüoğlu, eğer ortağının eşinin bir sözüne kırılıp tası tarağı toplayıp ayakkabıcılar içindeki o minik dükkana dönmeseydi, bugün İstanbul’da Doğuş Holding bünyesine katılan “Nus-Ret” et lokantası ne ise, öyle bir marka olurdu vefatından önce…
Keskin sirkenin küpüne zararı vardır.
Rahmetli işin önünü ardını düşünmedi, aldı ceketini çıktı dükkandan…
Geldi, kaldığı yerden başladı yine işine…
Hani derler ya meslek babadan evlada geçer…
Dün gazetemizin birinci sayfasında Vali Mustafa Büyük’ten, EMITT Fuarı’na katılan Köfteci İsmail adına plaket alan Emel Çelikel’i görünce, aklıma geldi talebelik günlerimin vazgeçilmez lezzet durağı, o İstanbul Beyoğlu’ndaki köfteci dükkanı ve kadim dostum rahmetli köfteci İsmail…
Hayatı çalışmakla geçti.
Tam rahat edeceği dönemde aramızdan ayrıldı.
Çocukları, emaneti sahiplendi.
Kardeşler, Köfteci İsmail’in mirasını alıp çıtayı daha da yükseklere taşıdı.
Emel Çelikel, Yavuz ve Cem Köprülüoğlu’nun ablasıdır. Emel Çelikel baba mesleği köftecilikle yetinmeyen, yazdığı kitapla Rumeli lezzetlerini ilin gündemine taşıyan yeniliğe açık bir yemek virtüözü olarak çalışmalarını yürütüyor.