​Adapazarı Belediyesi Olağan Meclis Toplantısı iki temel itiraz ve tespit. CHP Meclis Üyesi Elif Yar, “Kent yalnızca betonla değil, sosyal adaletle yaşanabilir hale gelir”

​Yar, “Siyasi kimliklerin ötesinde, Adapazarı’nda yaşayan herkesin ortak sorunlarını konuşmak zorundayız diyerek” şehirde yaşanılan sorunları doğru tespit etmiş.

​Birkaç başlıkta özetlediği sorunlar bu kente yaşayan her bir yurttaşımızın üzerinde ittifak edeceği, görmezden gelemeyeceği türden sorunlar.

​“İmar Politikaları Yaşam Kalitesini Düşürüyor”

​İmar mevzuatında sıklıkla yaşanılan değişim, sıklıkla değişime uğrayan imar kararları ve buna bağlı olarak ortaya çıkan çarpık yapılaşma. Altyapı eksikliği, artan yapı yoğunluğu ve ortaya çıkan manzara maalesef kentin geleceğini tehdit eder nitelikte.

​Yar, “Kent, sadece bina üretme alanı değildir. Planlı, şeffaf ve kamu yararını esas alan bir imar politikası bu meclisin temel sorumluluğudur” diye ifade bulundu.

​Bir diğer önemli hatırlatması var ki yaşanılan zaman kaybının, derin yaralar yaratacağı acı tecrübeler ile test ettiğimiz bir durum.

​Yar, “Deprem, her yılın ve her bütçenin ana maddesi olmalıdır” diyerek meselenin ağırlığına dikkat çekmiş.

​Deprem gerçeğinin bir an olsun aklımızdan çıkmaması gerektiği gibi, ne yazık ki yaşadığımız asrın depremi diye tarif edilen acılar üzerinden geçen onlu yıllara karşın, yapı stokuna ilişkin sağlıklı bir envanterin oluşturulmadığı gerçeğiyle de karşı karşıyayız.

​“Çevre, sonradan telafi edilecek bir alan değildir. 2026’da daha fazla beton değil, daha fazla nefes alan kent istiyoruz”

​Verimli tarım topraklarının yoğun tehdit altında olduğu, her geçen gün bitmekle karşı karşıya olduğumuz tarım, yeşil dokunun uğradığı tahribat düşünülürse, yüzleştiğimizin felaketinde geleceğimizi ne denli tehdit ettiğini görmüş oluruz.

​Doğası ve doğal kaynakları ile marka değeri olan kent, çevre duyarsızlığı ile yakın gelecekte kurak, çorak topraklar ile anılır olacak…

​“Ulaşım İnsan Odaklı Planlanmalı”

​Özellikle son dönemlerde yaşanılan trafik yoğunluğu içinden çıkılmaz bir ha aldı. Şehir içi trafiğinde yaşanılanlar, park sorunu, yetersiz cadde ve yollar yakın gelecekte çok daha vahim tablolar ortaya çıkaracaktır.

​Yar, “Yetersiz toplu taşıma entegrasyonu ve yaya, bisikletli güvenliğin konularının vatandaşın günlük yaşamını doğrudan etkileyen, ulaşımın yalnızca araçlar için değil insanlar için planlanması gerektiğini söyledi”

​“Sosyal Belediyecilik ve Hayat Pahalılığı”

​Yaşanılan ekonomik kriz ve buna bağlı ortaya çıkan hayat pahalılığı, yurttaşın yaşam kalitesinde yarattığı derin tahribat. Ekonomik krizlerle ortaya çıkan iflaslar, gençlerin iş bulmakta yaşadığı güçlükler.

​Emekli ve asgari ücretli yurttaşların içinde bulunduğu durum; maaş zamları değil tüm yılı içinde bulundukları ayı karşılayacak durumda değil. Ekonomik krizin tüm yükü bordrolu çalışan ve emekliler üzerine bırakılmış durumda ne yazık ki…

​Yar, “Belediyecilik sadece asfalt ve bina yapmak değil; insanı merkeze alan sosyal politikalar üretmektir” diyerek yerel yönetimlerin yaşanılan hayat pahalılığında sorumluluk üstlenmelerini de tarif etmiş.

​Yar, “2026 yılı, Adapazarı’nın daha güvenli, daha adil ve daha yaşanabilir olduğu bir yıl olabilir. Bu da ancak şeffaflık, katılımcılık ve kamu yararıyla mümkündür”

​Bir diğer itiraz ve tespit ise; Adapazarı Belediye Meclisi CHP Grup Sözcüsü Serhat Erişir’den geldi. Meserret Bahçe’de yapılmak istenen plan değişikliğinin parsel bazlı, rant odaklı olduğunu, plan değişikliğinin reddedilmesi için mücadele edeceğini söyledi.

​Erişir, “Meserret Bahçe” olarak bilinen 197 ada 29 parsel için yıllardır görüşülmekte olan plan değişikliğine tepki göstererek, parselin Orman Genel Müdürlüğü tarafından yeşil alan olarak kullanılmak üzere bedelsiz devredildiğini hatırlattı.

​Erişir, “Aynı parselde kısa sürede yapılan fonksiyon değişikliklerinin şehircilik ilkelerine aykırı olduğu, özellikle rant değeri yüksek kısmının ticaret alanına dönüştürülmek istenmesinin, parsel bazlı ve rant odaklı plan değişikliği” olarak değerlendirdi.

​Erişir, söz konusu plan değişikliğinin reddedilmesi için gerek Adapazarı Belediyesi gerekse Sakarya Büyükşehir Belediyesi İmar Komisyonu sürecinde mücadele edeceğini belirterek, “Bu dosya artık kamu malını ve yeşil alan hakkını koruma meselesidir” dedi.

Kaynak: Yeni Sakarya gazetesi