Sevgili okurlar,
Baharıın adım adım yaklaştığı, toprak kokularının burnumuza yansıdığı, ağaçlarda tomurcuklanma ve yeşillenmenin arttığı, dağ zirvelerinde beyazlıklarının eridiği şu günlerde sizlerle bir başka ortak Türk Kültürü olan ‘Nevruz’ konusunda bazı hususları paylaşmak istiyorum.
Türkiye’de farklı bir Nevruz algısı vardır. Nevruz sanki bir kümenin, bir grubun, bir etni-sitenin bayramı gibi sunulmaktadır.
Bir zamanlar, bölücülük ateşi yakarak, Nevruz’u bir başkaldırı silahı olarak kullanalar işte Diyarbakır’da toplanmışlardır.
Ve Diyarbakır’da sözde barış mektupları okunmakta, güya kardeşlik, sevgi ve barış mesajları verilmektedir..
İnanılacak gibi değil!?..
Türkiye, nereden nereye getirildi?
İnanılacak gibi değil!?
* * *
Sevgili okurlar,
Belçika’nın başkenti Brüksel’de her Mart ayında bir araya gelen PKK yandaşları ve bölücüleri, gece demeden, gündüz demeden yollara düşmekte ve Türkiye Cumhuriyeti Brüksel Büyükelçiliği ve Başkonsolosluğu önüne gelerek, camlarını ve kapılarını kırarak, hakaretler edip gitmekteydiler..
Bunu hazmedemeyen, vatanını, bayrağını, milletini seven insanlarımız bir araya gelerek zamanın Büyükelçisi Güven Öztek’e çıkarak,’ Büyükelçim, bu bölücülerin her Mart ayında büyükelçilik ve başkonsolosluk önüne gelmeleri ve cam, çerçeveyi indirmelerini içimize sindiremiyoruz! Buna bir ‘dur’ demek gerek?’ deyince, Büyükelçi Güner Öztek,’ İyi de burası Belçika, bu nasıl olacak? Polis binayı korumakta aciz! Siz ne yapacaksınız’ diye karşılık verince, heyette bulunanlardan biri,’ Büyükelçim, bu hainlerin geldiği gün biz büyükelçilik ve başkonsolosluk önüne geleceğiz. Siz endişelenmeyiniz! Biz bir nevi büyükelçilik ve başkonsolosluk binalarına kalkan olacağız’ diye durumu özetledi..
O gün geldiğinde, başta Belçika Türk Spor Gençliği ve diğer federasyon, dernek temsilcilerinden bini aşkın vatansever, ellerinde Türk Bayrakları ile büyükelçilik ve başkonsolosluğu beklemeye başladılar..
Bu durumu gören Belçika güvenlik birimleri, büyükelçilik önünde birikenleri atlı polis ve panzerlerle dağıtmak istediyse de muvaffak olamamıştır. Bölücüler ise binalara 500 metre ötede slogan atarak çekip gitmiştir..
Bu üst, üste her yıl tekrarlandı..
Hatta, her 24 Nisan’da büyükelçilik ve başkonsolosluk önüne gelen ‘Sözde Ermeni soykırımcı’ güruha da aynı şekilde cevap verildi.
O yıllar gerçekten zor günlerdi..
Belçika’da yaşayan ve hatta ‘ Türk Bayrağı’ altında yürümeyiz7diyenlerin bile cirit attığı yıllardı, o yıllar..
Nevruz’u, başkaldırı ateşleri yakarak, bölücülük yapanları unutmak olmaz!..
Dünü unutursak, yarına emin bir şekilde yürüyemez, adım atamayız!
Nevruz bir Türk Bayramı’dır..
Anlamı; sevgi, barış, bereket, Yenigün, birlik, beraberlik demektir..
* * *
Sevgili okurlar,
Brüksel’de bunlar cereyan ederken, Belçika basını da ‘Nevruz’u bir kümenin, bir gurubun bayramı olarak yazıp çiziyordu..
Yine zamanın Büyükelçisi Güner Öztek’e çıkarak, bir ‘Nevruz Resepsiyonu’ düzenlenmesi için destek istedik.
Büyükelçi Güner Öztek, bu teklifi de olumlu bularak, bu resepsiyonun büyük bir salonda görkemli bir şekilde yapılması için destek verdi.
O yıllar Brüksel’de, bağımsızlıklarına yeni kavuşan Türk cumhuriyetlerinin büyükelçilikleri açılıyordu. Daha çiçeği burnunda büyükelçiler, Brüksel’e gelerek, Belçika Kralı’na itimat mektuplarını sunuyordu.
Bizzat Kırgızistan, Azerbaycan, Kıbrıs ve diğer ülke temsilcilikleri ziyaret edildi ve Nevruz Resepsiyonu’na katılmaları yolunda davetler yapıldı.
Brüksel’in en görkemli otellerinden birinin salonu Türk Bayrakları süslendi. Resepsiyonda Kırgızistan’ın zamanın Büyükelçisi merhum ünlü yazar Cengiz Aymatov muhteşem bir konuşma yaptı..
Nevruz’un bir Türk Bayramı olduğunu ve tarihin içinden gelen bir coşku ile kutlandığını ve kutlanmaya devam edeceğini söyledi..
Sonra diğer ülke temsilcileri muhteşem birer konuşma yaptılar. En son ise Büyükelçi Güner Öztek konuştu.
Bu günde bereket sembolü buğdaylar, meyveler, şekerler, şerbetler dağıtıldı, birliktelik mesajı verildi. Nevruz Bayramı’nı sahip çıkıldı..
Belçika basını bu önemli günü, sayfalarına taşıdı ve bayramın bir grubun, bir kümenin değil, Türklerin Bayramı olduğu gerçeğini okurları ile paylaştı..
Ne güzel gün, ne güzel birliktelik, ne güzel başlangıç idi..
Bu birlikteliğin içinde olmak bizim için de büyük bir ayrıcalık idi..
Nevruz Bayramınız kutlu olsun!
* * *
Sevgili okurlar,
Yurtdışında yaşayan Türkler’in ülkelerine hasreti, bağlılığı ve birlikteliği, tüm ülkelerin dikkatlerinden kaçmamıştır..
Özellikle, terör karşısında olduğu kadar, Sözde Ermeni Soykırım iddiaları karşısında yapılan mitingler, yürüyüşler, milli hassasiyetleri sahiplenme çok önemliydi..
Bu yönde düzenlenen konserler, festivaller, paneller ve diğer etkinlikler, aynı zamanda Türkiye’nin tanıtımına da katkı yapıyordu.
İşte bu etkinliklerden birisi Avrupa Parlamentosu çatısı altında Türkiye’nin girişimi ile gerçekleştirildi.
Türk dünyasının temsilcileri Brüksel’de Avrupa Parlamentosu’nda bir araya geldi ve Nevruz Bayramı’nı birlikte kutladı..
Biz de oradaydık..
Güzel ve bereketli, renkli bir gün idi..
Maalesef, böyle önemli bir gün ve etkinliklerde, öncü olması gereken Yurtdışı Türkler ve Akraba Toplulukları Başkanlığı’nı etkin bir şekilde göremiyoruz..
Türklerin yurt dışında gücü son yıllarda iyice siyasallaştırıldı..
Bunun sancıları duyulmaktadır!..
Milli birliğin, beraberliğin tahrip edilmesi, yarın onulmaz sonuçlar doğurabilir!..
Bu bağlamda seçimlere bile ilgi, cılız kalmaktadır..
Yılların ihmali altında, sandığa gitmek için cabalar yetersizdir..
Zira, seçimde oy kullanacak olan Yurtdışı Türklerin, kendi temsilcilerini seçmesine imkan tanınamadı!?
Sadece, siyasi partilere oy atmak ise, vatandaşların işine gelmemektedir..
Tez elden Yurtdışı seçim bölgeleri oluşturulmalı ve Yurtdışı Türkler de kendi temsilcilerini parlamentoya gönderebilmenin yolu açılmalıdır..
Bu yapılmadığı takdirde, seçimlere Yurtdışında ilgiyi artırmak zor olacaktır..
Böylece seçimler, bu Haziran’da da güme gidecektir!
Tekrar Nevruz Bayramı’nızı kutlar, sağlık ve güzellikler dileriz..