Savcımız şehid edildi.

Yeni Türkiye, eski sıkıntılarla baş etmeye zorlanıyor.

Yeni Türkiye derken, bir siyasi söylemi dile getiriyor değilim.

Aday adayı olduğum partinin reklamını yapmıyorum.

Yeni Türkiye, benim için ve bu yazı için, bir slogan değil, bir realite.

Türkiye yenidir.

Hangi siyasi görüşten olursanız olun, Türkiye'nin 2002 öncesi Türkiye olmadığını kabul edersiniz.

Hatta 2012 Türkiye'sinden çok farklı bir yerdedir bugün Türkiye.

Dahası, Cumhurbaşkanlığı seçiminden sonraki Türkiye, gerçekten Yeni Türkiye'dir.

Peki nedir yeni olmayan?

Yeni olmayan, Türkiye değil, Türkiye'nin dertleridir.

Yeni Türkiye'nin beklendiği kadar yeni olmasının istenmemesidir.

Zor bir coğrafyada, zor bir zamanda, zor bir yol ayrımında olduğumuzun herkes farkında.

Yeni Türkiye, sorunlarını, meselelerini, dertlerini, sıkıntılarını erteleyecek yeri kalmamış bir Türkiye'dir.

Yeni Türkiye, kasamda şu kadar milyar dolar var, demokrasi şimdilik meselem değil diyemez. Diyemiyor.

Yeni Türkiye, devletle millet buluştu, hatta millet ümmetle kaynaştı, param da var, şimdilik sosyolojik sorunlarımı görmezden geleyim de diyemez. Diyemiyor.

Ne kalkınmadan fedakarlık edebilir, ekonomik istikrarı ve gelişmeyi erteleyebilir Yeni Türkiye, ne de adalet başta olmak üzere toplumsal ihtiyaçlarını acilen karşılamayı.

Ne diye, seçimler öncesi, Çözüm Süreci etrafında bir karmaşa oluşturulmaya çalışıyor, ne diye Başkanlık Sistemi sanki Türkiye'nin sonu olacakmış havası estiriliyor sanıyorsunuz.

Ne Çözüm Süreci ne de Başkanlık Sistemi Türkiye'nin büyüme rakamlarını olumsuz etkiler, mesele yapısal değişimi zaman kaybetmeden gerçekleştirmektir demeye kalmadan bir savcı hunharca teröre kurban ediliyor işte.

Türkiye yeni ama dertleri eski demem bundan.

İşin en kötü yanı ne biliyor musunuz?

Çözümün ne olduğunu, sıkıntının nerede olduğunu, bu kargaşaya neyin sebep olduğunu herkes ama herkes çok iyi biliyor.

Kişisel çıkarlarımızı kollamaktan başka derdimiz yoksa... Kafalarının rahatını kafalarını bir kere bile çalıştırmaya yanaşmayanların ortak tavrıyla hareket ediyorsak... Küçük, küçücük hesaplarımız bozulacak endişesiyle, herkesi vatan haini, herkesi devletin düşmanı... Herkesi gerici, yobaz... Herkesi ateist, kafir olarak görmekten başka çaremiz yoksa... Habis bir yığın, bir tümör sağlığımıza kast ederek büyüyor, yayılıyor demektir...  

Yeni Türkiye'nin eski derdi işte bu kanserli yığınladır.

Asıl dert de o habis yığının birer birer "biz"den, bizim küçük ve acımasız "ben"lerimizden oluşmasıdır.

Bir milletin huzuruna Fatiha okumak, bir şehidin ruhuna Fatiha okumak kadar kolay olmaz. Birer birer şehid olunabilir ama hep birlikte asla! Devlet şehid olmaz. Millet şehid olmaz! 

Burada akıllar başa alınmalıdır. Gönüller en başa!