20 Mart Cuma günü gazetemizin manşetinde ilginç bir haber yer almıştı…

CHP İl Örgütü binasının satılacağını belirten haber, hayli ses getirdi…

Konuyla ilgili gazetecisinden partililere, oradan CHP İl Başkanı Ayça Taşkent’e kadar çok kişi olayın aslı konusunda ve haberle ilgili görüşlerini dile getirdi...

Binanın sahibi Ahmet Keleş

Belli ki Ecevit Keleş’in yakını…

Ecevit Keleş’in gazetelere gönderdiği ve başına “Tekzip” ifadesini koyduğu açıklamaya bakıp, istedik ki hakkı teslim edelim…

Zira Ecevit Keleş’in CHP saflarında verdiği mücadeleye her seçim döneminde tanık olduk...

Ecevit Keleş binayı “ücretsiz” kullandırdığını söylüyor...

Satılmasının söz konusu olmadığını, haberin kendisini yıpratmak için yapıldığını da iddia ediyor...

Ayça Taşkent ise gazetemizde çıkan haberin doğru olduğunu ifadeyle diyor ki, “İl ve ilçe binamızın yıllık kirasını genel merkez öder.

Son üç aylık kira borcu ise genel merkezce gönderilmemiş...

Ancak bu süre içerisinde binanın sahibi Ahmet Keleş, bize binayı satacaklarını ve partiyle ancak Haziran ayına kadar kontrat yapabileceklerini söyledi.

Binanın satışı için de emlakçı her gün Arap müşteriler dahil pek çok alıcıyı getirip binayı gezdirmeye başladı.

Hal böyle iken biz de partimize yakışan bir yer bulup kiralayarak, satışa çıkarılan binadan bir an önce çıkmak istedik...

Bulduğumuz ve kiraladığımız yer çok daha güzel ve göz önünde…

Bunun neresi yalan…

İspatı her açıdan ortada…

İsteyen gider, emlakçıya sorabilir.

Biz Keleş Ailesi’nin binayı satışa çıkarmasına karışmayız…

Mülk sahibi olarak onların en tabii hakkıdır...

Satabilirler, kiraya verebilirler...

Buna bir diyeceğimiz olamaz, olmamıştır da…

Biz partimize layık güzel bir yer bularak, gelecekte sıkıntıya düşmemek için tedbirimizi aldık erkenden…

Benim böyle işlerle uğraşacak ne zamanım ne de arzum var...

Sabahın erken saatinden başlayıp geç vakte kadar çalışarak, partime yararlı olmaya çalışıyorum.”

Ayça Taşkent’in açıklamaları böyle…

Olaya bu açıdan bakınca Ayça Hanım; Keleş açısından bakınca da Ecevit Keleş haklı…

Peki kim haksız!